31 Ekim 2020 Cumartesi

Günün En Sevdiğim Saatleri

 Öocuklar uyudu, bense telefon esaretine vermedim dün geceyi. 1-2saatle kurtuldum. Aklımdaki işlerden birini hallettim, daha iple çektiğim bir balkon sefası cepte( çok ta geçe kalmamalı manzara kaçmasın, yatmadan hemen önce ki sigara iyi gelmiyor bir de) Blog başına oturmuşum dha ne isterim ki

Güel bloglar yazma isteğimi arttırıyor, harekete geçiriyor beni. Bu geceki motivasyonum pinhani günlüğü oldu. Bu aralar sürekli pinhani ve neşet ertaş dinliyorum. Pinhaniye zaten severdim Neşet Ertaş'ı yeni keşfediyorum. Sanırım Neşet Ertaş'la tanış olmak için bazı dertlerin içinde yoğrulmak gerekiyor, acıyı bastırmamak içinde yaşamak. Ne zaman çaresizliği güçsüzlüğü kabullenirsek orada başlıyor acının güzelliği. İsyan değil naiflik, razılık güzelleştiriyor acıyı. 

Pinhani gibi bunca albüm bunca şarkı boyunca güzel sözler güzel şarkılardan hiç kopmamış bir grup azdır sanırım. eski şarkıları coverlamakta az iş değil (bkz Mor ve Ötesi) yada ilk 3 albümde kalmakta mümkün(bkz Redd) ama iyi ki Pinhani var, eski şarkıların yanına yenilerini katabildiğim için iyi ki varlar.

Birini sevdiysem  tanışmam anlamam lazım illa ki. Ne bulsam okuyorum ne bulsam dinliyorum Pinhani ve Sinan Kaynakçı ile ilgili.Güzel okumak güzel dinlemek bir de güzellikleri seyretmek var yaşamaya değer olan bana iyi gelen,kafamdaki parazitleri temizleyen... 

Birkaç not o zaman okumalarımdan;

Basit bir unutkanlığın ötesinde kibir gibi bir şeydir. Kendini bu gibi konularda dikkatli olma ihtiyacından öte bir konumda görmekle ilgilidir. Değişiklikleri farketme ihtiyacından öte bir konumda görmekle ilgili ya da tek tek bireyleri tanıma ihtiyacından(Alice Mundro -Değişimden Önce 29.2.20) İşte bu benim insanları iten, sevimsiz yönüme güzel bir açıklama...

Genel olarak iman sahipleri, kendileri nasılsa Tanrıyı da o hale getirirler. İyiler onu iyi yapar,kötüler de kötü. Kinci ve geçimsiz sofular herkesi cehennem azabına uğratmak istedikleri için cehennemden başka bir şey göremezler. Sevgi dolu ve tatlı ruhlar cehennem azabına inanmaz. İntikamcı, her zaman öfkeli bir tanrı düşünmekten çok uzakta tatlı ruh, sofuların adalet ve cezadan başka bir şey görmedikleri yerde sadece şefaat ve acıma görür(Rousseau İtiraflar 26.03.20)Çevremdeki olan biten hakkında güzel tespit

İtiraf etmek gerekir ki hem bu dünyada hem de öbür dünyada kötüler gerçekten insanı güçlüğe uğratan şeylerdir(İtiraflar)

Tabletten okuyorum artık kitaplarımı fakat bazı kitapların olduğu bir kütüphane oluşturmayı düşünüyorum sık sık, sahi hangileri olacağını seçebilir miyim ki?


29 Ekim 2020 Perşembe

Yeni ve Yine Okumalar

 Okumak, en çok hissettiğim ama adlandıramadığım duygularımı ifade yönünden besliyor beni. İnsanı en çok ta kendimi anlamak için bir de. Hep yeni kitaplar ekliyorum okuma listeme. Aslında çok sevip yeniden okumak istediklerin de bir o kadar fazla. Günde boş telefon vakit öldürmelerimi de okumaya ayırsam listem daha kolay eksilir aslında ama bazen boş olduğunu bilsem de iyi gelmeyeceğini bilsem de başka türlüsü elimden gelmiyor. 

Yeniden aynı kitabı okumak istediğim yazarların başında Milan Kundera var mesela. Varolmanın dayanılmaz hafifliği mesela. Oradan bir kaç alıntı

    "Bizi seyreden birinin olması, bizi seyredenleri bir türlü aklımızdan çıkartamamak yalanlar içinde yaşamak demektir"

    "Bedensel sevgi şiddetsiz düşünülemez"

    "Sevgi insanın gücünden vazgeçmesi demektir"

Özellikle bu kitabı okumuş birileriyle bu kitap üzerine konuşmayı çok isterdim. Belki ileride böyle bir kulübe katılırım, ne güzel olur.

Bunlarda tehlikeli ilişkilerden

    "Her şeyden bıkılır meleğim, doğanın kanunudur bu"

    "Yıkımın son derecesi var ki orada dostluk ızdırabı arttırır. Yaralar öldürücü olunca her ilaç merhametsizlik sayılır"

    "Kibir mutluluğun düşmanıdır"

    "Daha büyük kötülüklere katlanmak gerekirken bazı kötüler anında öldürülmeli"

Geçtiğimiz yıl tam da bu gün( ne çabuk ve boş geçmiş koca bir yıl) defterime şöyle not almışım 

"En çok seninle olan hikayenin baş rolü olmayı seviyorum galiba, çok romantik geliyor bana bu durum" Şimdi bu satırı okuyunca o anki hislerimi ve bu hissi hatırladım. Tanıdık bu his, sıradan olmamak farklı bir şeyler yaşamak hep cazip geliyor bana. O yüzden sanırım ne kadar zor gelse de yalnızlık ve özlem, ağız dolusu gitme diyemedim Mehmet'e. Hangisi daha zor bilemedim. Uzaklık mı monotonluk mu? Hala da bilmiyorum. Bizim ki mi başarı onların ki mi?

Mehmet'in gelmesine 5 gün kaldı. Bu sefer yeni kararların, düzen değiştirmenin arifesindeyiz sanırım. Ve ben alışılmışın miskinliği içinde hiç bir şeye gücüm yok gibi. Bekleyelim görelim...



18 Ekim 2020 Pazar

Borges

"Yalnızlık bana acı vermiyor, insanın kendisine ve kendi huylarına katlanmasıyla hayat zaten yeterince zor.
Yaşlandığımı anlıyorum; en şaşmaz belirti de yeniliklerin beni ilgilendirmemesi,
eğlendirmemesi; belki de temelde yeni olmadıklarını, olsa olsa eskinin ürkek varyasyonları olduklarını kavramadan ileri geliyor " diyen satırları okudum simdi. Edebiyat sen ne guzelsin. Nasıl anlatır içindekileri bir kitap,henüz sen adını bilmezken.
Hayatımın sıkıcı anları eskisi kadar sıkmıyor beni. Hayat tahammülü,empatiyi öğretti bana. Yaşlan!anın guzel tarafı hiç bir şeyin seni şaşırtmaması der yürüyen şatoda. 
Gunlerimin kiymetini biliyorum artik sikintilarima tahammul etmeyi ve mutsuzluklarimi da sevmeyi..,

5 Ekim 2020 Pazartesi

Evlilik üzerine

 uzun yıllarını evli geçirmiş çiftleri gozlemliyorum bu ara.Ask yok sevgi yok çokça alışkanlık az biraz nefret var arada. Sevmediği adamın herseyine gıcık kaparken yine de yanımda olsun nefes alsın yeter deniyor. Erkek için de eşini alıp temizlik yemek yapan bir robot koysak pek farketmez. Eş ölünce genelde badem gözlü oluyor , yalnızlık sıkıntı bir tek yoksa paylaşılan anlara dair pek özlem yok. Peki yalnız kalma tehlikemiz olmasa ne olurdu? Çok basit değil mi evliliği mutalist yaşama indirgemek?

Evliliğin anlamı ne? Kendime soruyorum bunu bu akşam. Hayat boyu aynı kişiyle aşk mümkün değil ise gercekleri kabullenmek mi konfor alanlarımızda.risksiz yaşamak bu doğru yok

4 Ekim 2020 Pazar

Güzel Sonbahar

Karşımda dingin deniz,bunaltmayan açık hava,kontratın sonları geri sayım günleri ne guzelsin sonbahar. En sevdiğim mevsim sonbahar ve ilkbahar. Biraz önce denizden çıktım,sanırım sezon finaliydi bu 2kez girdim oyüzden uzun uzun yüzdüm. Tatile gidemiyorsam tatil bana gelmeli ,guzel Bursamın nimetleri…
Hayat seçimlerimiz madem,bana iyi gelenleri seçmeye çabalıyorum,bu gunku iyi geldi net...
Peki niye her zaman farkında degiliz iyi gelenlerin? Kendini bil öğüdü hayatın temel formülü bir yerlere asmalı belki...

5 Eylül 2020 Cumartesi

Uzun zaman Oldu

Aslinda duzenli notlar aliyorum telefonuma gune dair ama yukleme konusunda tembelim. Halbuki gunun sonunds yazmak çok daha verimli ve doyurucu. Aziz Nesin di galiba "Birgun yazmasam kalemim acemilesir" diyen.
Kitap tabletimden yaziyorum bu sstirlari biraz zor

6 Ağustos 2020 Perşembe

Başım Ağrıyor

Hava sicak hemde cok bu gunlerde gun de fırın yemeği yaotim.yandi kavruldu ortalık.yanlis seçim...
cocuklar cok cok iyiydi bugün ben nasildim onlar icin bilmiyorum.keske daha az kizsam,daha sabırlı saygılı olsam...
bugun yeni eve taşınma gunune gune karar verdim,7yillik yuvamdsn baslasins tasiniyorum.endise yorgunluk karisimi birseyler hissediyorum.hayat son hizinda devam ediyor

Günün En Sevdiğim Saatleri

 Öocuklar uyudu, bense telefon esaretine vermedim dün geceyi. 1-2saatle kurtuldum. Aklımdaki işlerden birini hallettim, daha iple çektiğim b...