gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2023 Çarşamba

Sikia

 


Yazımı öyle güzel bir manzaraya karşı yazıyorum ki ,fotoğraf gerçeğin yakını bile değil. Sabah yüzümü denizde yıkadım (bu yıl ilk) , sonra kuzulara aparatif bişiler hazırlayıp köye yürüyüşe çıktım. Sessiz sakin ufak bir sahil kasabası. Bizimkilerden farkı her yerde güzel taş  evler var , ama çirkin tatil sitelerinden yok. Dönüşü caddeden yaptım, bir pastaneye uğrayıp frappe ve börek aldım. Yerel bir marketten de peynir,sebze vs. Daha çok yerli halk var burada sanırım, pek yabancı plaka yok kamp dışında. Kampımız içinde her şeyi barındıran ufak bir komün gibi, pek dışarı çıkan yok. Sonra mis kahvaltı,akşam yemeği hazırlığı ve nihayet kahve,yazı. 8 ağustos'ta geldik Yunanistan'a, şu an 2. durak Sikia'dayız. 

18 Nisan 2022 Pazartesi

Kapıdağ Kamp



Ara tatilin son 3 günü karavanlar kısa bir yolculuğa çıktık. Kapıdağ kamping o civarda açık olan tek kamptı, orada karar kıldık. Cuma günü 2 saatte kamptaydık, yakın yolculukların da ayrıca konforu oluyor. İlk gün Kapıdağ Yarımadasını gezdik, daha önce Narlının ötesine hiç geçmemiştik. Sahil yolunu takip ederek adanın arkasına geçtik. Bol virajlı, dar ,uçurum kenarını takip eden bir yol. Ama manzaralar çok güzel. 

Ocaklar , Narlı , Doğanlar , İlhanlar , Turanköy , Manastır ve Ormanlı rotasını izleyip geri döndük.




Kamp alanı kumsal kenarında çam ağaçları altındaydı. Bizden başka 2 karavan daha vardı, çocuklu(neyse ki) Bizimkilerle iyi arkadaş oldular, kum tepeleri, dost canlısı köpekler her şey çok güzeldi. Kumsalı gezip deniz yıldızı ararken Eylül:"Anne umarım bu bir rüya değildir. Hayatımın en güzel günü bu gün"
                         
2.gün ocakları gezdik, insan kalabalığından yoksun Ocaklar bir başka güzel göründü gözümüze. Akşam dostlarla ateş başı sohbeti derken çok keyifli bir 3 gün geçirdik.
















2 Kasım 2021 Salı

2021 Yaz - Kamplar

 11-16 Ağustos - İzmir  Dereli Kamping








Giderken durak olarak İzmir planlamıştık. En meşhuru Hipo kamp Gümüldür'de yer bulamayınca, mecbur kalarak Dereli Kamping Pamucak'a gittik. İyi ki gittik ,çok sevdik. Önünde kocaman bir kumsal , kamp alanı okaliptüs ağaçları altında. Kamp alanında deniz manzarası yok haliyle. Kamp restoranı deniz manzaralı , fiyatları makul ve lezzetliydi. Servis biraz yavaştı ama olsun biz çok sevdik.

Sabahtan öğlene kadar deniz güzel sonrası dalgalanıyor, fakat sığ ve kum deniz olduğu için çocuklar çok sevdi. Kumsalda şemsiye şezlong yok, ufak palmiyeler altına sığındık fena da olmadı hani idare eder bir gölge bulduk. Eski ve bol müdavimli bir kamp, mutfak ve duşlar eski fakat temizdi. Sıcak su sıkıntısı yoktu. Ocak yoktu, bulaşık alanı vardı. 2 tane çamaşır makinesi vardı, alanın büyüklüğüne yeterli gelmiyordu.  Bir tek hafta sonu çok kalabalıktı, kamp görevlilerinin yer göstermemesi kötüydü. Karavana sırtlarını dayayarak kamp kurdular arkamıza, rahatsız olduk neyse ki yoğunluk bir günlüktü sadece.

Efes Antik Kenti, Şirince ve Kuşadası çok yakın, hepsini gezdik. Yakında güzel aqua parklar var, çocukların gönlünü yaptık. Sabahları kumsalda yürüyüş ,akşamları kumsalda güneşi batırmak, sürekli zıplayan balıkları izlemek çok güzeldi. Günlük 170 lira ödedik, gayet memnun ayrıldık

16 - 23 Ağustos - Datça Akçabük Kamping



Yol çok uzun ve zor geldi giderken(özellikle Datça Palamutbükü arası), karavanla hadi geldik nasıl döneceğiz kaygısıyla güzellikleri göremedim ilk önce. Ama sonra çok güzel bir hafta geçirdik bu kampta. Datça merkez, Eski Datça ve yan büklere de gittik. Ama en güzeli bizim denizdi. Kamp çadırlara elektrik vermediği, çeşmeden akan suları tuzlu olduğu için biraz sıkıntılı belki ama çam ağaçlarının altında konaklamak, mükemmel denizi her şeye değerdi. Genel olarak Datça restoranlarını pahalı ve lezzetsiz bulduk ama deniz yok mu deniz ...Fiyat 190 lira (karavan+2 kişi)

23 - 25 Ağustos - Didim Tavşan Burnu Tabiat Parkı

Datça'da tanıştığımız birilerinin tavsiyesine uyarak Didem'e 2.bir şans vermek istedik. Hem arkadaşlarımızı görürüz , hem de bir kamp alanı daha tecrübe edelim dedik. Kamp alanı çok büyük fakat yol kenarı. Hiç doğa'da hissi vermiyor. Plajı çocuklara uygun, kum, şemsiye var. Fiyatı çok uygun bu yüzden kalabalık.(Günlük 50tl) Ortak kullanım alanları eski fakat temizdi. Sıcak suyu yakalayamadık. Didem'e de kampa'da bir daha geleceğimi sanmıyorum.

25 - 28 Ağustos - İzmir Hipo Kamp

Yer bulduğumuz için çok merak ettiğimiz bu kampa 3 gün ayırdık. Kamp alanı geniş, temiz ve düzenli. Sıcak su yok (var da yok) Kaldığımız en pahalı kampta sıcak su bile olmaması sıkıcıydı.Mutfakta ocak sayısı yeterli , ama biz oradayken rahatsız edici bir lağım kokusu vardı. Deniz kenarında mangal alanı ve masalar vardı. Konum olarak çok güzel temizlik olarak çok feciydi. Şemsiye var, ama sahil temiz değildi. İnce çakıllı, çabuk derinleşen bir deniz. İlerisi kum bu yüzden bulanık. Denizi sevmedik, ah Datça senden sonra hiç birini beğenemez olduk.

29 Ekim 2021 Cuma

Büyükada - 29 Ekim

29 Ekim tatilini bahane ederek üniversiteden ev arkadaşlarımla görüşme planladık. Birimizin zati burada yazlığı var, diğeri Maltepe'den git gel biz de bir otel bularak buluşmayı ayarladık. Adanın muhteşem evleri , yıllar sonra çoluk çocuk buluşmanın coşkusu havanında fevkaladeliği birleşince muhteşem bir hafta sonu geçirdik. 

Kartal iskelesine arabayı park edip ver elini ada. Aslının biriyle kartal iskelede diğeriyle ada iskelede buluşarak ilk önce bizim otele valiz bırakmaya gittik. Otelimiz eski bir ada eviydi, çok daha güzellerinde yer bulamasak ta bu da idare eder n'apalım. Adanın kumsal tarafında ve deniz manzaralıydı. Sonra Aslı'ların yazlığın balkonunda sohbet muhabbet. Çocuklarda yaşıt olunca değmeyin keyfimize. Akşam İstanbul yolcusunu yollayıp, güzel bir yerde yemek Dolçi'de tatlı, evlere dağıldık. Çocukları uyutup kocamla biraz balkon keyfi yaptık.

Sabah ilk önce oğlumla ada turuna çıkıp bol bol fotoğraf çektirdik. O da güzel manzaraların farkına varıyor artık, büyüyor...






Kemal'i odaya bırakıp onu tabletine kavuşturdum bu sefer Mehmet'le turladık, onu şu ev güzel şu daha güzel şuna bayıldım diye diye darladım. Sarıyer börekçisinde bir çay ve otele dönüş.



Kahvaltı , ailecek ada turu 



2.Aslı ile buluşup 3.Aslıyı iskeleden karşıladık. Adanın arkasında güzel bir restoranda ancak ikindi vaktine yer bulabilmiştik. Orası için adanın tepesine giden golf arabalarından oluşturulmuş yeni tip ada ulaşım sırasına girdik. Sevimli otobüsümüze ulaşmamız 1 saati bulsa da (29 Ekim dolayısıyla ada ekstra kalabalık) b.. kokusundan iyiydi , keyifli bir yolculuk daha da keyifli bir yürüyüş ile restoranda vardık. Mezeler manzara mükemmeldi. Dönüşte aynı sıraya girmeyi göze alamayarak aşağı sallandık. Çamların arasından çocukların mızıldanmalarına rağmen keyifli bir yolculukla merkeze vardık. Krimpikoda çocuklara vaat ettiğimiz waffle ve dondurmaları da alınca artık herkes mutluydu. Kalabalık eziyetine rağmen çok güzel bir gündü.
3.Aslıyı tekrar İstanbul'a yollayıp biraz Aslılarda sohbet muhabbet otele dönüş.
Son günümüzde kahve dünyasında yine güzel manzaralar eşliğinde kahvemizi içip İstanbul'a ve evimize döndük.
Hemen ada kültür evinden kitaplar sipariş ederek, günün birinde burada yaşamakla ilgili hayallere daldım. Çocuklar İstanbul'da üniversitede ben Ada'da. Buraya da yazayım ki yıllar sonra gülerim bu işe...

9 Eylül 2021 Perşembe

Selimiye - Marmaris


        Bu yıl ki çocuksuz tatili Mehmet'in doğum günü şerefine Eylül'de yaptık. Neresi neesi derken Bozcaada nostaljisi mi?İstanbul'mu  derken çok merak ettiğim Selimiye'de karar kıldık. Çünkü Sığ liman glamping gibi bir yer buldu Mehmet ve bana gönderdiği gibi aşık oldum. Çocuksuz tatillerde en çok çocukla buraya gidilmez, 2 günlüğüne şu yapılmaz tarzı tatilleri seviyoruz. Böylece iyi ki onları getirmedik, zati burayı sevmezlerdi diyerek rahatlatıyoruz vicdanımızı:)
         9.10 Perşembe 9 gibi yola çıkarak gece 2'de kamptaydık. Manzaranın güzelliğinden gözlerimiz kamaşmış bir halde şenzongda yıldızlar altında biraz dinlenip çadırımıza geçtik. Sabah keçi horoz sesleriyle yine muhteşem bir manzaraya uyandık. Karşıda yazı kavuran korkunç felaketin izlerini görsek te geriye hala muhteşem güzellikler kalmış. Sığ liman , etrafı çamlarla çevrili bir koy. Manzara, deniz mükemmel. Selimiye içerisinde , koyun bir bölümü bizim kamp bir bölümü halk plajı. Kahvaltımızı ettikten sonra kano kiralayıp yan koya gittik, ayrıca orman içinden de yol var yan koya.



        Akşam Söğüt'teki Ahtapotçu Mehmet'e ahtapot meze keyfine gittik. Hem de yarım adayı görelim istedik. Hem yol hem Söğüt etkileyici güzellikte fakat yolları zor, her gittiğim yere buraya yerleşsek mi gözüyle baktığım için buraya yerleşilemez sonucuna vardım. Buralar yatlar için uygun.

        Ahtapot ciddi güzel , öncesinde rezervasyon gerekli , genel olarak buralarda fiyatlar yüksek. Dönüşte                Bozburun'a uğrayıp marinasında yürüyüş, bir tatlı molası verdik. Burada büyük bir marina olması sebebiyle daha turistik geldi bana, daha çok kafe pansiyon çarptı gözüme. Buradaki hayatın ahesteliğine bayıldım yine...
         2. akşam Selimiye'de Lipsos'ta yedik yemeği. Ahtapot değil ama mezeleri burada daha çok sevdik. Selimiye'de keza bolca pansiyon, kafe,resturant var. Minik bir koya sıkıştırılmış tatil beldesi. Buraya yerleşilir mi? Bence evet:)
         Orhaniye ve Merkeze uğramadan Marmaris tatilini tamamladık. Tadı damağımızda kaldı, 2022 yazında görüşmek dileğiyle ayrıldık. 
         Dönüş hüsran, niye oraları bırakıp buralara geldim, ne var buraya bizi bağlayan soruları uzun süre bizi meşgul etti, şehri kabullenmem oldukça uzun sürdü.





 

5 Nisan 2021 Pazartesi

Yeni Niyetler, Haftasonu Kaçamağı

 





Pandemi sıkıntısını hafifletmek için (belki de yalnızca bahane aradığımızdan) bu kış bol tatilli geçti.  Çünkü bizim tatillerimiz daha çok doğaya kaçış,  dinlenme üzerine değil.  Yemek hazırlama ,toplama, düzenleme ve dönüşte dağ gibi çamaşır. Bedenim değil ama ruhum dinleniyor. Hiç şikayetçi değilim.

2 - 4 Nisan'da ilk kez karavan kiraladık ve Poyrazlar gölünde 2 gece geçirdik. 3 aile idik. Çok keyifli geçti. Kamp ve karavan tecrübesini çok sevdik. Sanırım tatil anlaşımız böylece evriliyor. Kamp alanı çok güzel ve temizdi. Kuş sesleri ,doğa, hava durumu her şey bizden yanaydı. Evrenin mesajını doğru yorumluyorumdur umarım. 

Bu aralar karavan cazibesine çok kişi kapılmış durumda, biz de kafileye katılacağız sanırım. Kendimi minimalizme zorlamak ayrıca hoşuma gidiyor. Biraz konfor alanımdan çıkmak istiyorum.


15 Kasım 2018 Perşembe

Gökçeada - 15.07 - 15.08.2018

Bu yaz 1 ayımızı Gökçeada'da geçirdik. Mutlu, huzurlu, gelen gidenlerle bol hareketli bir 1 ay geçti adada. Şuan düşününce olduğundan da güzel geliyor bu gerçek. Gelelim ayrıntılara...
Yolculuğun en güzel kısmı

Tatil dönüşü kavrulmuş mutlu Kemal

Yolculuk 2 küçük çocukla oldukça meşakkatli, km olarak kısa süre olarak uzun. Çünkü Gökçeada feribotları Avrupa yakasından kalkıyor. Çanakkale'den Eceabat'a, oradan da adaya geçiyorsunuz. Feribot 2 saatte bir bu yüzden online bilet almalısınız yoksa sıra beklemek gerekiyor. Sıra beklenmeyecekse şehitlikleri gezmek için iyi bir fırsat, iskele şehitliklerin dibi. Biz çocuklarla o işe hiç girmedik.
Feribot yolculuğu 1 buçuk saat sürüyor.
Evimin içi
Balkon manzaram





Arka bahçe
Ön bahçe
Güzeller güzeli bir taş evde kaldık. Gerçek olamayacak kadar güzeldi evim ve manzarası. Teşekkürler airbnb. Evimin Kale Köy'de kalenin hemen dibindeydi. Yıldız koya çok yakın olsa da deniz dönüşü kaleye gün batımı izlemeye gelenler yüzünden eve ulaşabilmek sıkıntıydı. Ama ev öyle güzeldi ki her hangi bir şeyden yakınmak büyük nankörlük olur.
Kaleköy adanın en eski yerleşimi. Kalenin tam yapım tarihi bilinmiyor. Adanın ilk limanı'da burasıymış. Alt Kaleköy 'de ordu evi, marina ,kahve ve birkaç restoran bulunuyor. Üst Kaleköy'de rum evleri genellik otel,pansiyon ve restoran olarak dönüştürülmüş. Kale'den gün batımı izlemek oldukça popüler.
Kuzu limanı
Denizi sığ ve kum, temiz ama tesis ...Ada feribotlarının yanaştığı limanın yanı. Ben sevmesem de çocuklar sevdi.

Laz koyu
Denizi en güzel, en berrak yer. Yolu ve araba park yeri büyük sorun. Tesis bulunuyor, ev yapımı gözleme , cips güzeldi. Bir daha adaya gelirsem buraya yakın konaklamalıyız diye düşünüyorum çünkü Kaleköy'den geliş 30 dk sürüyordu ve o denizi görünce hep gelmek istiyorsunuz. Dereköy yanındaki sapaktan giriliyor.

Uğurlu(Bi ayak foto yakalamışım)
Yerleşimi yeni (zevksiz tatil beldeleri gibi) Uğurlu limanı, adada eski Kaleköy limanı tarafından rüzgar estiğinde kullanılmış. Adanın tam diğer tarafı. Burada gizli liman denilen büyük bir kumsal var. Tesis bulunuyor , denizi ince çakıl kum karışımı, çabuk derinleşen, ben pek sevemedim.

Eski bademli

Eski bademli çok güzel korunmuş bir rum köyü. Girişinde 1-2 restoran içinde de kafe vardı. Onun dışında çok sakin. Manzarası müthiş, çok sevdim.
Yeni bademli (alt bademli) yeni yerleşim, zevksiz yazlık ve pansiyon cenneti. Fakat köylülerin her daim açık tezgahları, ev yoğurdu, günlük yumurta, sebze meyve burada...

Yıldız koyu


Günlerimizin büyük çoğunluğunu geçirdiğimiz yer. Koy'da bulunan kamp alanı kampçıların favorisi. Tesis günübirlik kullanım için de çok güzeldi. Deniz çok berrak fakat taşlık. Yüzme bilmeyenler pek sevmedi. Koyun hemen yanı su altı milli parkı olduğu için gözlük ve şnorkel ile yüzmek bir harika.

ZeytinliKöy
Meşhur tatlıcıların ve kafelerin bol olduğu güzel rum köyü
Tepeköy
Barba Yorga tavernasında oğlak tandır adanın en iyisi, kendi yaptıkları çam reçinesinden şarapları oldukça ilginçti. Köyün manzarası çok güzel. Eski rum köyü.
Merkez
Organik bal, keçi sütü dondurma, oğlak (çiğ ya da pişmiş), pazar fırın derken hep ihtiyaçlarınızı bulduğunuz hem de kalabalığıyla bunaltmayan bir ada burası. 
Ben çok sevdim fakat 1 ay yalnız kalsak sıkılabilirdik diye düşünüyorum. Gelip giden dostlarla ada çok keyifliydi.
Tatilden anladığı doğa,tarih ve sakinlik olanların çok seveceği,eğlence ve ayağına hizmet arayanların sıkılacağı bir yer burası. Çok sevdik seni Gökçeada, yine buluşalım olur mu?


27 Temmuz 2018 Cuma

Thassos Gezisi - 25 - 30.06.2018

Çocuklarla karadeniz bizi bozar dedik (yurumeyi sevmeyen bir oğlan ve baba ile nolacaktı ya) hem de yeşil pasaport ları ıslatalım,az yakan arabamızı test edelim derken rotayı Yunanistana çevirdik.
Gidiş yolu ruya gibiydi geceden yola çıktık.cocuklar yolda uyudu,hic trafik sınır gecisi sırası beklemedik(sınır geçişi yinede stresli bence.önündeki memurun dilerse tatilini b.. cevirenilecegini bilmek ,gereksiz bi ezilme ve minnet duygusuyla dolduruyor benliği ,Mehmet adama 3kere iyi geceler dedi adam iyi günler diye duzeltti filan hihihih)
Cillop gibi yollar, güzel doğa filan derken feribot a binecegimis Keramayi ye sabah 6 da vardık.(12  bucukta çıktık Bursa'dan ve Çanakkale üzerinden geldik)
Keramati dr kahvaltı edelim dedik ama hiçbir sey bulamayınca(sabahin 6sı oldugundan olabilirmi acep) Mehmet le birbirimize caktirmamaya calissakta bozulduk amann Allaaam nereye geldik hibisinden.Karşıya geçince'de ayni dumur (cunku saat hala 6bucuk) fakat otelimize(mustakil bi villanin alt katı) plaja inip beachteki muthis lezzetli yemeklerden yemeye baslayinca keyfim yerine geldi. Zati her tatilin ilk anlari biraz stresli olurum ben sonrasi donmek istemem.
pefkari bolgesindeydi evimiz. burada deniz taslik ve dalgaliydı fakat yemekleri cok begendik.

Meshur beachlerden psili amos ve ....... denedik. yolu bozuk diye marble beachve giola ya gitmedik.
Çok Turk var dediler biz denk gelmedik,hep romen bulgar ve sirp plakalar vardi.ev komsumuzda romen di.o ne fit,ne sporcu millet .Sabahın köründe genc yasli herkes yuruyusteydi hayran kaldim.ayrica cocuklari bizim gibi yaramaz oldugu icin rahat hissettim kendimi.bi almanin bi rusun yaninda kendimi cok ezik hissediyorum ebeynligi beceremedim ben diye.
Artıları
+Doğa güzel
+Yemekler ,tatlılar çok güzel
+Her yer temiz,klass,kaliteli
+Ulaşım rahat
Eksiler
- Kur farkı
Bir daha gelmek isterim, denizi sahili tr den farklı degil belki ama iyi hizmeti sakinlikle birlikte bulmak zor bizde.kaliteli mekanlar populer yerlere açılıyor o zaman da trafik sıra kdv si....
Dönüşte Kavala ya uğradık. Küçük bir sahil kasabasını andiran bu yerde kurabiye alip kahve icip donduk. Edirne kurabiyesi ona 100 basar.bi daha gitmem.
Guzel bir tatil olarak anılarimda yerini aldi yenisine kısmet...
Bu yazıdw biraz espri varsa sebebi oncesinde okuduğum Uykusuz'dur....


26 Mart 2018 Pazartesi

Doğu Karadeniz Turu

Kendime bir tur programı yaptım, henüz hiçbir adım atmadım,bakalım ne kadarı hayata geçecek.
Tahmini Tarih : 2-7 Temmuz 2018
1.Gün
Trabzon hava alanına iniş , araç kiralama
Sera Gölü(öğle yemeği molası)
Karaca Mağarası
Zigana Geçidi
Hamsiköy
Zigana Yayla Tatil Köyü konaklama

2.Gün
Sultan Murat Yaylası
Uzungöl
Kusva Apart konaklama

3.Gün
Rize Ziraat Botanik Parkı
Şahin Tepesi (Öğle Yemeği)
Zilkale
Ayder
Manzara butik otel konaklama

4.Gün
Pokut Yaylası
Sal Yaylası
Manzara butik otel konaklama

5.Gün
Borçka Karagöl Tabiat Parkı
Laşet Motel konaklama

6.Gün
Trabzon havaalanı dönüş

26 Şubat 2018 Pazartesi

Sadağı Kanyonu - Orhaneli


Orhaneli merkeze girmeden tabelalar sizi Sadağı Kanyonu'na yönlendiriyor. Orhaneli yolu geniş ,ulaşım sıkıntısız. Sadağına yaklaşırken yolun yaklaşık 2 km lik bölümü dar ve tehlikeli. Ama manzara muhteşem. Kanyona yürüyeceğiniz alanın başında araba park edecek güzel bir alan, burada çay içip manzara izleyecek bir tesis bulunuyor.


Yürüyüş parkurunun ilk metrelerinde köprü ve basamaklar yenilenmiş. 400 metre kadarını çocuklarla oldukça rahat yürüdük. Dere ve kuş sesleri, devasa kayalar ile muhteşem bir manzara. Hepimiz hayran kaldık. Kemal hiç söylenmeden yürüdü, köprüler , dereye taş atmak çok hoşuna gitti. Eylül de genel olarak sızlanmadı, sadece dereye girmek istedi. 1-2 defa düşünce kucaktan inmedi.
Yürüyüş sonrası Aslanlı Termal'e gidip havuz sefası yaptık. Havuz ve hamam temiz ve tenhaydı. Çocukları sokmayın diye kafa şişiren kimse de olmadığı için oldukça eğlendik(slip stop almalı, hamamda ayaklar çok kayıyor)
Çıkışta Orhaneli merkezde birşeyler atıştırıp sonrasında başlayan yağmura yakalanmadan günümüzü tamamladık.
Çocuklarla yapılabilecek çok güzel bir haftasonu planıydı. Tekrar tekrar gelirim gibi görülüyor.

22 Ocak 2018 Pazartesi

Amsterdam ve İlk Karne Dumuru


İlk çocuksuz tatil tecrübemin beklentimin çok üstünde geçti. Öncelikle Kemalin ilk karne gününde yanında olamayacak olmanın ezikliği,bensiz ne yapacaklar endişeleriyle sabah İstanbul keyfi ve uçak bölümünü kendime zehir ettim. Tatille ilgili son derece düşük beklentilerle Amsterdam'a vardıktan sonra tr'den gelen "çok iyiler seni sormuyor bile!!" haberleriyle kafam rahatladı ve "tatil" başladı.
Sanırım onların da benim de biraz uzaklaşmaya ihtiyacımız varmış, birbirimizi pek aramadık(pazar akşam hüznü ile artık daral bastı ama neyseki dönüş yolunda olmamız beni oyaladı).
Amsterdam Notları:
1-Dünyanın en uzun boy ortalamasına sahip ırkının yanında kendimi çok rahat hissettim(tr de hele bide topuklu giymişsem gözler beni ucubemsi bakışlarla süzer mutlaka)
2-Gözümü o kadar korkuttular ki soğuk soğuk diye hiç üşümedim(termal çorap ve kayak poları gayet yetti)
3-İstanbul günlerimdeki gibi saat sınırlaması olmadan eğlenmek genç hissettirdi.
4-Turistik olmayan mekan ziyaretlerimde sürekli onları izledim(elimde değil, gittiğim yerlerin yaşam şeklini inceleyip çeşitli çıkarımlarda bulunmaya bayılıyorum).Çıkarımlarım şu yöndeki, yaşadıkları hava koşullarına karşın oldukça güneşliler bence. Kesinlikle sevdim.
5-3€=3TL ise onlara hayat gerçekten güzel ve ucuz.

Ya döndükten sonra Kemal'in karnesini okuyunca yaşadığım dumura ne demeli.3 yaş karnesinde tabiki 2 durum var Gelişmiş ve Gelişiyor. Bu bence Pekiyi ve Zayıf, hiç olmadı Orta gibi birşey. Ve bizim kanemizde 11 tane Zayıf var. Bunu okuyunca nasıl dumur oldum anlatamam. Sanki çoçuğum looser olacak,onun kapasitesi bu benim elimden birşey gelmez gibi bir psikolojiye bürünüp Kemal için baya baya üzüldüm. Yahu ilk karnede nedir bu gerçekçilik.Halbuki telefon görüşmelerinde hiç te böyle bir profil çizilmiyor bana.Öğetmenimiz oldukça açık sözlü hatır gönül yapmamış karnede. Karne gününde orada olup diğer karneleri göremedğim için nasıl hayıflandım. Daha ilk karnede çoçuklarını sürekli başkalarıyla karşılaştıran tatminsiz vizyonsuz boş kafa bir veli profili olduğum belli oldu. Neyse silkinip kendime geldim ilk şoktan sonra. Dur bakalım yolumuz uzun ,bunlar hep Kemal'in yola getirilemez dediğim dedik huyundan oluyor ama beni zorlasa da onun işine yarıyacak bu ,bunu hissediyorum.

23 Kasım 2017 Perşembe

Düşüncesi Bile İyi Gelenler

Tatil tabi ki tatil, şubat ayının ilk haftasına tüm detaylarına kadar bir tatil planlamaya karar verdim, bu tatil 4 kişilik ya da 1 kişilik olacak. Ya hep ya hiç.
Sıcak ama fazla uzak olmamalı, o zaman Akdeniz'in Afrika kıyılarını düşünmeliyim ya da Kızıl Deniz,belki de Arap yarımadası. Fazla kalabalık ta olmasın, şuan aklımı Sharm El-Şeyh çeliyor, araştırmalarım derinleştikçe bu yazıyı güncelleyeceğim.

Edit 27.11
Yaz tatilinin 3 saatlik uçuş ile mümkün olmadığına ikna edildim(Mehmet saolsun). Şuan araştırmalarımı Bulgaristan kayak otelleri olarak güncelledim. Bakalım...

Edit 22.11
Çoçuklarla kış ortası arabayla dağ başı gibi gibi derken son plan değişikliği karı koca(bu kısmına çok stres yapıyorum) 3 gün Amsterdam. Bakalım...

17 Kasım 2017 Cuma

Teleferikle Uludağ




Okulum Uludağ karşısında, haliyle manzara oldukça etkileyici, bu aralar dağı izlemek ayrı bir zevkli ,renkler muhteşem. Havayı da güzel bulmuşken teleferikle dağa çıkalım manzara izleyelim istedik. Aslında istediM çünkü Mehmet çoçuklu doğa aktivitelerine hep mesafeli yaklaşır, aslına baksan çoçuklar bizim hayatımıza uymalıdır fakat bu görüşün ikimiz açısından yorumlanışı biraz farklı. Neticede benden duyacağı bıdıbıdıları göze alamayarak yolculuğa razı oldu. Fotolardan da memnuniyeti görülüyor zati... 
Salı günü saat 12 buçuk gibi arabayı teleferik otoparkına bırakmıştık. Haftaiçi olması nedeniyle yoğun değil, fakat en yoğun zamanlarda da en fazla yarım saatlik bir sürede teleferiğe binmiş oluyorsunuz. Teleferik ücreti 38 lira, otopark ücretli saati 5 lira sonrası her saat 3 lira(pahalı bence). Şuan Sarıalan son durak otellee gidiş hattında bakım var. Kemal teleferiği korkunç buldu ve her yerde acımasızca konulan abur cubur stanları sebebiyle bizi darlasa da sorunsuz bir yolculuktu. Eylül teleferiği sevdi.(gezgin ruhlu olacak galiba gezerken keyfi yerinde hep)
Sarıalan yürüyüş yapılabilecek oldukça uzun bir parkuru var fakat çoçuklarla fazla yürüyemedik tabi ki yinede banklarda biraz oturma fırsatı bulduk. Hava merkeze göre 8-10 derece farklı .


Yürüyüş sonrasında, çocuk avcısı abur cuburcuları da 1 tavizle atlattıktan sonra Taş Konak belediye tesislerine geldik. Müzik, ambians, çalışanların güzel yüzlülüğü çok hoştu fakat her belediye tesisi gibi servis çok yavaş. Kilo ile ızgara, pilav, salata ,patatesten oluşan bir menü var . Fiyatlar makul, et biraz sertti fakat.
Güzel bir gündü benim için , dönüşte ikiside kuçağımızda sızdılar temiz hava etkisi olsa gerek zira çok yürüdüler diyemem. 

26 Ekim 2017 Perşembe

Bodrum Rehberi

Bu bodrum rehberi benim bakış açımdan belki de çocuklu aileler için daha uygun olacak.
Bodrum'u bu kadar popüler yapan çok sayıda koyu , her isteğe hitap edecek çok sayıda merkezi ve her daim tatlı bir esintiye sahip havası. Bunca kalabalık ve curcunasına rağmen kendine özgü tatları koruyabilen bir cennet köşesi. İmkanın varsa Eylül Ekim aylarında Bodrum'u gezilmeli bence. Benim Bodrum aşkım Ekim ayında geçirdiğim 10 günde başladı diyebilirim.
1-Merkez

Bodrum Merkezinde görülecek yerlerin başında Bodrum kalesi , kale içerisinde bulunan müze geliyor. Kale içerisinden Bodrum manzarası görülmeli. Kalenin sağ tarafı Marina sol tarafı çarşı ve barlar sokağına gider. Marina tarafında yürüyüş yapılacak kordon, İstanbul vari gece mekanları mevcut.

Marina yat kulüp ( güzel bir akşam yemeğe sonrası kaliteli akşam canlı müzik , Şevval Sam gibi sanatçıların programı oluyor.) Kule Bar(barlar sokağının gediklisi, rock müzik severler için birebir) benim sevdiğim yerler oldu.
Yeme - içme en fazla çeşit en uygun fiyat merkezde bulunuyor.
Bodrum merkez çarşısında her tatil beldemizde bulunan taklit ürünler sarmış. Bodruma özgü birşeyler almak istiyorsanız bodrum evinin minyatür seramikleri ve nazar boncuğundan öte birşey bulamadım maalesef. Sanat atölyelerinin ürünleri bile tek tipleşmiş, orijinal birşey bulmak mümkün olmuyor. Merkezin biraz dışında bulunan iki büyük alışveriş merkezinde ise alışık olduğunuz her markayı bulabilirsiniz.
2- Gümbet

Kemer tarzı tatil yerlerinden hoşlananlara hitap edecek bölge. Turist yoğunluğu en fazla olduğu yer. Gece mekanları ve taklit ürün dükkanlarının fazlaca olduğu bie yer Gümbet. Merkeze çok yakın, Bodrum'a eğlence odaklı gelenlerin ilk tercihi sanırım.

3-Ortakent Yahşi

Türkiye'nin sayılı plajlarından biri burada bulunuyor. Kumsal ince kum, uzun, geniş derinleşmeyen sığ bir denizi var. Diğer yerlere nispeten muhafazar kesimin ve çoçuklu ailelerin tercihi. Fiyatlar daha makul fakat iyi hizmet alabileceğimiz bir beach bulamadık burada. Verdikleri hizmete bakılırsa pahalı bile sayılabilir bana kalısa. Burası genelde rüzgar alan bir sahil fakat rahatsız edici şiddetli bir rüzgar değil. Derinleşmeyen fazla sığ denizi ve işletmeleri sebebiyle favorim değil.

3-Akyarlar - Karaincir

Denizin berraklığı, işletmelerin naifliği, pazarın lezzeti ile favori bodrum mekanım. Akyarlar köyünün sol tarafı (yani köye gelmeden hemen önceki koy) Karaincir plajı. Birçok beach bulabilirsiniz burada. Yemekler lezzetili ,deniz berrak(kum). Genelde minimum harcama kotalı beachlerin yanında yediğinizi ödediğiniz (Zaza beach) de var burada. Beach istemiyorum derseniz plajın beachler tarafından işgal edilmemiş bir bölümü de var.
Köyün içerisinde balıkçı,beach, pastahane ve Bitez dondurmacısı bulunuyor. Deniz yine muhteşem, işletmelerin fiyat kalite dengesi yerinde
Köyden sonraki koy ise yine otel , beach ve devremülklere ayrılmış bir sahil bulunuyor. Deniz ince taş şeklinde,yine çok berrak ama daha çabuk derinleşiyor.
Perşembeleri pazar kuruluyor. Marketlerin her çeşidini bulmak mümkün. Akyarlar Bodrum'da bana en çok hitap eden bölge. Küçük çocuklarım olduğu için fazla merkezden uzak olmak istemiytorum, elim altında ulaşabileceğim yerler benim için önemli. Fazla kalabalık ta olmamalı, tatilde sıra beklemek mi? oh no! Bu yüzden Akyarlar benim favorim.

4-Turgutreis


Merkezi bir belde diyebilirim. Yazlık değil de şehir gibi geliyor bana daha çok. Denizi dalgalı. Balık yemek vs. için gidilebilir. Cumartesi günleri çok büyük bir pazarı var. Kos adasından da bir sürü kişi bu pazara gelir.

5-Gümüşlük
Sanat atölyeleri ,caz barları ve naif yemek mekanlarıyla güzel bir bölgesi Bodrum'un. Bohem tarz diye nitelendirilebilecek bir yer.
Böyle yerlerin ekstra pahalı olmasına anlam veremiyorum. Hani para pulda gözün yoktu da bu şirin sahil kasabasına yerleşmiştin?:) Dandik bir bilekliğe 150 lira fiyat biçmekte neyin nesi. 2 duble rakı ve mezeden oluşan bir menüye 300 lira öderseniz şaşırmayın, naifliğin bedeli.


6-Yalıkavak
Bodrum'daki lüksün merkezi. Meşhur marinası görülenbilir. Başka bir anısı yok bende.

7-Göltürkbükü

Burası ismini göl gibi denizinden almış. Denizi ve doğası muhteşem (kalabalık sezonda gitmezseniz hayran kalırsınız.) Ünlülerin boy gösterdiği beachler burada bulunuyor. Popülerliğinin yanında kendine özgünlüğünü koruyabilmiş bir yer bence.
Sanıldığı gibi heryer çok pahalı değil. Belediye tesislerini tercih ederseniz bu muhteşem denize 150 lira ödemeden de girebilirsiniz.