Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Online Alışverişte İndirimli Günler

Bu aralar düğünler sebeiyle kıyafet bakmaktayım, çok sık ziyaret edilen alışveriş sitelerinde indirimler var, duymayana duyurulur.
Asos bugün %70 e başladı.
İhraç fazlacılarda rastladığımız Dorothy Perkins ise bugün %50 ye başladı. Fiyatlar uygun,kargolar uygun,100 euroyu geçmezseniz eğer gümlük yok. Farklı modeller bulabilirsiniz. Sakın benim seçtiklerimi almayın,henüz almadım alışveriş listemde bekliyor zira:))

Unspoken Magazin

Yeni bir online dergi keşfim Unspoken Magazin
Çoğu dergi zaten birbirinin aynı,en azında paranız cebinizde kalsın. Bu dergide en azından sayfalarca reklam ve kağıt israfı yok. İçerik kısa ve öz,beğenerek takip ediyorum.
Bloglara,dergilere daldıkça çoğu şeyin birbirinin tekrarı ya da taklidi olduğunu farkediyorum. Özgünlük o kadar zor ki paylaşımın ve ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bu zamanlarda... Özgün olmak istedikçe blog a birşeyler eklemek zorlaşıyor. Postlarım seyrekleşiyor.
Sevgiyle kalın...

J.D. Salinger-Gönülçelen(Çavdar Tarlasında Çocuklar)

Yeni bitirdiğim kitap bir kült eser olarak nitelendirilen eski çevirisinde Gönülçelen yeni ismi Çavdar Tarlasında Çocuklar.
Bu kapalı havalar kadar kapalı bir kitap. Benim şu anki ruh halime pek iyi geldi diyemem. İnsanların iç yüzlerine ayna tutan bir kitap. Sonuç hepimizin içinde bulunduğu ikiyüzlü haller.
Daha mutlu ruh hallerinde okunmasını tavsiye ediyorum.
Bu aralar bir de Victor Hugo-Nişanlıya Mekturlar'ı bitirdim ki ondan da pek zevk almadım. Fazla kendini tekrarlayan bir kitaptı,okuyup beğenmediğim ilk klasik oldu.

Açlık Oyunları - Hunter Games

Öğrencilerimin elinde uzun süredir gördüğüm kitabı okumaya fırsat bulamadan filmi çıktı,iyi bari dedim gittim. Kitapla ne kadar uyumlu bilmiyorum ama hikayeyi çok beğendim. Gerçek dünya ile paralel bir senaryo, bugünlerde yaşadıklarımızın biraz fantastikleştirilmiş hali. Günümüz dünyasında da üstün ırklar ve onlara hizmet eden,sömürülen işçi halklar yok mu? Filmde insanlar birgün sıranın onlara gelmesinden korkarak tatsız bir hayat sürüyorlar. Bu tatsızlığın sebebi şüphesiz ölüm korkusu, fakat gerçek hayatta da birgün sıra bize gelecek. Buna rağmen ne kadar bilinçsizce yaşayabiliyoruz. Bu ayrım beni oldukça düşündürdü...

İstanbul Gezmeleri-Nişantaşı ve Heybeli Ada

C.tesi günü havayı fırsat bilip vurdum kendimi İstanbul sokaklarına. Otobüs ile Osmanbey durağında indik(c.tesi günü araba kullanmamanız yararınıza). Nişantaşı kaldırımlarının darlığı buranın en büyük sorunu bence,vitrinlere  doya doya bakamıyorsunuz çünkü yanınızdan geçenlere yol vermek zorundasınız. Reasürans çarşısı ve kafeleri yine doluydu,ama yorucu bir kalabalık değil sakin bir karmaşa vardı.
Demokrasi parkından yürüyerek Beşiktaşa indik. Burada bir yemek molası...Bilen bilir bense ilk kez Dürümce'ye gittim.İlk kez böyle bir mekanda türk sanat müziği çaldığını duydum,garsonlar,servis ve mezelere iyi. Adana mantığını buraya taşımışlar bol kepçe uygun fiyat...
Buradan Bebek'e geçti(yaya olarak yine) Bebek'te ise yorucu bir kalabalık vardı. Birçok ünlü ismi görmek mümkündü. Burada olma sebepleri insanların biraz da popülerlik. Bir kahve molası kadar dayanabldik ve Ortaköy'e dönüş.
Ortaköy'e açılan yeni mekanlarla daha da güzelleşmiş. Sahildeki maf…