21 Nisan 2026 Salı

Viyana - (10 - 13.04.26)

Ramazan darlanmasının bir anınında biletlerini alıverdiğim gezisinin günü geldi çattı. Bu kez yüreğimin götürdüğü yere değil ajandamın götürdüğü yere gittim. Çok az doğaçlama ile, daha planlı bir gezi yaptım. Niye Viyana derseniz , çocuklarla gitmeye uygun gibi geldi de ondan. Döndükten sonra da fikrim değişmedi, gezi herkes için eğlenceli geçti. 

1. Gün - Sulu kar şoku , Doğa tarihi müzesi

Kelebek ruhu

Tamam Bursada'da bahar tam anlamıyla geldi sayılmaz ama sulu kar da nedir? İndiğimizde hava şoku, çünkü biz bahara hazırdık. Valizi eve atıp merkeze bolt'ladık(uberden daha ucuz ,bir de tüm taksiciler Türk olunca sevdiğimiz "burda hayat nasıl" muhabbetini yapabiliyoruz) Doğa tarihi müzesi (o meşhur dinozorlu müze) ,yemek ve ev. 

2. Gün - Sanat tarihi müzesi , Prater

Kemal'i fotoya ikna yöntemleri

İlk durak sanat tarihi müzesi , bu şehirde müzeler harika. Tüm salonların ortasında kocaman oturma alanları , kalabalık dozunda , vestiyer ,kasa , içme suyu hepsi erişilebilir durumda. Müze ortasında çok güzel kafe , dinlen gez dinlen gez. 3 saatte gücüm bitti müze bitmedi.

Hava neyse ki güzel bugün. Prater'a doğru yürüyüşe geçiyoruz, kanal boyu cıvıl cıvıl , bir kafede mola verip parka ulaşıyoruz. Güzel bir parkın içinde kocaman bir lunapark karşılıyor bizi. Çocuklar bayılıyor, biz de 1-2 oyuncağa biniyoruz (burada güvenmeyeceksem nerede güvenirim ki tehlikeli oyuncaklara) Parkın içinde roller coster restaurantta(burgerler raydan geliyor) burger yiyip evimize doğru biraz yürü biraz bolt. Hava güzelse şehirler güzel...

3.Gün - Sabah amenosu , Ulusal kütüphane , Saray bahçeleri 

Mızmızlanan çocuklarına göz belerten bir anne

İlk iş güzelce giyinip 11'de kilisedeki sıralarda yerimizi aldık. Viyanada kilise akustiğinde müzik dinlemek pek meşhur,biz de eksik kalmadık. Önce ayine sonra konsere katıldık. Sonra Hofburg bahçesindeki seramsı cafede mola (bu kafe yandaki kelebek serasına komşu, doğru masada oturursanız kelebekleri izlemek pek güzel) 
Ulusal kütüphane ,buraya da 1 saat ayırmalı çünkü ayın temasına göre seçilen el yazması ve diğer değerli eserler camekanda sergileniyor. Biz gittiğimizde tema aşkdı. Leyla Mecnun 'dan Hamnete kadar bir sürü el yaması sergileniyordu, bayıldım. Ben okurken çocuklara gına geldi ama tabi ki gına gelecek çocuklara oturacak yer düşünülmüştü, medeniyetin sen ne güzel şeysin😊
Sonrası o bahçe senin bu bahçe benim geze geze günü bitirdik. Son durak bira fabrikası, köşelerdeki bankodan yiyecek alıp bira tadımı yapılıyor, kocaman bir alan. Burada da çocuklara oyun alanından tutan da kutu oyunları masasına kadar her şey düşünülmüş. Avrupalılara sesleniyorum, devlet siz çoğalın diye daha ne yapsın?

4.gün - Alışveriş caddeleri , görülecek son binalar ve dönüş


Son kilise

Sevgili eşimi güzel bir kahveciye çantalar ile bırakıp çocuklarla merkez turu yapıyorum. Opera,kilise,alış veriş caddeleri vb. Sonrası kahvecide halinden memnun eşi alıp ,güzel bir italyan restaurantı ile geziyi tamamlıyoruz. 

10 nisan yolculuğun başlangıcı günü ,yüz taraması uygulamasının ilk günü idi. Kuyruk olur diye endişeliydim ama olmadı ,gayet güzel hazırlanmışlar.

Viyana, adeta medeniyetin şehir hali , gördüğüm en medeni Avrupa başkenti idi. İnsanlar kibar, parklar temiz,şehir ferah. Görmek istediklerimin ilk onuna girmezdi belki ama, görünce fikrim değişti. İleride bir zaman sadece müze gezmek,müzik dinlemek ve parklarında sakince oturmak için gelmeyi diledim buraya.

Sevgiler...




20 Nisan 2026 Pazartesi

Yazar Akademisi 3 - GABO / Anlatmak İçin Yaşamak


  • Disiplin ilhamdan önce gelir. Her gün aynı saatte masanın başına oturmalısın ki ilhan geldiğinde seni yazarken bulsun.
  • İlk cümle iyiyse gerisi çorap söküğü gibi gelir. Okuyucuyu hipnotize etmeli. 
  • İnandırıcılık için gerçekçi bir dille olayı en ince ayrıntısına kadar anlatmalısın. Etrafta kelebekler uçuyordu yerine etrafta sarı kelebekler uçuyordu demelisin. Gökyüzünde 15 fil vardı inandırıcıdır, gökyüzünde filler uçuyordu değil...
  • Gerçeklikten kopma. Hayal gücü, gerçekliği yeni bir biçimde kurgulama aracıdır. İyi hikayeler büyükannenden duyduklarını sokakta gördüklerinle harmanladığında ortaya çıkar.

  • Teknik bilgiler; 
    • Sıfat kullanmak yerine doğru isimlendir.
    • Gereksiz süsleme anlatım hızını keser
    • Yazdıklarını sesli oku
    • Hikayenin bittiğini, ona bir şey ekleyemediğinde değil ondan bir şey çıkartamadığında anlardı
    • Kişiler, gerçek hayattakilerin kolajı ile oluşur
    • Konu bir imgeden doğar (buz göremeye giden çocuk gibi)

    Marquez'in büyüsünün izini Guanaba'nın Kokusu, Anlatmak için Yaşamak ve Sinema Atölyesi kitaplarından sürebiliriz.

    Guanaba'nın Kokusu ,yakın dostu Plinio Apuleyo Mendoza ile yaptığı uzun söyleşilerden oluşur ve   Márquez’in yazarlık üzerine en çok referans gösterilen eseridir.  Bu kitapta GABO'nun edebiyat anlayışı ve yazma disiplini buluruz.

    Anlatmak için Yaşamak isimli otobiyografik eserinde, kitaplarında yarattığı zengin büyülü gerçeklik dünyasının , yaşamının ve topraklarının zenginliğinden beslendiğini söyler. 

    Sinema Atölyesi kitabı , yazarın Küba'da açtığı sinema okulunda verdiği senaryo ve hikaye anlatıcılığı atölyelerinden derlenmiştir. Teknik ipuçlarından bahseder.

    Márquez’in satırlarında; Güney Amerika’nın zenginliğini, direniş ruhunu ve o kaçınılmaz kaderciliğini iliklerimize kadar hissederiz. Ancak o, tüm bunların ötesinde, bu ham malzemeyi dehasıyla işleyen bir ustadır. 

Sevgiler...


9 Nisan 2026 Perşembe

Yazar Akademisi 2 - Haruki Murakami / Mesleğim Yazarlık


  •  Romanın fiziksel olarak nasıl oluşturulduğunun farkında olarak oku, çok oku
  • Kendi sesini bul ,taze,enerjik ve sana ait olmalı
  • Her gün 10 sayfa doldur. Önemli olan yetenek değil aynı noktaya odaklanma becerisi kazanmak.
  • Yazarken hızlı ve doğaçlama yaz. Ama bittiğinde tekrar tekrar yazmalısın. Yazdığını tekrar tekrar yazmak için masaya oturma kararlılığın olmalı
  • En önemlisi özgüvendir, hikayeyi anlatabileceğine , kaynağı bulucağına güven
  • İçindeki kuyuyu kazıp tuhaflıkları ortaya çıkartabilmektir yazmak. Yazarken dış dünyaya kapanıp kendi kuyuna inmeli ve orada kalabilmelisin (konsantrasyon)
  • Gözlemlerle beslen
  • Oku,bedenini çalıştır,her gün masaya otur,özgün sesini bul,taslağı yaz,tekrar tekrar yaz,kazmaya devam et pınara eninde sonunda ulaşırsın.
Murakami , bir gün beyzbol maçı sırasında roman yazabilecekmişim gibi geldi ve yazar oldum der. Yazarlığa başlamadan önce barı vardır. Romanlarında bar yıllarının izlerini çokça hissettirir.  Aynı zamanda iyi bir koşucudur. Onun sırrı, basit rutinleri büyük bir kararlılıkla yıllar boyu devam ettirebilme yeteneğidir. Roman yazmadığı zamanlarda çeviri yaparak yazmayı sürdürür.  Romanlarında sadeliğin estetiğini duyarsınız. Tam Japon tarzı değil mi?

Sevgiler...

2 Nisan 2026 Perşembe

Nisan - Leylekler , planlar, cıvıldayan kuşlar...


Bol yağışlı, kuş cıvıltılı ve tomurcuk kokulu mis gibi Nisan ayına nihayet kavuştuk. En sevdiğim aya kavuşmanın çoşkusu içimde,doğanın her yıl tanık olduğum döngüsünü hayranlıkla izliyorum. Bu döngü geçiçiliğin tevekkülünü ve yaşamın dolu dizgin gücünü aynı anda söylüyor. 

Ömür denen sürede bu döngünün izleyicileriyiz. Çarklar tüm gücüyle dönmeye devam edecek, bizden önce olduğu gibi bizden sonra da. Belki bir gün biz de onunla birlikte tekrar yeşerip ,tekrar öleceğiz. Küçük ağaca selam olsun, oradaki yerliler buna gidişat diyordu, güzel çeviri bence...

Doğanın başlangıcı benim başlangıcım hepsi bir arada,beni güzel hislerle dolduruyor. 15 Nisan yeni başlangıçlar için iyi bir günmüş(bknz. ben astrolog değilim)  ,yeni yıl kararlarımdan birine başlamaya niyet ettim Rabbim kabul eyle 🙏

Eve dönüş yolunda, otobanın hep aynı yerinde ,yirmi - yirmi beş leylek daireler halinde uçuyor. O an trafik biraz yavaşlıyor, bende kısacık da olsa bu güzel manzaranın keyfini çıkartıyorum. Gezmeyi severim malum, bu rastlaşmayı, bu yılın bol seyahatlı geçeceğine yorup seviniyorum. 

Zihnim hızlı , odaklanmakta sorunum yok ama planlarıma gün yetmiyor, dilediğim yavaşlamaya eremiyorum bir türlü. Varsın olsun, gücümün yetmesine şükran duymalı, belki de yoğunluk enerjimin yakıtıdır.

Zihnimde seyahat planları var. Biri haftaya diğeri yaz tatilinde. Haftaya olanı planladım, valiz hazırlığı kaldı bir tek. Saçma ama valiz beni çok yoruyor. Zihnimde günlerce valiz hazırlıyor boşaltıyorum. Niye? Sanırım verimlilik kısmına fazla takıyorum, genlerimde alamanlık olmamasına rağmen😀

Bu kez dersime çalıştım,spontene davranmayacağım genel alışkanlıklarımın aksine. Hangisini daha iyi göreceğiz.

Sevgiler...


28 Mart 2026 Cumartesi

Bir Soru -Ön Yargılar


Merhabalaştığınız komşu/iş arkadaşı düzeyinde sempati duyduğunuz biri var. Tanışıklığınız minik sohbetler düzeyinde, ama fikrinizce bu kişi hoş ve iyi biri. Bu kişiyle spor salonunda karşılaşıyorsunuz. Açmış hoparlörü hiç sizlik olmayan feci bir müzikle spor yapıyor ve siz geldiniz diye kulaklığa filan da geçmiyor, selam sabah ve aynen devam.

Sorum şu :bu kişi hakkında fikriniz değişir mi? 

26 Mart 2026 Perşembe

Yazar Akademisi 1 - Orhan Pamuk / Saf ve Düşünceli Romancı


Yazar söyleşilerini sever misiniz? Yazarların meslekleri ile ilgili yazdığı kitapları okumayı peki? Ben ikisini de çok severim. Bu tip kitapları okuyup hayallere dalmanın yanı sıra ajandama notlar alır, bazen dönüp tekrar ederim. Dürüst olmak gerekirse blog okuyan ve yazan bir avuç gönlünde yatan aslan, biraz budur değil mi?

"Roman yazmak, kendi hayatımızı başkasıymış gibi, başkasının hayatını da kendi hayatımızmış gibi anlatma sanatıdır." der Orhan Pamuk.

Bu yazı dizisinde sevdiğim yazarların yazma üzerine tavsiyelerine yer veriyorum. İlki Orhan Pamuk'un Saf ve Düşünceli Romancı kitabından buyrunuz...

  • Saf (gerçekçi) ile düşünceli(kurgu) arasındaki dengeyi iyi kurun.
  • Her kitabın gizli bir merkezi vardır. Ana fikir gibi değil,daha çok kitabı bitirdiğinde ulaştığı derin anlam noktası demek daha doğru olur. Yazarken her bölümde bunu akılda tutun ama hemen açık etmeyin.
  • Yazmak soyutu somutlaştırmaktır. Soyut kavramlar yerine somut eşyalar üzerinden yazın. Okurken zihinde manzaralar oluşmalı.

  • Eşyaların gücünü kullanın, roman dokusu olaylardan ziyade eşyaların üstüne kurun.
  • Karakterin iç dünyasını anlamak yerine, onun gözünden dünyayı anlatın. Biz karakteri "gördüğü" sokakta tanımalıyız.
  • Defteri yanınızdan ayırmayın,sokağı,detayları,rüyaları her şeyi not edin.
  • Roman yazmak sabır işidir. Teknik öğrenilebilir ama yazma isteği içten gelmelidir.
  • Yazar en çok kafelerde oturup not alarak beslendiğini söylüyor.
Orhan Pamuk romanlarını seviyorsanız, tüm bu maddeleri ne kadar ustalıkla uyguladığını hayranlıkla farketmişsinizdir. Kitap, yazarın 2009 yılında Harvard'da verdiği Charles Eliot Norton Lectures konferanslara dayanarak yazılmış , kendimce ana noktalarını özetlemeye çalıştım.

Sevgiler... 

19 Mart 2026 Perşembe

Reset 4 - Sonlar ve Başlangıçlar


Ramazanı uğurluyoruz bugün. Sakin mi monoton mu demeliyim bu ay için? Monoton daha ağır basıyor zira sakinliği , maneviyatı içime işlemedi bu yıl. Bir şeylere niyetlendim yapamadım , sonra zaten hiç halim yok moduna geçiş yaptım. Aslında arınma ve huzur ramazanda yaşamaktan çok hoşlandığım duygulardı, bu yıl hissedemediysem sebebi benim. Çünkü ne demişti davranışçılar? Önce hareket sonra niyet, önce eylem sonra huzur. Ben eylemde bulunmadım, orada tıkandı işler.

Birbirinin aynı günler çok hızlı geçiyor, günün torbasına bir şeyler koymazsam ,uçup gidiyor hafifçe. Ben böyle zamanları pek sevmiyorum. Yorulmadan dinlenemiyorum, boşluk dinlenmek değil ama bazen de olmuyor işte. Sıkıldım , sıkıntımın içinde durdum,onu hissettim, "hayat hep böyle olsa ne olurdu" nun hayalini kurdum, belki biraz daha sıktım kendimi. Islak çamaşırı sıkar gibi tüm sıkıntılar aktı bir süre sonra kuru bir boşluk kapladı içimi. İşte kendimi tam burada resetlenmiş hissettim. Olmayanı kabul , kendini yanlışlama reset değil de nedir?

Yeni bir dönem başlıyor,günlerin ,hallerin ,onların ve bizlerin farkında olmalı. Çünkü, senin sıradan dediğine Nuri Bilge Ceylan film çekebilir:)