seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seyahat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2026 Pazartesi

Korfu - Paxos (13 - 25.08.26)

Kış tatilinden sonra yaz tatili için yine dayandık komşunun kapısına. İlk durak 5 gün Korfu oradan 7 gün Paksos. Bu iki adaya da İgumenitçadan geçiyorsunuz, araçlı. Araçsız iseniz aralar arası geçişte var.

Korfu , Osmanlı hakiminiyetine girmemiş tek adası Yunanistan'ın, tabi bu daha güçlü devletlerin himayesi ile olmuş Bu yüzden Yunanistan'a en benzemeyen ada burası. Daha çok İtalya havası var. Ada yemyeşil , çok güzel. 

Sahilde çoğu zaman yalnızdık

Evimiz adanın güney ucunda Lefkimmi'deydi. Dinlenmek istediğimiz için ,denize sıfır bir ev tuttuk. Korfu'da olduğumuz 5 gün boyunca, merkezi gezmeye ayırdığımız tek günü saymazsak , hep evde keyif çattık, paddle yaptık. Yemek için de yakınlardaki yerleri denedik.

Deniz çok güzeldi

Sabah yürüyüşünde Lefkimmi manzaraları

Merkeze göre çok daha sakin Lefkimmi.



Bunu öyle çok yaşadık ki hem karavanlısını hem arabalısını

Yollar dağlık ve virajlı. Yunanlar niye eski minik arabalar kullanıyorlar anlıyor insan, başımıza sayısız macera geldi adalarda. Bir defasında ara sokakta sıkışmıştık. Bildiğin yolun başından girdik sonundan çıkamayıp sıkıştık. 



 Merkez cıvıl cıvıl , güzel sokaklar , şık butikler , marina ve meşhur meydanı ile çok güzel. Türkiye'ye bu denli uzak olmasa yine gelirdim Korfu'ya. Buraya gelmeden okuduğum şu kitap  , çocukluğu bu adada geçen ingiliz gazetecinin renkli anıları. Kitabın neşesi adanın neşesinden geliyormuş gördüm.

Doyamadan ayrılıyoruz adadan ver elini Paxos.


Buradaki evimiz denize yakın değil ama manzara pek hoş, evimiz de öyle. Zaten bu minicik adanın her yeri birbirine yakın , ama o yollar yok mu? Korfu'ya rahmet okutur. 

Erimistis

Her gün başka yerde girdik denize, kiminin yolu pek zor, değmez zaten hemen her köşesi güzel. Taşlık billur deniz. Çektiğimiz zahmete değecek bir tek Erimistis diyebilirim. En güzel deniz buradaydı.



Bir gün bot kiralayıp adanın etrafını ve Antipaxos'u gezdik. Antipaxos'un denizi mükemmel , beyaz kum üstüne turkuaz deniz. 5buçuk metrelik botlar lisansız kiralanabiliyor. Dönüşte rüzgara yakalandık, fındık kabuğu gibi teknemizle dala çıka limana vardık. Çocuklar bayıldı  , ben korktum.

Paxos' a 7 gün çokça yetti , doyduk. Feribota biniş saatinden 15 saat sonra şükür evimizdeydik.

Bu yaz bol yolculuklu geçti, hepsine minnet doluyum. Şimdi şehrimizin kaosu ve yeni dönem bizi bekler.

Sevgiler...

8 Ağustos 2026 Cumartesi

İzlanda - 25.07 - 04.08.26


Yıllardır hayalini kurduğum İzlanda seyahatimden henüz döndüm, sıcağı sıcağına yazıyorum. Hislerim soğumadan hepsini kayda geçirmek istiyorum. 

Haritadaki noktalardan da belli olduğu gibi çok yoğun bir seyahatti, 12 gün boyunca dolu dolu gezdik. Görmek istediğim hemen her yeri gördüm, bazı yerleri rotadan çıkarmam gerekti. Ev bulmak çok sorunlu, hosteller ağırlıklı. Orada gördük ki turistlerin büyük bir çoğunluğu karavan ile geziyor, keşke biz de diye iç geçirmedim  değil. Her anını çok sevdim, yüzlerce fotoğraf çektim . Fotoğraflar güzelliğini tam yansıtmasa da baktığımda biliyor olmam yetiyor. 

İzlanda pahalı bir ülke, özellikle hizmet sektörü saçma pahalı. 3 gün hariç ,yemekleri hep evde yedik. Yabancı ülkede market gezmeyi de , dünyanın farklı farklı köşelerinde yemek yapmayı da seviyorum. Benzin tr ile aynı gibi, elektirikli araç mantıklı, istasyon her yerde elektrik 4 te 1. Doğa güzelliklerine ücret yok fakat her park ettiğinizde park ücreti yatırmalısınız, genellikle 8 dolar. Parka uygulamasını yüklemek lazım. Turistin en yoğun sezonunda gitsek te kalabalık makuldü, rahatsız etmedi. Seyahatim için yaz ayını seçtiğime çok memnunum , hava serin bahar günü ayarındaydı, mutlu etti bizi. Beyaz geceler ise bambaşka bir deneyimdi.

1.gün


Gece 11, evimin manzarası

Kabus gibi bir yolculuk , yaşadıklarım açık ara en kötüsü , hemen unutmak istiyorum. Aracımızı teslim alıp güneye sürüyoruz. İzlanda puslu karşılıyor bizi , eve yaklaştıkça hava açmaya başlıyor. Market alışverişi ve eve yerleşme , evimiz uçsuz bucaksız çayırların ortasında ıssız ve sevimli... Masal diyarı gibi , karşımızda atlar , bahçemizin yanından akan pırıl nehir, çıvıl çıvıl kuş sesleri (bazıları kedi miyavlaması gibi)  ve mükemmel gökyüzü manzaraları. Yerleşip yatıyoruz, İzlanda beyaz geceler döneminde , hava 11 civarı akşam üstüne dönüyor ama tam kararmıyor. Sabah 4 ,yine ışıl ışıl. Perdeler hep karartma.

2. gün 





İlk gün klasik güney turunu yapıyoruz. Seljalandsfoss , Skógafoss(üst patika yürüyüşü çok güzel) , Dyrhólaey(puffinleri gördük burada) ,Reynisfjara Beach ile günü sonlandırıyoruz. İzlanda deyince akla gelen köşeleri biz de fotoğraflıyoruz.

3. gün

Buzlu kumsaldan çok daha fazlası

Mulagljufur Canyon


Bugün yol uzun, 2 ,5  saatlik yola gidip gezerek dönüyoruz. Üstüne 1 saatlik kanyon tırmanışı ile pestilimiz çıksa da gördüklerimizden çok etkileniyoruz. 
Jökulsárlón Glacier Lagoon , Diamond Beach (kumsaldaki buzulları boş verin kumsal çok etkileyici) , Fjallsárlón Iceberg (feci hızlı bir rüzgar ) , Mulagljufur Canyon (mükemmel manzaralar, yürüyüşe kesinlikle değer ) , Fjaðrárgljúfur Canyon

4. gün


Klasik altın çember turu , Gullfoss , Geysir , Bruararfoss ,hepsi güzel , Gulfoss çoook güzel.

5. gün


Ertesi gün uzun yolculuk var, bugün evde dinleniyoruz. Evin yanınında bulunan siyah kumlu plaja yürüyüş yaptık sadece, günün geri kalanı keyif.

6. gün


Kuzeydeki evimize doğru upuzun bir yolculuk var. İlk durak Kerid kraterini de (olmasa da olur) aradan çıkartıp , yaklaşık 7 saatte varıyoruz. Evimiz Akueyri manzaralı bir dağ kulübesi. Güney günlük güneşlikti buradaki puslu soğuk hava bizi sersemletiyor.  Minik ahşap kulübemizdeki sobayı yakıyor , bahçedeki jakuzide dinleniyoruz. İzlanda da jeotermal su çok olduğu için bahçedeki jakuzi havuzlarına çok sık rastlanıyor.

7. gün



Kuzeydeki tek güneşli gün bugün , balina turuna rezervasyon yaptırıyoruz hemen. Günlük güneşlik bir öğleden sonra NorthernSailing ile akşam 16:30 turuna katılıyoruz. 2 tane kambur balinanın beslenme saatine denk geliyoruz , sevinçten ağlamak üzereyim. En çok hayalini kurduğum olay gerçekleşiyor. Minik ve hızlı yunuslar , suya dalıp çıkan puffinler de çabası. Çok güzel çok...
Dönüşte Akueyri gezip karnımızı doyuruyoruz. Yanımızdaki kıyafetler kuzeye yeterli değil, çok üşüyoruz. Yerli halk ise incecik gömlekler ve yazlık elbiselerle:)


8. gün
Dettifoss

Myvatn gölü

Godafoss

Kuzeyin görülecek noktalarına yine en uzaktan yakına gelme taktiği ile başlıyoruz. İlk durak Dettifoss. Allah'ım o nasıl bir güç , şelalenin suyu bir yandan yağmur bir yandan tam anlamıyla turşuya dönüyoruz. Yanlış strateji , keşke geze geze gitseydik, diğer durakları içliklerimiz ile dona dona gezmek zorunda kalıyoruz. Myvatn gölü ,Leirhnjukur , Hverir , Godafoss . Gördüklerim karşısında nefesim kesiliyor, kuzey muhteşemmiş halbuki sadece balina göreceğim sanıyordum. Müthiş keyifliyim.

Üşümenin üstüne jakuzi çok iyi geliyor, evdeki soba ve plakçalar ile, her şey masal gibi. Halbuki ucuza kiralamıştım bu evi.

9. gün

Kalacağımız son evimize doğru uzun sürüş günü. Yolda deniz aslanları ve krater için duruyoruz. Başkente doğru yine hava günlük güneşlik ama kuzeyin manzaraları beni çok etkiliyor. Yolda bolca fotoğraf çekiyorum.
Evimiz ,başkentte tipik bir nordik apartman dairesi. Geneli böyle mi bilmem ama evleri çok güzel bu İzlandalıların.

10. gün

Başkenti gezdik , zati minicik bir şehir pek zor olmadı ama hediyelik dükkanları , kilise, org konseri kahve molası derken akşam oldu. Dönmeden önce merkezde denize girilebilinen tek noktası ziyaret ediyoruz. Denize yakın yerdeki jeotermal su sebbeiyle deniz suyu ılık da çıkınca baya soğuk. Tabi bizim için, onlar mayo ile çimenlerde yatmaya devam. Beachte termal havuzlar da var. İzlanda'da termal havuzda sosyalleşmek hayatın vazgeçilmez bir aktivitesiymiş. Dedikodu alışverişleri de burada olurmuş:)

11.gün
Þingvellir

Þingvellir


Listemde tik atılmamış son noktalar , Þórufoss ,  Þingvellir milli parkı ve Hveradalir geothermal alanı ve çamur banyosu. Aklımızda Secret Lagoon'da yüzmekte vardı ama çamur havuzlarında zaman geçirmek öyle hoşumuza gitti ki diğerine zaman kalmadı. Günü burada bitirdik. 

12.gün
Valahnúkamöl


Bugün yolcuyuz , valizler toplandı ve güzel bir kahvaltı ettik. 24 boyunca yediğimiz tek güzel öğün bu olacak, gerisi çer çop ,mecbur yolculuk hali. Uçak 7'de yani gezmek için yeterince vakit var. Sandfellshæð Viewpoint ; burada tur otobüslerini gördüğümüz için durduk. Tektonik plakaların arasında siyah kumsal , taşların üstünden manzara güzel ama olmasa da olur. Valahnúkamöl ; işte burası mükemmel bir yer. En az 2 saati buraya ayırmalı , manzara enfes. Siyah denizin içinden çıkıvermiş kayalar , uçurumlar ve uçuruma yuva yapmış martıların çığlıkları. Arkada mükemmel bir deniz feneri. Burası ortadünya'ya ait olmalı yaşadığım dünya ile alakası yok. 

Aracımızı teslim edip hava limanına geçiyoruz. Hislerim çok başka , mutlu olmak için sadece orada olmanın yettiği , dokunulmamış , tertemiz , sakin  ve özgür bir yerde olmak mükemmel hissettiriyor. Hiç geri dönesim yok bu dünyadan. 
Uzun ama sıkıntısız bir yolculukla ülkemin kaosuna ve sıcağına dönüyoruz. Her hatırladığımda içimi titretecek bu yolculuk, minnetle doluyum tüm yaşadıklarıma. Çok şükür...








12 Mayıs 2026 Salı

Farklı Bir Hırvatistan - Opatija - Volosko - Rijeka - Buzet

Sevgili eşimin gelmezsen hatırım kalır ısrarlarına dayanamayarak, iş gezisinde kendisine eşlik ettim:) En sevdiğim tatil türlerinden biri bu, hiç sorumluluğum yok , şirket çalışanı da olmadığım için herkes tarafından misafir olarak görülüyor , ağırlanıyorum:) 

Hırvatistan gezisine dahil etmeyeceğimiz bir lokasyondayız bu sefer, Opatija. Avusturya Macaristan İmparatorluğu zamanında safiye yeri olarak kurulmuş minik bir yerleşim. Yakınında Rijeka var,önemli bir liman kenti. Evler güzel, yollar güzel,her yer yemyeşil,daha ne olsun:)

Volosko

Opetija 

İki gün yağmur sonrası güneşti. Bahar yağmurları hele böyle güzel bir doğada hiç sorun değil.

Buzet

Otelden otobüslere doluşup Buzet'e trüf avına gittik. Köpeklerle trüf avına çıkıp bulmuş gibi yaptık. Manzara muhteşemdi, Toskana'ya çok benzettim coğrafyayı. Zaten trüf ,özellikle beyaz olanı yalnızca toskana ve bu bölgeye özelmiş.

Hamur bizim işimiz

Trüflü makarna workshopunda hamarat Türk Kadınını gururla temsil ettim.

Sezonu açtım

Güneş açınca çılgın Almanlar denize atladı, ben de onlar girdiyse ne kadar soğuk olabilir ki diyerek sezonu açtım. Cevap, çok soğuk olabilirmiş , hipotermiye hiç bu denli yaklaşmamıştım. Bozcaada yanında şerbet kalır o derece.

Buz tuttuğum güzel deniz

Manzaram şukela , yemekler enfesti. 4 gün bolca dinlendim, buralara bir daha gelmem belki ama keşke gelsem öyle tatlı bir yerdi.
Sevgiler...

21 Nisan 2026 Salı

Viyana - (10 - 13.04.26)

Ramazan darlanmasının bir anınında biletlerini alıverdiğim gezisinin günü geldi çattı. Bu kez yüreğimin götürdüğü yere değil ajandamın götürdüğü yere gittim. Çok az doğaçlama ile, daha planlı bir gezi yaptım. Niye Viyana derseniz , çocuklarla gitmeye uygun gibi geldi de ondan. Döndükten sonra da fikrim değişmedi, gezi herkes için eğlenceli geçti. 

1. Gün - Sulu kar şoku , Doğa tarihi müzesi

Kelebek ruhu

Tamam Bursada'da bahar tam anlamıyla geldi sayılmaz ama sulu kar da nedir? İndiğimizde hava şoku, çünkü biz bahara hazırdık. Valizi eve atıp merkeze bolt'ladık(uberden daha ucuz ,bir de tüm taksiciler Türk olunca sevdiğimiz "burda hayat nasıl" muhabbetini yapabiliyoruz) Doğa tarihi müzesi (o meşhur dinozorlu müze) ,yemek ve ev. 

2. Gün - Sanat tarihi müzesi , Prater

Kemal'i fotoya ikna yöntemleri

İlk durak sanat tarihi müzesi , bu şehirde müzeler harika. Tüm salonların ortasında kocaman oturma alanları , kalabalık dozunda , vestiyer ,kasa , içme suyu hepsi erişilebilir durumda. Müze ortasında çok güzel kafe , dinlen gez dinlen gez. 3 saatte gücüm bitti müze bitmedi.

Hava neyse ki güzel bugün. Prater'a doğru yürüyüşe geçiyoruz, kanal boyu cıvıl cıvıl , bir kafede mola verip parka ulaşıyoruz. Güzel bir parkın içinde kocaman bir lunapark karşılıyor bizi. Çocuklar bayılıyor, biz de 1-2 oyuncağa biniyoruz (burada güvenmeyeceksem nerede güvenirim ki tehlikeli oyuncaklara) Parkın içinde roller coster restaurantta(burgerler raydan geliyor) burger yiyip evimize doğru biraz yürü biraz bolt. Hava güzelse şehirler güzel...

3.Gün - Sabah amenosu , Ulusal kütüphane , Saray bahçeleri 

Mızmızlanan çocuklarına göz belerten bir anne

İlk iş güzelce giyinip 11'de kilisedeki sıralarda yerimizi alıyoruz. Viyanada kilise akustiğinde müzik dinlemek pek meşhur,biz de eksik kalmamalıyız. Önce ayine sonra konsere katılıyoruz. Sonra Hofburg bahçesindeki seramsı cafede mola (bu kafe yandaki kelebek serasına komşu, doğru masada oturursanız kelebekleri izlemek pek güzel) 
Ulusal kütüphane , ayın temasına göre seçilen el yazması ve diğer değerli eserler camekanda sergileniyor. Biz gittiğimizde tema aşk. Leyla Mecnun 'dan Hamnete kadar bir sürü el yazması sergileniyor, bayıldım. Ben okurken çocuklara gına geldi ama tabi ki gına gelecek çocuklara oturacak yer düşünülmüştü, medeniyetin sen ne güzel şeysin😊
Sonrası o bahçe senin bu bahçe benim geze geze günü bitiriyoruz. Son durak bira fabrikası, köşelerdeki bankolardan çeşitli mutfaklara özgü yiyecekler ve bira. Kocaman bir alan. Burada da çocuklara oyun alanından tutan da kutu oyunları masasına kadar her şey düşünülmüş. Avrupalılara sesleniyorum, devlet siz çoğalın diye daha ne yapsın?

4.gün - Alışveriş caddeleri , görülecek son binalar ve dönüş


Son kilise

Sevgili eşimi güzel bir kahveciye çantalar ile bırakıp çocuklarla merkez turu yapıyorum. Opera,kilise,alış veriş caddeleri vb. Sonrası kahvecide halinden memnun eşi alıp ,güzel bir italyan restaurantı ile geziyi tamamlıyoruz. 

10 nisan yolculuğun başlangıcı günü ,yüz taraması uygulamasının ilk günü idi. Kuyruk olur diye endişeliydim ama olmadı ,gayet güzel hazırlanmışlar.

Viyana, adeta medeniyetin şehir hali , gördüğüm en medeni Avrupa başkenti idi. İnsanlar kibar, parklar temiz,şehir ferah. Görmek istediklerimin ilk onuna girmezdi belki ama, görünce fikrim değişti. İleride bir zaman sadece müze gezmek,müzik dinlemek ve parklarında sakince oturmak için gelmeyi diledim buraya.

Sevgiler...




9 Mart 2026 Pazartesi

Güzel Bursa'mın Sevdiğim Köşeleri

Bursa'yı , şehrimi seviyorum. Dört mevsimin ayrı güzelliklerle geldiği, hem tarihi hem doğasıyla huzurlu bir şehir burası. Şehrin sokaklarına sinmiş olan o sakin iklim, insanının mizacına da munislik olarak yansıyor. Bursa’yı ziyaret eden arkadaşlarımın dile getirdiği bu dinginlik, şehrimin çok sevdiğim yanı.

Gezmeyi, gezdirmeyi ve misafir ağırlamayı severim. İstanbul'da yaşarken de gezdirirdim , Bursa'ya döndükten sonra da gezdiriyorum. Ah rehber olsaymışım mesut olurmuşum gibi gelir hep,yine de emin olamam. O zaman buyrun yazıya ,Bursa'ya gelenlere bir fikir olur belki...

Mahfel dere boyu


Kış yağışlı geçmişse baharda tadına doyulmaz. İlk gençlik zamanlarımızda üstteki Mahfel'di uğrak noktamız, şimdi oralar dönüştü tabi. Şimdi favorimiz alt kısım dere boyu. Şehrin içinde şehirden uzakta noktası


Bu da derenin karşı tarafında açılan kafe. Güzeldi ama çok yeni. Uzun ömürlü olursa ,buraya da gelirim.

Emir Han - Kardeşler Cantık - Tuz pazarı


Bursa halkı çarşı pazar sever, bir de hamam. Bizim çarşımız derli toplu canlılığıyla, her daim bereketli doluluğuyla önce gözümüzü sonra gönlümüzü doyurur. Minik minik artarken eldeki paketler, bir handa(diğerleri kadar kalabalık olmayan Emirhan en güzeli bence) minik bir kahve molası ile yorgunluk giderilir. Biraz daha alışveriş sonrası cantık . Kardeşler cantık salonu oturduğunuz gibi müthiş hızla önünüze tabağı koyuverir,bir de şişe ayran,nefis. Çarşı günleri yorgun ve doygun biter ama bu avm yorgunluğu gibi değildir hiç. Beden yorulur ama zihnimiz gayet dinç ve mutlu (Tanpınar 'ın ruhu şad olsun:))

İnanç Fırın

Odun ateşinde pişen böreklerin üstüne tanımıyorum, cevizli lokum da güzel , tahinlinin daha güzeli var Abdal'da. Kafesini açık yakalayabilirseniz ( eleman olmayınca kapatıyorlar) , bir de eşsiz Bursa manzarasına karşı yenir börekler. Kafe kapalı ise tabure üstünde fırının önünde, ama servis her daim hızlı lezzet hep güzel. Hazır buralara kadar gelmişken Muradiye Külliyesi ve el yazmaları müzesi gezilebilir. Fırının karşı sokaklarını adımlarsanız güzel Bursa evleri ve yine bir dere boyu ile karşılacaksınız.

1. Murat Hüdavendigar Cami Parkı

Şehri, ulu çınarların altında izlediğimiz, gözde yerlerimizden bir diğeri. Altındaki demirci pastanesinden bir şeyler alırsanız(cevizli lokumu,cevizli kurabiyesi çok güzeldir), sudan biraz pahalı çayı içip , manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz.. Bu parkın arka tarafında Şehzade Mustafa türbesi bulunur. Ayrıca burası hamamlar bölgesi olduğu için, hamam öncesi kahvaltı için güzel bir noktadır.

Uludağ yolu kafeleri 

Uludağ'ın iklimi ve insanı , Bursa'dan ayrıdır. Yolundaki kafelerde bile şehirden çıkmış hissettirir beni. Bir çok kafe var , kimisi iyi kimisi özensiz. Benim son zamanlarda en sevdiğim Uluvista(görsel kafenin instası). Hem yakın, hem ateş yakıyorlar hem de balkonu yeşilin içinde. 

Çamlıbel sahil





Yine şehrin içinde , şehirden uzakta noktası. Sandalyeni atmak ,sessiz sakin oturmak için mükemmel bir yer. Mudanya marina ötesinde de böyle bir nokta var. Mudanya'da deniz bir başka kokar...

Trilye Çamlı kahve


Kahve oldukça popüler, bilmeyeni yoktur. Hafta sonları çok kalabalık, hafta içi sakin. Kahvaltıdan sonra kahvenin karşısındaki patikadan bir yürüyüş tutturun, esas güzellik orada. Upuzun patikada, zeytinliklerin içinden gördüğünüz manzaralara inanamazsınız. Sanki Marmaris:)

Uluabat Gölü




Gölyazı en popüleri kabul, haftasonu değilse keyifle göl kenarı yürüyüp, gözleme balık yenir. Ama benim favorim güzel gölyazı manzarasına karşı gün batımı izleyebileceğiniz gölün karşı kıyısı. Akçalar köyünün göl kenarı mesire alanı, sandalyeni atıp piknik yapabileceğin sakin bir alan.

Oylat



Suyu çok şifalıdır, hamam ve otelden fazla bir şey beklememeli baştan belirteyim. Benim favorim daha çok yeşili burasının. Oylat ormanları,şelalesi ve mağarası çok güzeldir. Nehir kenarı yürüyüş alanı ve piknik yeri (nehir kenarı değil) var. Yazın sıcağından güzel bir kaçış...

Suuçtu


Bursa merkeze biraz uzak ama çok güzel bir şelaledir. Bursa'da suyu en bol olan sanırım bu. Hemen yanındaki piknik alanı ve orman oldukça dinlendirici. Kalabalığa denk gelmezseniz tadından yenmez.

Hünkar Köşkü


Merkezde Temenyeri parkının üstündeki bu köşk belediye tarafından işletiliyor. Yemek ya da kafeterya bölümü var. En son gittiğimde Zeki Müren çalıyordu fonda, kuş sesleri ve Bursa manzarası eşliğinde yeşilin içinde içtiğim kahveyi unutamıyorum. 

Benim gözde mekanlarım daha çok doğadan, gez gez bitmez Bursa'mda yollar hep doğaya çıkar.

Sevgiler...