Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Gökçeada - 15.07 - 15.08.2018

Bu yaz 1 ayımızı Gökçeada'da geçirdik. Mutlu, huzurlu, gelen gidenlerle bol hareketli bir 1 ay geçti adada. Şuan düşününce olduğundan da güzel geliyor bu gerçek. Gelelim ayrıntılara...


Yolculuk 2 küçük çocukla oldukça meşakkatli, km olarak kısa süre olarak uzun. Çünkü Gökçeada feribotları Avrupa yakasından kalkıyor. Çanakkale'den Eceabat'a, oradan da adaya geçiyorsunuz. Feribot 2 saatte bir bu yüzden online bilet almalısınız yoksa sıra beklemek gerekiyor. Sıra beklenmeyecekse şehitlikleri gezmek için iyi bir fırsat, iskele şehitliklerin dibi. Biz çocuklarla o işe hiç girmedik. Feribot yolculuğu 1 buçuk saat sürüyor.




Güzeller güzeli bir taş evde kaldık. Gerçek olamayacak kadar güzeldi evim ve manzarası. Teşekkürler airbnb. Evimin Kale Köy'de kalenin hemen dibindeydi. Yıldız koya çok yakın olsa da deniz dönüşü kaleye gün batımı izlemeye gelenler yüzünden eve ulaşabilmek sıkıntıydı. Ama ev öyle güzeldi ki her hangi bir şeyden yakınmak büyük nankörlük olur.
Kaleköy adanın …
En son yayınlar

Ailevi Tranvalar

Bu aralar bununla ugrasiyorum yine, Mehmet gidip ben sıkı aile iliskilerine daldigim icin olsa gerek. Veeee karşımda bunu anlayabilecek bir ebebeyn bulunmuyor ,derdimi anlatsam tamamen yanlış anlayıp iyice sinirlerimi bozuyor. Artık daha bir kayıtsızım bu duruma derken vücudum kayıtsız kalamadı. Midem çok ağrıyor.
Yine yalnız ve yardımsız bi 15 gün var önümde Allah yardımcım olsun.(ki oluyor)
Kemal dün çilekli kefir içince alerjileri azdı. Sabah belki otuz kere hapşurdu gözler kısıldı.
Okulda öğretmenine söyle annecim durumunu dedim o da sende öğrencilerine midenin ağrıdığını söyle dedi. Düşünceli oğlum benim ,biz hep birbirimizi anlayalım ve sevelim olur mu?
Eylül de nasıl düşkün buara bana. Annecim diye diye öpüyor sarı papatyam.
Babamızı çok özledik...

Bağlanamama Sorunu

Kendimde bu günlerde fark ettiğim bir durum var ki ben bağlanamıyorum. Gerek bir eşya gerek bir arkadaş olsun ayrılmakta hiç bir sakınca görmüyorum. Bu zamana kadar bağımsızlık olarak yorumlayıp bir sakınca görmediğim bu durum bu günlerde aklımı kurcalıyor. Yazlık kışlık yaptığım bu günlerde derin öz değerlendirmelere daldım. Raf , baza , dolap temizliğine giriştim ve poşet poşet eşya ayıklayarak güzel düzenlemeler yaptım(bir süreliğine tabi ki) Vazgeçemediğim hiç bir eşya yok , iş görüyorsa kullanıyor görmüyorsa atıp yenisini alıyorum. Çevremdeki diğer insanlarda durum biraz daha farklı (istifcileri es geçiyorum) Herkesin çok sevdiği asla atmam dediği bir şeyleri var. Bende ... nothing... Çok sevdiğim arkadaşlarım , akrabalarım ve ailemden oluşan bir çevrede yaşıyorum. Ama konu bir şehir ya da ülke değiştirmek olduğunda bu bana asla uzak ya da korkutucu gelmiyor. Tek kaygım oradaki hayatımın getirdikleri oluyor. İnsanlardan uzaklaşmak bende kaygı yaratmıyor. Ya da uzaklaştığım arkadaşla…

Şu Anda

Bakıma muhtac 2 çocuk ve yaş otuzbeşken okunacak kitaplar,izlenecek diziler,gidilecek yerler listem sürekli uzarken şimdide olmak ta güzel.Belki de emeklilikte(nedense goremiyecekmis gibi hissedip acayip korkuyorum) hiç canım sıkılmayacak.
Şimdi ki hallerinin her anının farkına varmak istiyorum,ileri de belki en çok onları iyi beslemek ,evi hep toplu tutmak,aynı zamanda ...... vs...vs. yapmak icin onlarsız oldugum zamanlara hayıflanacağım.
Kemal çok sinameki şu sıra,babasını özledi ama söylemez çok böyle gösteriyor. Biliyorum ya hep sabır göstersem hep sarıl sarmalasam ya olmuyor işte hepimiz yaralıyız çünkü...
Hep her istediğinde çizgi film/telefon izni vermiyorum ya aklından düşünüyormuş o zaman telefon izliyor gibi oluyormuş:)
(Yanımıza gelen yaşlı teyzeye) Anne çok garip bir teyze, sanki eskimiş ama ölmemiş dedi:)
Benim ceza olarak gece kardeşinle yatıcam tehditleri haddi aştı,birbirlerini şikayet başladı. Ben de bu gece hep beraber benim yatakta yatarız deyince nasıl bir sevinç a…

Onay İhtiyacı

Gece saat 12,mutfakta 2çesit yemegimi salatami yapip,buzluga biberleri trmizleyip attım.Diger hafta ici hazirliklarimi tamamlayip saçıma cila yaptim.Ve simdi balkonda keyip yaparken huzurluyum.Bunlari yapmadan keyip yapamazdim.Niye?
Herseyi tam yapmazsam niye huzursuzum?
Sadece gorevlerimi yaptigimda kendimi degerli hissediyorum. Halbuki daha bugün anneme kendini baskalariyla kiyaslama diye nutuk atiyordum.Oysa ben de bir baskasi aferin demeden taktir edemiyorum.Taktir gormezsem mutlu olamıyorum.İçimdeki mahalle teyzesini susturamiyorum. Onun gecer not vermesi icin cok calismam gerekiyor. Cocuklarimla en kralından ilgili,evinde yemegi ev yoğurdu her daim hazır,ayni zamanda bakımlı fit olmazsam gözlerini devirip olmadı diyor,beceremedin bu isi.
Niye böyle?Çare terapi mi,çocukluguma mı inmeli emin değilim.
Not:Tek basima uzun bir seyahat (mesafe olarak) yapmak istiyorum.Bu da burda dursun yapılacaklar listesinde.

Kitap mı Blog mu??

Kitap okumak birisini dinlemek gibi , blog okumak kalabalık bir arkadaş toplantısı...
Kitap okumak ister istemez hak vermek, anlamak gibi , blog okumak hak vermesen de kafa sallamak gibi...
En çok takip ettiğim bloglar espirili bir dinle yazanlar fakat benim için namümkün...
Buradan yola çıkarak diyorum ki ben fazla eğlenceli biri sayılmam, kendimi fazla ciddiye alıyorum sanırım.
Bir konuda bilgi sahibi olmak için de blogları araştırıyorum fakat daha çok ilgimi çekenler benimkinden farklı hayat tarzlarını deneyimleyenler. Bende böylesi de mümkün hissi verdiği için iyi ki varsınız bloglar...
Bloglara fazla dalmak iyi değil yalnız,dozunda olmazsa kafamı karıştırıyor. Çok fazla birilerini dinlemek kendine giden yolu bulandırıyor sanki.Hani şarkıyı duymak için diğer gürültüleri kısmalısın ya öyle bir durum...
Kitaplar söz konusuysa çok okumak karışıklık değil berraklık yaratıyor. Belki biraz asosyellik dezavantajı (bknz.sürekli kabuğuna çekilme arzusu)
Bu da bugünün çıkarımı olsun bakalı…

Bu Aralar - 24.09.2018

Bu aralar Mehmet'le ebeveynlik üzerine çok düşünüp,çok konuştuğumuz bir dönem.
Bazı can sıkıcı olaylar yaşadık ki bence çok güzel kararlara sebep oldu. Yine bu aralar anneliği doya doya yaşadığım, ileri de bu anları bu halleri çok özleyeceğimi bilerek her anı yakalamaya çalıştığım günler. Güzel geçen tatilin mutluluğu , yakında yine ayrılacak olmanın hüznü(kaygısı) , okullar düzenler derken yoğun ama keyifli günler geçiyor. Çocuklarımla özleşmenin tadını çıkarıyorum, tatil ve boş zamanlarımızın daha kıymetini bilir olduk.
Dün ilk defa kahvaltı sonrası tv izlerken Kemal'i arkadaşı balkon altından sokağa çağırdı .Kemal'in onunla konuşması, tv den vazgeçip sokağı tercih etmesi, bize ben gidiyorum demesi... Çok şaşırdık ve duygulandık. Mehmet'le dışarıdan çok şapşal görünüyorduk belki ama öyle işte...
Eylül'ün beni özlemesinin çok keyifli dönüşleri oluyor. Mesela annecim diye konuşmaya başladı benimle. Bana sevgisini göstermesine pek alışkın değilim, sonsuz mutlu oluyo…