erich fromm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erich fromm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Kasım 2025 Çarşamba

Sahip Olma ve Olma (To Have or To Be)

    Çevreyi ve olayları anlamlandırma çabası , okumalarımın ağırlıklı sebebini oluşturuyor. Entellektüel birikimimin yetmediği kitapları da zaman zaman okuyorum ama favorilerim; anlayabildiğim popüler yazarlar. Eric Fromm , Engin Geçtan gibi yazarların kitaplarını ihtiyaç anlarında tekrar tekrar okumak , akil biriyle dertleşmek bir nevi. Sahip Olma ve Olma kitabına bakıyorum bugün , ne diyordu yazar;



İki yaşam biçimi:

    1.Sahip Olma Yönelimi : 
  • Kişi kendini sahip olduklarıyla (mal, satütü,bilgi,ilişkiler) yoluyla tanımlar.
  • Benim sözcüğü merkezdedir, güvenlik duygusu mülkiyet ve kontrol üzerinden kurulur.
    2. Olma Yönelimi  
  •  Kişi kendini deneyimleriyle ve varoluşuyla tanımlar
  • Sahip olmaktan çok yaşamak,paylaşmak ve yaratmaktan haz duyar. Gerçe sevgi, üretkenlik ve özgürlük ön plandadır.
    Modern toplumlarda insanlar ne olduklarıyla değil neye sahip olduklarıyla ölçülür. Arzuların tatmini ile sahte özgürlük yaratılır. İnsan doğadan kopar , sevgiyle olmanın yerini "birine sahip olmak için sevmek" alır , özünden uzaklaşır, yabancılaşır.
    Sevgi , sahip olma değil aktif bir verme, paylaşma ve üretme halidir. Fromn sevginin bilgi, sorumluluk,saygı ve özenle var olabileceğini söyler.
    Doğrular bir yana gerçekler var bir de. Hayat, genetik, çevre vs. Zamane; çok meşgul, koşuşturmalı hayatlarımızda , durup düşünmek; olmak istemediğimiz bir hal belki de. Boşluk, huzuru değil anlamsızlığı çağrıştırıyor. "Olma hali" ise bir yol ; uzun ve ağır adımlarla , düşe kalka yürünüyor ancak. Yol manzaralarımızın güzel olması dileğiyle...

 

26 Ocak 2022 Çarşamba

Sevme Sanatı

 


"Sevdiğin kimseye benzemez ama herkes ona benzer"  çok güzel söz. Konuşmayı sevdiğim, dostum dediğim kişilerde hep Mehmet'i aradığımı fark ediyorum. Çok özlediğini başkalarında bulmaya çalışmak, bazen iyi geliyor bazen de yokluğunu daha çok hissettiriyor. Çok özledim, her anlamda çok özledim. Yalnız ve yoksun hissediyorum. 

Sevme sanatını okuyorum tekrar, bir kaç kez daha okunur yeri geldikçe.
  • "Herhangi bir yaratıcı çalışma içinde bulunan kişi kendi dışındaki dünyayı temsil eden nesnesi ile kendini bütünleştirir."
"Maddeler dünyasında vermek , zengin olmak anlamına gelmektedir. Çok şeyi olan değil, çok veren zengindir. Bir şeyi yitirmekten korkan istifçi ne kadar çok şeyi olursa olsun, ruhbilim dilinde yoksul ve yoksundur. Ancak kendinden bir şeyler verebilen zengindir."
  • "Zulmün kendisi, daha derinlerden gelen bir dürtüye bağlıdır: eşyaların ve yaşamın sırrını çözmek."
"Olgunlaşmamış sevgi seni seviyorum çünkü sana gereksinimim var der. Olgunlaşmış sevginin söylediği ise sana gereksinimim var, çünkü seni seviyorumdur. "
  • "Kişi kendine sadece babalık güdüsüne ayırırsa şefkatsiz ve haşin olur. Sadece analık güdüsünü yeşertirse , yargılama gücünden yoksun kalır. Hem kendisinin hem başkasının gelişmesini engeller."
"Eğer bir kişiye "seni seviyorum" diyebiliyorsam , "sen de herkesi seviyorum, seninle tüm dünyayı seviyorum, sen de aynı zamanda kendimi de seviyorum" da diyebilmeliyim." diyor ki tamamen katılıyorum.
  • "Yoğunlaşmayı öğrenmede atılacak en önemli adım ,kişinin okumadan , radyo dinlemeden , içki sigara içmeden yalnız kalmayı öğrenebilmesidir. Ve bu beceri sevme becerisi için koşuldur. Bir insana salt kendi kendime yetemediğim için bağımlıysam o kişi ancak can simidi olabilir. Aradaki bağın sevgiyle alakası yoktur. Mantığa aykırı görünse de yalnız kalabilme becerisi, sevme becerisinin koşuludur."
"Nesnel düşünce becerisi akıllılıktır, düşünmenin ardındaki duygusal durum ise alçak gönüllülüktür. Nesnel olabilmek ancak kişi alçak gönüllü ise ve kendini çocukluğundaki kadiri mutlak olma hayalinden kurtara bilirse olasıdır."
  • "Sevgi narsizmin hemen hemen olmadığı alçakgönüllülüğün ve düşüncenin gelişmekte olduğu yerde vardır."
"Bir başka insana inanmak demek onun tutumundan, kişiliğinin özünün ve sevgisinin değişmezliğinden emin olmak demektir."
  • "Eğitim, bir çocuğa özelyeteneklerinin farkına varması için yardım etmektir. Eğitimin zıttı yönlendirmedir. Yönlendirme özel yeteneklerin geliştirilmesine önem vermez. İyi ya da kötünün çocuklar için büyükler tarafından düşünülüp saplanıldığı savı üzerine temellendirilmiştir."