hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mart 2026 Pazar

Bu Aralar - Kadınlar, kişisel gelişime baş koymuş biri ve ramazan....

👌

Margaret Atwood'un Adem'den Önceki Yaşam kitabını bitirdim bu sabah, çok sevdim yazarı devamı gelecek kesin. Ama nasıl bir sondan yoksun bitiş o öyle, diğer kitapları da böyle mi acaba?

Virginia Woolf'un  "Bir Yazar'ın Güncesi" nin sonuna geldim. Bitti bitecek. Yazar günlükleri okumayı çok seviyorum, özellikle kadın yazarlarınkini daha çok. Ne güzel tutmuş günlüklerini, yaratım sancılarını ve hayat dertlerini dupduru yazmış. Biz blogdaşlar gibi, onları da bu yüzden seviyorum . Bu okumalar bende çok sevdiğim iki inancı besliyor : hepimiz biriz hepimiz biriciğiz...

👭💪


Mubi'de "Thelma ve Louise" ve "Balkondaki Kadınlar" ı izledim. 8 Mart haftası, hep kadınları okudum izledim farkında olmadan. Hepsi çok güzeldi, erkek dünyasında yaşamanın gerçeklerini ne güzel ele almışlardı. Buradan tek çıkış yolunun ölüm olmadığına inanmak istiyorum. Öteki türlüsü çok karanlık. 

Ebeveynlerim, köy kökenli ,"tahsilsiz" olmalarına rağmen ,yetiştiğim ortamda cinsiyet ayrımcılığına maruz kalmadım. İş bölümü , eşitlik hissini hep yaşadım. Kızlar böyle yapar, şunu yapamaz denmedi. Abim de kız kardeşimle ben de aynı kısıtlamalara/serbestliklere sahiptik. (cinsellik konu dışı belki ama 90'lar Bursa'sında bunu da beklemek hayalcilik sanki) Aileme minnet duyuyorum bu konuda, teşekkürler anne baba.

😆


Nadir kitaptan güzel kitaplar seçmiştim kendime , hemen yolladı sahaf. Dün elime ulaşan paketi sabırsızlıkla açınca gördüm ki benim istediğimden daha çok kitap var kutuda. Sahafın jesti sandım ilk önce, sonra anladım ki yanlış paket. İçinden yirmi tane kişisel gelişim kitabı çıktı kolinin. Aman Allah'ım bu kadar kişisel gelişim😱 birisi kişiliğine body buildiner edasıyla mı girişecek ,ya da yeni bir yaşam koçu mu yetişiyor, ya da bir bekleme salonu için alınmış olabilir mi? Kafam da deli sorular...

💕

Eylül'le geçen akşam böyleydik. Çünkü gelecekte iki meslek hayatta kalacak, yapay zeka ve el sanatları 😆YZ sonraki proje. Benim kasnağımdan belli olduğu üzere , yol daha çok uzun. İpek kızımın el becerileri benden üstün kabul ettim gitti, kafamda feminist düşüncelerle kasnak işliyordum dün gece , böyle domestik koç burcu olur mu? Kafalar karışık.
👐
Ramazan demek, davet etmeler ve davete gitmeler demek Bursa'da. Bu gece son grubu ağırlıyorum inş., sonra bir süre et , pilav görmek istemiyorum. Arkası bayrama kadar sakinlik umarım🙏 
💧
Bu aralar bloglarda bende de olduğu gibi, hüzün ve duygusallık hakim.  Sonrası ferahlık olsun umarım, yağmur mevsimi belli ki. Astroloji ne diyor acep pek bakamadım bu ara.

Sevgiler...




24 Ocak 2026 Cumartesi

Şenlendi Buralar


Takip ettiğim blogların hepsinde bir hareket,bir bereket. Okumalara doymuyorum, kitap okuma ve yazma hızım bu sebeple yavaşladı diyebilirim hatta. Ne güzel böyle, her gün yeni yazılar görmek mutlu ediyor beni. Eskiden sadece okurdum, şimdi yorum da yazıyorum. Blog sahibiyle sohbet ediyoruz gibi bir his.

M. yeni geldi, yoğunuz çünkü birikim patlaması gibi bol sosyallik kaçınılmaz oluyor bu ilk zamanlar. Kalabalıklaşınca yalnızlığımı, ıssızlaşınca insanları özlüyorum. Dengemiz bozulmasın alirıza bey.

Siddharta , Bozkırkurdu ve Balina Düşüsü okuyorum eş zamanlı. Kafam çorba

Yarın gece yola çıkıyorum, yine bir ilk ve ben tabi ki huzurla uyuyamıyorum yine. Bilinmezlik beni çektiği ölçüde korkutuyor. Buna rağmen yola çıkmayı öğrettim kendime. Bir de uyumayı öğretirsem tamamdır.

Senenin yarısı bitti ve iyi geçti, memnunum bundan. Biraz hovardalığı hakettik bence. Akışa bıraktım kendimi, endişeli ama iştahlı ,yorgun ama mutlu ,dalgalı ama dolu geçiyor günler. Dönünce sakinlerim yine, yazmak gibisi yok.

Sevgiler...


12 Ocak 2026 Pazartesi

Hoş Seda - 13.01.26

 

Güzel karlı bir sabaha uyandık bugün. Şehrin içinden , Uludağ'ın beyaz örtüsünün güzelleştirdiği şehrimin eşsiz manzaraları eşliğinde okula vardım. Vardığımda manzara daha da güzelleşmişti. 

Öğretmenliğin en güzel tarafı bu bana kalırsa , kar sizin için mutluluk kaynağı her daim. Tatil olsa da olmasa da. Müzelere ücretsiz giriş hakkı ve seyahat dostu pasaportlarımızı da anmadan geçmeyelim. Bugün pembe gözlüklerim gözümde sanırım :)

Bu hafta, sabahları 5 dakikalık nefes pratiklerine başladım. Meditasyonu hep denemek istiyordum, güzel bir başlangıç olacak umuyorum. Tam aradığım gibi bir kanal buldum youtube ta. Mutluyum. Bir de vakuum nefesi diye bir teknik var. Core güçlendirme , duruş bozukluğu ve sindirim sistemi sağlığı için tavsiye ediliyor. O da burada. Sabah ancak buna vakit bulabiliyorum. Yine de 1 , 0'da büyüktür.


Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 5 Şehrini okuyorum ara ara , güzel şehrime bir de onun gözünden bakmak ne güzel. Diğer kitabım da Balina Düşüşü . Yazarı öneren Alpirik' e selam olsun. İkisi de çok güzel.

Sevgiler...

31 Aralık 2025 Çarşamba

1 Ocak

 


Havai fişekler patlarken mutfak topluyordum. Buyur burdan yak

Senenin sonuna bir kaç saat kala hastanedeydim, benim gibi bir sürü kişiyle birlikte. Dönüş yolunda bir çok çevirme vardı, hava buz, polisler mesaide. 

Gece Eylül'ün ateş kontrolleriyle oldukça kötü uyudum, tabi ki çocuklarıma bakamadığım konulu rüyalar eşliğinde. Sabah ilk ben uyandım her zaman ki gibi, her yer bembeyaz. Arabalar pofuduk birer marshmelow, ağaçlar buzlar ülkesine dönmüş. sitede yeni yıl ışıkları. Sessiz, huzurlu, bir de hala lapa yağıyor; mükemmel manzara. Bu güzel dünya sadece bana ait hissi. Mutluyum.

Hadi o zaman valizleri yapayım, yollar izin verirse yolculuk beni bekler, canım Ege'ye doğru...

Hoşgeldin 2026...

Gökyüzünü boyarım her sabah.
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
İşim gücüm budur benim,
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne halt edeceğimi bilemem

                          Orhan Veli

2025 Sonu

 



2025 hop diye bitti mi? Şimdi düşününce; göz açıp kapanıncaya kadar gelen zamanın gerçek değerlendirmesi ajamdamda görülüyor. 

Beklenmedik olaylar ve mücadeleler, yeni kabuller ve bol yolculuklu geçti 2025. Yuvalar yıkıldı, yuvalar kuruldu. Kolay değildi, ama geçti. Kalabalık ailemizin hem desteğini, hem kaosunu dibine kadar yaşadık. 

Üzüntülerden seyahat ile kaçtık.

Yıllardır tanıdığını sandığım kişileri yeniden tanıdım. Ya onlar yeniydi , ya ben yeni farkına varmıştım. Rastladığım yabancı, bazen kendimdi.

Yardım istedim, yardım ettim. Bazen merhem oldum, bazen yara. Yaralarımı sevdiklerim sardı, çok şanslı olduğumun bir kez daha şükürle farkına vardım. 

Acının fiziksel hasarlarını gözledim , bu kadar apaçık görülmesine şaşırdım.

Daha çok farkında olmaya çalıştım, hoşuma gitti bu hal. 

Spor hep benimleydi yine, sadık yoldaşım.

Saçlar sarıya döndü, jel oje belasına bulaştım,sonra mecburen vazgeçip özüme döndüm .

Okudum (ayda 3), yazdım (sadece blogta 61) , dinledim (hem mizah,hem dünya,hem gündem)

2025 'te " acısıyla tatlısıyla" tabiri yerini buldu. 2026 güzellikler getirsin...



22 Aralık 2025 Pazartesi

Bu aralar - 22.12.25



Yaz saati uygulamasını bir tek ben seviyorum sanırım ama çok seviyorum. Sabah güneşi yolda doğurmayı, akşam da batışını görmeyi seviyorum. Yol manzaralarım hep güzel...

Ekran süresi raporuma baktım da günlük sürem 4 saat civarı , uyku ortalamam da 6 saat. Peki geriye kalan 14 saatte ben ne yapıyorum? Cevabı bulamadım. Bir yerde bir kaçak var, tespit etmeli. 

Yeni tartı sipariş ettim, beklentim büyük. Gelince sonuçları karşılaştırıp eskisisini parçalamayı düşünüyorum. Hiç kimsenin benim duygularımla oynamaya hakkı yok. Peki ya sonuçlar aynı çıkarsa😱B planım yok, üzülürüm çünkü dış güzelliğe takıntılı  sığ biriyim...

Kalıcı oje mağduru minicik tırnaklarıma oje sürdüm, biraz güzelleştiler. Ekmek mayaladım,ojerin yarısı, güzelliğin hepsi gitti. Sıralamayı doğru yapamadım.

Ekmeklerim her biri başka oluyor, ben kolayına kaçtıkça onlar kötüleşti. Sıkılmadan hep aynısını yapmayı kendimden beklemiyordum zati ama en sonuncusu hayal kırıklığı oldu. Bugün ilk haline döndüm, sabaha pişirip okula götürürüm sıcak sıcak. Beklentim büyük, bir hüsranı daha kaldıramam.

Site spor grubuna, spor saatimizin yarım saat öne çekilmesi için teklif sundum, anket açtım. Akşam yatarken oylar benim istediğim yöndeyken ( 4-2) ,sabah uyandığımda tam tersi yönde değişmiş. Biri kulis yapılmış olabilir mi? İnanamıyorum

Dün gece 8 buçuk saat uyudum, magnezyumsuz filan ama kara delik gibi bir uyku. Uyandığımda ben neredeyim, hangi mevsimdeyiz hatırlamam gerekti.  Bilekliğim yaş grubuma göre %95 daha iyi uyuduğumu söyledi, beni taktir etti sevindim. Aferin nereden gelirse gelsin ,sevinirim ben.


11 Aralık 2025 Perşembe

Kötü Bir Gün


Dün tümden kötüydü, ama en çok "anne ben" çuvalladı. Mutfakta organik ve sağlıklı besinler hazırlarken çocuklarına hiç bakamadığını fark etti.  O kadar koy verdim ki, onlar beni neşelendirmeye çalışıyordu gün sonunda. Öfke ve kızgınlık yoktu neyse ki, sadece yenik hissediyordum.

Yatağa yattığımda onlara söz verdiğim masalı bile okuyamamış, ne kendime ne başkasına iyi gelecek hiç bir şey yapamamıştım. Tabi ki bol rüyalı bir gece...

Sabah arabayı sürttüm evden çıkarken, milyonlarca kere geçtiğim yerden geçerken ve o sırada 2 elimde  direksiyonda gözüm yolda iken.

M.nin işler de yolunda gitmiyor, o da bitik ve yorgun. İkimizin de diğerine hayrı yok, small talk ile işleri yürütmeye çalışıyoruz.

Peki ne olmuş çocuklara yetişemediysem, arabam çizilmiş ve M.ye bir süre ulaşamıyorsam? 

Çocuklara yetişemediğimde ; zar zor susturduğum o kocakarı gelip baş köşedeki koltuğu oturuyor. Ben güçsüz ve korkak ; dönmek istemediğim o yere gitmek hiç istemiyorum.

Arabam çizildiğinde ; her gün otobanda (arkadan gelip sellektör yapan kızgın sürücüler,sıkıştıran büyük araçlar ,trafikte beyni sulanmış umarsız sürücüler) giderken hissettiğim bana bir şey olmaz inancım sarsılıyor. Evet bir şey olabilir, trafikte her an bir sürü şey oluyor ve sana da olabilir gerçekleri kafamda dönmeye başlıyor.

M. ye ulaşamamam, onun dış dünyaya ait olduğunu, hep benimle olamayacağını ve onu yitirebileceğimi hatırlatıyor bana. Ana desteğimin o kadar da sağlam olmadığı, gidebileceği ve yalnız olduğum fikri dönüyor kafamda.

İşte bu yüzden kötüydü dün. Kötü zamanlar , olanlardan çok daha fazlası olduğu için kötüdür...

24 Eylül 2025 Çarşamba

Bu Aralar - 24.09.25

Şehir hayatı tüm hızıyla başladı, görüşülecekler ayarlanacaklar gidilecekler ve gelecekler bitmiyor. Kafamdaki bir sürü iş bekliyor, görmek istediğim kimi insanlarla aramıza hayat giriyor.

Ufakta 6 günlük bir İtalya seyahati var, onu planlayacağım. İki aileyiz bu sefer. Aslında  tatillerde birilerine ayak uydurmayı sevmiyorum ama denemek te istiyorum. Belki de tempolu seyahatlarde yükü paylaşmak konforludur.

Bu aralar okuduğum ve konuştuğum herkeste sonbahar yorgunluğu var. Hafif depresiflik yaygın ; bana da olurdu hep , bu yıl olmadı. Başka evlerde konuk olunca, evimi özledim sanırım. Karavanda evi özlemezdim pek.


Kendimi Durduracak Değilim 2 tekrar basılmış mürekkep yayınlarından, bitmesin diye minik minik okuyorum, çok seviyorum.


Aysim Yazıyoo tavsiyesi ile bir diziye başaldım. Çok sevdim , bölümler 25 dk, dizi zati 8 bölüm.


Semicenk konserine gittik , quilty pleasure 'ıma eşlik etti sevgili eşim. Aksi halde çevremde benimle konsere gelecek kimse bulamazdım . Hastası değilim ama yine de sahnede izlemek istiyordum Semicenk'i, şarkılarını sevmem bir tarafa , ilginç buluyorum onu. Pişman değilim :)

Doburca Balkon Kafe

Güzel Bursam'da güzel bir kafe keşfettik bu hafta. Şehrimin en güzel yanı ; dağ ve denize zahmetsiz bir şekilde ulaşabilmek. Şehrin göbeğinde böyle yeşillik, canım şehrim.. 

22 Mayıs 2025 Perşembe

Hoş Seda - 22.05.25 (Kral Kelebeği)

Günün güzelliği gibi bir köşe fikri var zihnimde. Çünkü farkettim ki  her şeyde, herkeste bir AMA bulan tarafımı değiştirmek istiyorum. Bugünkü neşem için bir şeyler yapmak amacım, niyet ettim niyet eyledim amin



Bugün sevdiğim bir yazarın monark kelebekleri yazısını okudum, daha önce de duymuştum en uzun mesafe göç eden bu kelebekleri ama üstünkörü. Başladım daldan dala kelebekleri okumaya. Şu yukarıdaki manzarayı görse sevinçten çıldırır insan, görme ihtimali bile içimi kıpırtattı. Ülkemizde de büyülü kelebek vadileri varmış, ay ne güzel. Kanada'ya kim bilir ne zaman gideriz ama Artvin'e gitmek kolay. Doğa merakımı besliyor her daim,ne mutluluk.

Dün Eylül spordayken kendimi yürüyüşe zorladım. Hava şurup kulağımda da şu nefis podcast olunca bir çırpıda o iş te bitti. İyi ki var Apaçık Radyo ve tüm güzel insanlar..💚 



24 Ekim 2024 Perşembe

Kendime Notlar - 28.01.23

Bugün isteklerim ile mecburiyetlerim arasında bocaladığım bir gün. Bu haftasonu karavanla dağda 1 gece geçirmeyi çok istiyordum . Sanki şu an bize iyi gelecek tek şey ateş başında yıldızlar altında olmaktı. Olacak gibi değil, neden niçin çok derin. Velhasıl sabah yatakta uyanmaya çalışırken notlarıma daldım, bazı zamanlar not ettiklerimin şu an ne derece yabancı geldiğini fark edip bir kez daha şeylerin uçuculuğuna bıraktım kendimi.

28.01.23

S. ye doğru yoldayız babamla, babam sürekli bir şeyler atıştırıyor. Annem yolculukta konforu tercih ettik diye aslında onun istediğini yapmadık diye telefonda bozuk konuşuyor. Bir de arabada yer varsa başka çocukları da almalıydık, senin isteklerin ve konforun önemli değil. Konfor lüks gibi gereksiz hatta ayıp ya da günah gibi bir şey. Görüştüğümüzde öcünü alacaktır. İstekleri yaptırma konusunda aşırı inatçı ve ısrarcıdır. Bu istekler tamamen seninle alakalı olsada. Çevresindekileri en çok bunaltan davranışı bu. Bir de hiç duraksız konuşması.

Babam bana araba öneriyor, ben dinlemiyorum. Ben de ona öneriyorum o da dinlemiyor, bizim ailede kimse birbirini dinlemez. Daha doğrusu ebeveyn ve çocuklar arasında böyledir. Biz kardeşler birbirimizle sohbetten zevk alırız. Ama anne babam ne bizi ne de birbirlerini dinler. O yüzden bol konuşmalı neticesiz yaşantılar çoktur bizde. 

Hava kötü ve ben 10 dk erken çıkamadığım, rimelimi mutlaka sürmek istediğim için deniz otobüsüne ucu ucuna yetiştik. Kendime çok öfkeleniyorum, her yere 10 dakika rötarlıyım. Babam çok iyi stresli anlarda, olacağı engeleyemiyorsa gayet serin kanlı davranır. Feribotu kaçırsaydık da sinirlenmezdi. Tüh der yoluna devam ederdi. M. nin tam tersi. 

Şu an farkına vardığım bir durum var: bizimkilerin ailemize dair eski günlere dair anıları hep olumsuz, mutsuz şeyler. Halbuki üçümüzde kolay çocuklardık. Seyahat ya da diğer ortamlarda ,aslında onların hayatlarında sorun yaratmazdık. Öyle büyük hastalık, iflas gibi felaketler de yaşanmadı. Zati şimdiki çocukları (özellikle bizimkileri) görünce siz hiç böyle değildiniz der annem, ama bunu bizi övmek için değil de kendi ebeveynliğini bizimkine üstün tutarak söyler sanki. 

Düşünüyorum da ailecek hiç güzel günümüz olmadı mı? Halbuki mutsuz ya da kasvetli hatırlamıyorum çocukluğumu. Eğlenceli, kalabalık zamanlardı. Ama bizimkiler o günlerden özlem ve mutlulukla bahsetmez. H
ep kendilerine birileri tarafından yapılmış haksızlıklardır hatırladıkları. Bu konu da ne kadar birbirlerine benziyorlar. Biz ,  ikisi için de yoktuk sanki. Annem baktı, temizledi, yedirdi, babam doyurdu, okuttu, gezdirdi.Bunlar kendiliğinden refleks olarak yapılan şeylerdi sanki. Ama duygusal aile kısımları hiç yoktu sanki bizde. 

Geçmişe baktıklarında gördükleri hayal kırıklılıkları biz değildik, ailemizdi belkide. İkisinin de hayal ettikleri hayat , içinde olmayı hayal ettikleri aile bu değildi. Çok küçük yaşta evlenmeleri tayin edilmiş , kendi kararlarını kendilerini verememiş insanlar ikisi de. O dönemki geleneksel ailelerdeki çoğu kişi gibi. 

Kimisi her ne verilmişse kendine onunla mutlu olmuş, kimisi ise hep sahip olamadıklarına iç geçirmiş. Bizimkiler hep başkalarını örnek verir, içten içe hissettiğim onlara özenirdi (hala öyle bence). Sanırım  onları anlıyorum, masum da değiliz suçlu da.



23 Ekim 2024 Çarşamba

Bu Aralar - 23.10.24

Etrafımda dönen sular bulanık , kafamı suya batırmadan yüzüyorum. Strese bağlı ağrı neymiş öğrendim, öğrenmenin kötüsü olmaz. Güzellikle ya da zorlukla olanı olur. Bu sefer ki güzellikle değildi.

Bu aralar iyi gelenler biyografi okumak, yazmak , yardım etmek , yürüyüş
İyi gelmeyenler ilaçlar, belirsiz bekleyişler, gece abur cuburları, ülke gündemi

Dün önce Mudanya'nın pırıl havasında yürüyüş yaptık. Sonra can sıkıcı olsa da konuşmak zorunda olduğumuz malum konular hakkında yine uzun konuşmalar yaptık.
Evde kendime biraz bakım ve güzel şeyler giyindim, çocukları okuldan al anneme moral konuşması yap biraz. Sonra Mehmet çocuklarla kursa ben kızlar grubuyla seramik atölyesine. 



Kızlar eğlenceli, güldük eğlendik ama seramik benlik değil. Bu da bir moda, gelir geçer ama ben kapılmam bu akıma. Uğraşırken daraldım,sonra şişirdim. Zaten yapılmışı var niye bu çaba diye düşündüm durdum.

Cuma tek başıma ufak bir yolculuk yapmalıyım, geride bıraktıklarımın vicdanını yapıyorum ama gitmem gerektiğini de biliyorum. 

Yazı şimdiden özledim , suda ki hafifliği bilhassa. "Çok mu ayıp hala mutluluk istemek, neyse zaten hiç halim yok" hayat jöle kıvamında bu aralar.


9 Ekim 2024 Çarşamba

İyi ki Var...




Koskaca yılda 24 yazı, hayır yazmayı bırakmadım sadece evdeki defterim doluyor. Burası o yüzden biraz bakımsız denilebilir. Yazarken ve konuşurken ne kadar zorlanıyorum doğru sözcükleri sıralamada. Sözcük sanatı okumakla gelirmişyor bir tek, bu bir yeti. Tabi ki çalışarak gelişen, ama yetenek olmadan gelişme bir yere kadar.  İstersen her şey mümkün saçmalığı  kapitalist kişisel gelişim stratejisi.

Yine de yazarken okurken olduğundan daha rahatım. İçimden geçenleri birilerine anlatım havaya saçmak yerine yazmak daha anlamlı.

Bu aralar içim taşıyor hem konuşmaktan, hem dinlemekten hem de konuşamadıklarımdan. Burası bunun için şimdi. 

Sahi ne zaman herkes adalete inanır, herkese hakkını teslim eder oldu. Ortada bir yanlış var ise niye iki taraflı olmak zorunda. Niye hiç kimseye sen yanlışsın denilemez. İlişki dediğin şeyde karşıdan ahkam keserken iki tarafın da hakkını teslim etmek çok kolay. Hangimiz içinde bulunduğu çetrefilli durumda hakları eşit dağıtıyor. Hayır hiç birimiz tanrı değiliz, olaylara kendi bozuk merceğimizden bakıyoruz. Hayat bir sürü olasılık barındırıyor ve olana kadar hiç birimiz kötülerinin bizim başımıza gelebileceğine inanmıyoruz. Ama geliyor, gelecek. Mücadele ediyoruz , kazansakta hasar alıyoruz ve zaman hızla akıp gidiyor. Ölenler eleniyor yaşayanlar türlü hikayeleri yaşamaya devam ediyor. Günün sonunda elimizde kalan bazen şarap bazen sirke.   

Dünyanın adaletine inanmıyorum. Kötü hep cezasını bulmuyor, iyilerin başına da hep iyi şeyler gelmiyor. Bu dünyada oyunu iyi oynayan kazanıyor. Çıkarını korumayı iyi beceren,minik kirli hesapları yapabilenler ya da şanslılar başarıyor bu oyunu. Doğruluk ise neredeyse hiç bir zaman ve hiç bir yerde cezasız kalmıyor. Neyse ki ilahi adalete hala inanıyorum, yoksa nasıl yaşanır...


14 Eylül 2024 Cumartesi

Bu Aralar - 14.09.24

 Bugün sevgilimin doğum günü, 41 kere maşallah senesi bu yıl. Bizde doğum günleri çok önemli değildir, aile içi sade bir kutlama yalnızca. Doğum günlerinde çok coşan kişiler küçük yaşlarında buna alışmış olanlar, bizde böyle bir alışkanlık yok.

Çocukları Mehmetle spora yolladım, 12 ye kadar boşum. Şimdi biraz yazı, 1 saat yürüyüş biraz da ev toplarsam süper. 

Dün gece arkadaşlarıyla dışarıdaydı , çok eğlenmiş. Çok geç geldi. Onun adına sevinmem gerekirken sevinemiyorum, kıskanıyorum dürüstçe. Bir tek benimle eğlensin gibi imkansız bir istek duyuyorum, saçma evet. Ama ses çıkarmıyorum, bu da bir şeydir.

Dün yeni yardımcı geldi bana. Kimyamız tuttu, üzerimden bir yük kalktı. Lütfen bu sefer uzun soluklu olsun. Bazı insanların da derdini... denebilir , ama cidden dert oluyor.

Yanımdaki boş arsada inşaat başladı, çok tozlu ve gürültülü günler geçiriyorum. Kendimi eve hapsettim, gündüz yürüyüşe, hatta balkona dahi çıkmak gelmiyor içimden. Okulda ya da çocukların kursunda değilsem kitaplara, bloglara ve filmlere gömdüm başımı. Anı yaşamak istemiyorum, zamanın geçmesini bekliyorum yalnızca.

Uzaktaki sevdiklerimle ilgili can sıkıcı durumlar var, keyfim biraz limoni bu ara . Yaz biteli 15 gün oluyor, yaz da bir garip geçti zaten. Tekrar güç toplamak için dağlara vurasım var. Her nerde değilsem mutluluk orada sanki. Ama evde her şey yolunda, çok şükür. Gerisi için zaman lazım, sabrımı diri tutmanın yollarını bulmak lazım.

Hapis hissediyorum dedim ya, kafamda yine hep kaçış planları. Hapis hissinden kurtulunca rahata dönüyor zihnim. Buna da zaman lazım, tecrübeyle sabit.


Son 15 günde tek çektiğim fotoğraf bu. Bu günler böyle işte....

18 Haziran 2024 Salı

Hızlı zamanlar ve Pomodoro

Yine yoğun gündemler , bayram doğum günü ve daha bir çokları derken bugün evdeyim. Oh gel keyfim yapacağım derken kendimi işe boğmanın moral bozukluğunu yaşıyorum, dedim ki yazmak iyi gelir.

Ertelemek ya da işe boğulmak aynı derecede tehlikeli. Sadece tembeller başarısız olmaz bu hayatta, sürekli iş yapanlar da hayatı kaçırır. Bir de o işleri yaparken sürekli kafada dönen konuşmalardan olsa gerek, birlikte olduğun kişileri lafa boğmak tehlikesi de cabası.

Ben 2. tipim daha çok, yapılacakları uzun ertelemem ama saçma işlerle kendimi boğduğum da çok. Pomodoro tekniğini duydum bir podcast'te. Kabaca olay şu ; yapılacakları bir liste yap (bir gece önceden en iyisi ama sabah ta olur) , saati 25 dk lik alarm kur işten 25 dk tamamla, 5 dk mola ver , 4 seans sonrası 30dk lık uzun mola ver. Kendini işe boğmamak, fazla da yormamak adına denenebilir. Kişisel gelişimin hastasıyım:)

Sabahtan antin kuntin işlerle oldukça zaman çarçur ettim, bir yandan da gerekliydi gibi. Evdeki baharatlıkları ve karavanda ki baharatlıkları düzenledim. Kullanılmayanlar üst raflara, çok lazımlar altlara. Tabi bir örnek şişeler genelde yan yana gibi bir düzen. Karavan içinse minik kavanozlar filan. Kahve kavanozunda yunan kahvesi varmış hala, içim bir hoş oldu. Uzun zamandır almam lazım diye düşündüğüm şeyler vardı, onları da intten sipariş geçtim. İnternet alışverişi olmazsa olmazım ama bir o kadar sevmiyorum artık. Başımı ağrıtıyor çok. Bir de ekilmeyi bekleyen fesleğenlerimi ektim, heyecanlı bekleyiş şimdi. Bakalım becerebilmişmiydim yoksa onları öldürdüm mü?

Şimdi kalk yemek yap saati, yemek sonrası üşenmez avm'ye gider o işleri de halledersem değmeyin keyfime, gün verimli geçmiş denebilir, gece huzurla hovardalık yapabilirim.

29 Nisan 2024 Pazartesi

Bu Aralar - 29.04.24

 


Mehmet 10 gün oldu gideli, full gelişime daldım. İyi hissediyorum, kendimi geliştirmenin hastasıyım ben. 3 ay boş ve eğlenceli geçirmenin suçluluğu. Boşluk hissi kitabı dinliyorum , çok aydınlatıcı. Bir yandan ingilizce ve yoga.


Hafta sonu ailemle birlikteydim. Bir gün ben onlara gittim, diğer gün onları bana çağırdım. Genel olarak gülüşüp eğlensek te onlar gidince sakinleşmem, sindirmem gerekiyor. Annem hiç memnun olmayan olumsuzu yücelten biri. Duygular gereksiz onun için, maddi ve somut olanın dışındakini anlamıyor ,anlamak istemiyor. Bu onun çocukluktan gelen travmalarıyla ilgili biliyorum. Ama çözmesi gereken o , rahatsızlık hissetmesi gereken de … Ama rahatsızlık duymuyor, her şeyi özgürce konuşarak ( bence bu yüzden kontrolsüzce konuşuyor, her geçen gün daha da fazla) anlık rahatlamalarla yetiniyor. Benim yapmaya çalıştığım kendimi iyileştirmek ve aynı hasarı aileme vermemek. Duygularımı yaşama ve ifade etme konusunda rahat değilim, belki annem kadar değil ama yine de oldukça fazla. Ağlayan birine bakamamam, duygularını kontrolsüzce yaşayan birisi beni endişelendirir, ne yapacağımı bilemem. Onun adına utanırım belki de.

Annemle ilişkim ise umutsuz vaka olarak kalacak, birbirimize fazla yaklaşmadan gerektiği gibi devam ettiği sürece fazla sorun yok. Tahammülüm vakte dayalı , fazla maruz kalırsam tepkisiz kalamıyorum. Tepki verince annem üzülüyor, sonrasında ben de. Bu konu da tahammülsüzlüğüm baş sebebi oraya doğru sürüklenmekten korkmam. Mizacımı anneme çok benzetiyorum ve onun yaptıklarını yapmaktan (tabi bu konu özelinde) çok korkuyorum. Bulaşıcı hastalık gibi , anlatması zor bir duygu.

Kişisel gelişim demişken spor ve doğru beslenmeye de başladım ufaktan. İyi hissettiriyor, onun pozitif hislerine muhtacım. Neşeli olmak istiyorum en çok, çocukların ev hissi kasvetli olmasın istiyorum. Çünkü yalnızlık zamanlarımda işleri tıkırında götürebilsem de neşemi muhafaza edemeyebiliyorum. Bazen başararak bazen başaramayarak sürüp gidiyor işte hayat.

Dün ormanda yürürken üzerimden leylek sürüsü geçti. Bu da dünün hoşluğu olsun. Sahi nereye gidiyorlar sürüyle diye merak ettim. Benim bildiği leylekler yuvası etrafında yaşar. Orman çok güzel bu mevsim bol yeşil, bol sincaplı.


4 Aralık 2023 Pazartesi

Üstüne Düşünmek İstemediklerimiz


Dün deprem oldu, okulumda çok hafif hissedildiği için önemsemedim ilk. Fakat nilüfer çok sallanmış. Çocuklar korkmuş, onları gidip okuldan almamız gerekti. Trafik felç oldu tabi ki , 10 km lik yol 90 dakikada gidilebildi ki bu hafif bir durum. Çünkü çok bayındır bir semtte otursak ta yollar tek şerit. Bölgedeki ev ve okulu kaldırması imkansız. Yollar çalışır haldeyken bu şekilde, bir de afet durumunda düşünmek istemiyorum. Tv ünitesindeki süs eşyam düşüp tuz buz olmuş. Bu ayrıca üstüne oturduğumuz zeminin ve evimizin güvensizliğini hatırlattığı için moralimi bozdu. 

Peki ne olacak, biraz düşün sonra sümen altı et gitsin. Çünkü söylediklerimize gerçekten inanmıyoruz. Her şey olacağına varır diyoruz. Sahip olduğum hayatı alt üst edecek kadar gerçek gelmiyor hiç bir korku. Çünkü kötü şeyler hep başkalarının başına gelir. Çünkü öte türlüsü çok zahmetli, kim girişecek o işlere. Her işin başı zor, ötesi ferahlıktır ama başını kaldırmak mı kuma gömmek mi?

Kemal garip sesler çıkarıyor bu ara.  Astım ile ilgili bir durum mu ? Kendi kendine edindiği bir tik mi anlamam mümkün değil. Yazın da boynunu garip şekillere sokuyordu. Ben uyardıkça o daha çok yapıyor. Dün gece uyuyana kadar o sesleri çıkarmaya devam etti, ben de müdahale etmemek içim kendimle savaştım. Nihayet daldığında ve ses çok şükür kesildiğinde boynum, omuzlarım ağrıyordu. Neyse ki biraz egzersizle rahatladım. Fakat bu sabah 5'te uyandım. Neyse ki Kemal'in nefesleri rahattı, bu beni de rahatlattı. Bu olayın beni bunca germesinin sebebi kaygım bilyorum, meditativ haller bunun ilacı başka türlüsü mümkün değil biliyorum. Anca onu da kendimi de hırpalarım tecrübeyle sabit. Akışa bırak ve sabret, başka ilacı yok.

Uyuyamayacağımı anlayınca yoga yaptım, biraz nefes çalıştım, duş aldım , giyindim. En son aldığım pantolonun neredeyse 1 beden büyük geldiğini görünce sevindim. Tartıda düşmeden incelmek tam da istediği şeydi. İyi ki bu 21 gün programına yazılmışım dedim bir kez daha. Şimdi uykusuzluktan hafif sarhoş yazımı yazıyorum.

Dün 22 Ocak büyük tatili için yer ayarlamalarımı yaptım. Bir iş daha bitti, ayarladığım tüm yerler çok güzel. Geriye bilinmezliğin kaygısı kaldı yalnızca.

Bu aralar tüm gün doğumlarına şahitlik ediyorum, müthiş güzellikte hepsi. Pembe bulutlar kadar içimi coşturan çok az şey var. Ama sakince oturup izlemeye hiç vaktim olmuyor, bunu düzeltmeliyim.


22 Kasım 2023 Çarşamba

Günaydın Güzel Gün

Sabah 5 buçukta uyandım , halbuki 12 buçukta yatmıştım. Sebebi belli, Mehmet'e kavuşma heyecanı. Ben de yoga mı yaptım, bugun niyetim yoktu halbuki.

Üst katımdaki çocuk yine çıldırdı, anne yine onu sakinleştiremiyor. Ben klasik manzarama karşı, hava puslu, yağışlı , şehir sislerin ardında adeta düşük bütçeli bir avrupa sabahı. Bilgisayarım yanımda yeşil sıvım, 21 gün detoksun 4. günü. Lezzet ve tuz bizden çok uzaklarda, doyduk mu doyduk bilinciyle hareket etmeye başlayalı çok oldu. Zaten yemek ve haz kafamda hiç eşleşmedi sanırım. İçmek ve haz 2'li daha ziyade eşleşmiş bende. O yüzden sigara artık içemez olduğumda mental olarak hayatın keyifsizleşmesi beni çok zorladı, neyse ki tüf tüf onun yerini iştahla doldurdu. Hazların peşinden tutkuyla gitmedim hiç, daha çok doydum biraktım, açıktım istedim. Bu genetikse eğer çocuklarıma aktarmak istediğim bir şey olurdu. 

Sabah yine Kemal'in canı bızıldamak istiyordu. Ben de  "Annecim olup bitmiş bir şeyin ardından söylenmek,ah vah etmek,  kimseye kazanç sağlamaz dedim (aslında kendime söylüyorum galiba) . Etrafındakilere hayatı dar etmek kimseye iyi gelmez dedim, o da tam olarak iyi gelen şey bu anne dedi. Etrafımdakileri hayatı dar etmek bana iyi geliyor. Kendini bu kadar iyi tanıması ve bu kadar iyi ifade etmesine bayılıyorum bu çocuğun, kitaplar yüzünden olsa gerek. Kemal'in bence de yaptığı bu, canım sıkkınsa hepinizinkini de sıkarım.

Eylül'e sitedeki kediye kedi evi alacağıma söz verdim. Bugün yöneticiye sorup alsam iyi olur. Kedileri ve köpekleri çok seviyor. Kaplumbağa alırız belki.


16 Ekim 2023 Pazartesi

Bu Aralar - Kendimle Savaşım

 


Eylül bitti , ekimi yarıladık.Yoğun şehir temposuna bir nebze alıştım, şehrin çaresizliğine kendimi alıştırdım. Hala yaz fotoğraflarına bakarken çim buruluyor, en sevdiğim zaman eylül tatili jubilesi ile tatil defterini bir süreliğine kapatma planları suya düştü. 2 Eylül'de Bursa'ya giriş o giriş. İstanbul'a dahi gidemedim öyle bir giriş. Halbuki adaya , Güre'ye ve daha bir çok yere davet edildim. Hiç biri olmadı, böyle sıralayınca içim daraldı, kanalı değiştiriyorum...Ekim'de bir gün dağa vurduk kendimizi , bakacakta tek bizim olduğumuz bir noktaya konuşlanıp manzara izledik. Dönüşte hamam masaj, spontene güzel bir gün oldu. Bir tek bu yanıma kar kaldı.

Hepsi nazardan tabi, Yunanistan dönüşü paylaşım yaptım, Bursa'ya çakıldım. Bunlar hep nazar. Ama artık nazara karşı çaresiz değiliz, kendime akik kolye aldım, nazara birebir diyorlar, aldım inandım Allah'ım korusun bu vesileyle diyorum. Bu aralar sağlıklı yaşam , şifalı taşlar vs. sardım. Bir de malahit taşından bileklik takmaktayım, malum kadınsal hormanal sıkıntılarımı gidermek üzere. Aldım inandım niyet ettim ve işe yarıyor inan ki, çünkü inanç her şeydir.

Tatil dönüşü basküle çıktım ve o da ne, yunan yemekleri , aralıklı oruç , yüzme ve yürüyüş bana mısın dememiş 3 kilo almışım. Bir de öyle bir 3 kilo ki hepsi göbek ve bel çevresinde. O sevdiğim bel kıvrımım artık yok, içinde rahat edebildiğim pantolon şort hiç yok. Velhasıl moralim bozuldu, ilk tepkim diyetisyene gitmek olacaktı ki döndüm o yoldan. Yine kendi kendime bir şeyler yapma yolundayım. Şekersiz, glutensiz bir şeyler. Henüz 1 hafta oldu, bakalım sonuç ne olacak? 1 ay sonunda olmazsa uzman kapılarına artık...


Bursa'ya dasdas açılmış, tesadüf açılış gününe gittik biz de. Emre Altuğ dinledik, bir güzel gece geçirdik. Sonrası biraz kötü de olsa her şey yaşanması gereken gibi yaşandı bitti :)

M. gitti , yine 3 aylık dönem başladı. 29 Ekim'de niyet ettim niyet eyledim Foça'ya. Aslı yine yollarda.


2 Ağustos 2023 Çarşamba

Hayat, En Bilge Öğretmendir

     Dün gece mutlu, dingin rüyalarımdan birini gördüm. Genel konu değişmez zati, konsept değişir genelde. Evim çok güzel, mükemmel bir konumdadır. Hava bahardır, içim şefu usta kadar dingin. Çocukların okulları ile ilgili ikircikliyim ama her yol paris rahatlığı da var. Hadi oxford mu cambridge mi gibi bir seçim. Mehmet'i kıskanıyorum ama bana ait olduğunu da biliyorum (en tatlısı) Böyle dingin bir rüya böyle fırtınalı bir gecede nereden çıktı dersek yine eşşeğimi buldum , Mevlam yine beni mutlu etmek için zaten elimde olan şeyleri bir kaybetsem neler oluru bana hatırlattı. Durgun dediğimiz havaya fırtına sonrası dingin deriz. Çünkü dinginlik için fırtına gerekir. 



    1 Ağustos gecesi 12 civarı yola çıkmayı planlıyorduk. İstikamet komşu, çok kişiyle paylaştım , çok iç geçirmeye bizzati tanık oldum. Karavan her yönüyle hazırdı, yeşil sigorta, kamp rezervasyonu her şey ama her şey tamamdı ama içimde bir kaygı, anlamsız hisler vardı. Ama ben her yeni macera öncesi bu hislere alışkınım, korkarak adım atmada iyiyimdir. Bir ara şöyle düşündüğümü hatırlıyorum , bir sebep olsa da bu gece gitmesek. Ama illa sebep olmalı di mi? 6. hissi dinlemek kabil değil.  Velhasıl sevdiceğim son alışverişleri karavana bırakmaya gittiğinde onu şeytan mı dürtmüştür nedir, üst dolabı kurcalayayım demiş. Oradan düşen dosya gözünü çok feci yaralamış. Çıplak gözle bile hasar görülebiliyordu, çok korktum yalan yok ama yırtarız biz yine gibi de bir his yok değildi hani. Acilde yapılan ilk müdahale, dün göz dr nin yaptığı içinci müdahale sonucu acılı ama iyiye giden bir iyileşmenin içindeyiz şükür. 

    Yani 1 ağustos günü denize karşı değil evimin manzarasında, şu tatlı yoncama bakarken buldum kendimi. Bu yonca sürekli yavru vermesiyle, ara ara da tatlış çicekler açmasıyla gönlümde ayrı yeri olan bir çiceğim. İyi bakılıp bakılmadığını hemen belli eder, içten pazarlıklı değil açık. Beni seven ve evimde yavrulayan canlılara ayrı bağlanıyorum. Orkide öyle değil mesela ne güzel çiceklendi derken 1 haftada ölebilir, mücadeleci değil hiç. Çünkü yabancı, deplasmanda. 

  Tabi ara ara yapmasa olmaz , tatlış arabamda pazar İstanbul dönüşü arızalanınca onun da sıkıntısı üstümdeydi. Dün babam sağolsun onu hallettirdi sanayide. Neyse ki çok ta önemli bir şeyi yokmuş. O da ferahlattı beni. 

Gün sonunda elimde aynı hayat var ve ben daha mutluyum, ne güzel...

18 Mayıs 2023 Perşembe

Bu Sabah

 Dün okul dönüşü yoga dersim iptal oldu, bende ormana gidip 5 km tempolu yürüdüm. Kulağımda Gazapizm, etrafımda sincaplar, puslu 16 derece hava , yemyeşil orman , her şey benim için bir araya gelmiş gibiydi. Bana çok iyi gelen bir yürüyüş oldu, baharı seviyorum. Eve dönünce 20 dk toprak elementi yogası yaptım. Üstüne duş, çok iyi hissettim kendimi. Mutluluk içimizde olayının bende ki tanımı bu. İçimde mutluluk oluşması için bir şeyler yapmalıyım ben, keşke oturduğum yerden de başarabilseydim.

Sonra kuzular geldi yemek , kurs , Sena'nın yanına biraz da o kuzularla öpüş koklaş. Akşam Eylül'ün duygular tavan yapınca(başka bebekleri sevmeme dayanamaz asla) eve döndük. Onlar yatınca mubideki yarım filmimi bitirdim. 


Film güzeldi , bitince biraz moralim bozuldu filmin havası yüzünden sadece. Balkonda bir sigara ve yattım. Gece travma ve  bilinç altı korkularımı konu eden klasik rüyamı gördüm.  Sevgili beynim beybim (espri Erman Çağlar)