2çocuklahayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2çocuklahayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2026 Pazar

Ebeveynlik Çetrefili

dünya kaynaklarını sömüren yz örneği

Zaman zaman meraklarıma yer versem de buranın esas amacı dijital günlük tutmaktı. Eski yazılarımı okumayı seviyorum. Annelik yolculuğunda çok zorlandığım kimi anları burada yazmıştım ve şimdi onları okuyunca, o zamanları atlattım hissi beni minnetle dolduruyor. Bugünkü yazı da bunlardan biri olacak. Umuyorum yıllar sonra açıp okuduğumda geçti ,ya da boşuna endişelenmişim diyebilirim.

Dün hala , kuzen ziyarete gittim. Eylül yanımda Kemal evde kaldı, site de zaman geçirmek istediğini söyledi. Ağzımızı ağrıtacak kadar kahkaha ve dedikodudan sonra eve dönüşüm 5 saati buldu. Dönünce fark ettim ki Kemal bu 5 saatin 4,5 saatini youtube izleyerek geçirmiş. Halbuki arkadaşlarıyla havuza ineceğini, biraz hobileriyle zaman geçireceğini söylemişti. Tabi buna 4 saat telefon 2 saat ps ekleyin, tam 10 saat ekran. Bu gerçekle öyle dumur oldum ki anlatmak çok zor. 

Severek uğraştığını sandığım gitar ve dans çalışmaları var, okumayı sevdiğini sanıyorum. Ama benim denetimim olmadığında tek yaptığı ekrana bakmak. Bunu aklım almıyor, çıkış arıyor zihnim bulamıyor.

12 yaş öz denetim için çok mu erken? Sevdiğini sandığım her şeyi ekrana bakamadığı için mi yapıyor? Günde sıkılmadan 10 saatini geçirebiliyorsa bağımlılık seviyesine evrildi denebilir mi? Kaç yaşına kadar benim denetimim de olmalı? Beni atlatması gereken bir gardiyan olarak görmesi doğru mu?Madem istemiyor ben niye çabalıyorum kurslara taşımak için? Kendi isteyene kadar hiç bir yönlendirme yapmamak daha mı doğru? Her şey allak bullak kafamda 

Bu derece ekrana baktığı günler öyle pasif depresif bir ruh haline evriliyor ki müdahale etmeden duramıyorum. Sabah zorla yürüyüşe götürdüm, sincap besledik vs. sürekli söylendi. Dönüşte 10 dk dik duruş egzersizi yaptırdım(kifoza benzer bir duruşu var bu aralar arttı) tabi yine beni hayatımdan bezdirecek her yolu denedi. İstemeyen birini yanınızda sürüklemek çok kötü hissettiriyor. Sabrımı korudum neyse ki hepsinin sonunda anne çok iyi geldi dedi.

Bu rutin hep böyle, ben zorlarım,o bezdirir,sonra teşekkür eder. Bu döngüden nasıl çıkacağımı hiç bilmiyorum ve ebeveynlik kısmında çuvallamış hissediyorum.

11 Aralık 2025 Perşembe

Kötü Bir Gün


Dün tümden kötüydü, ama en çok "anne ben" çuvalladı. Mutfakta organik ve sağlıklı besinler hazırlarken çocuklarına hiç bakamadığını fark etti.  O kadar koy verdim ki, onlar beni neşelendirmeye çalışıyordu gün sonunda. Öfke ve kızgınlık yoktu neyse ki, sadece yenik hissediyordum.

Yatağa yattığımda onlara söz verdiğim masalı bile okuyamamış, ne kendime ne başkasına iyi gelecek hiç bir şey yapamamıştım. Tabi ki bol rüyalı bir gece...

Sabah arabayı sürttüm evden çıkarken, milyonlarca kere geçtiğim yerden geçerken ve o sırada 2 elimde  direksiyonda gözüm yolda iken.

M.nin işler de yolunda gitmiyor, o da bitik ve yorgun. İkimizin de diğerine hayrı yok, small talk ile işleri yürütmeye çalışıyoruz.

Peki ne olmuş çocuklara yetişemediysem, arabam çizilmiş ve M.ye bir süre ulaşamıyorsam? 

Çocuklara yetişemediğimde ; zar zor susturduğum o kocakarı gelip baş köşedeki koltuğu oturuyor. Ben güçsüz ve korkak ; dönmek istemediğim o yere gitmek hiç istemiyorum.

Arabam çizildiğinde ; her gün otobanda (arkadan gelip sellektör yapan kızgın sürücüler,sıkıştıran büyük araçlar ,trafikte beyni sulanmış umarsız sürücüler) giderken hissettiğim bana bir şey olmaz inancım sarsılıyor. Evet bir şey olabilir, trafikte her an bir sürü şey oluyor ve sana da olabilir gerçekleri kafamda dönmeye başlıyor.

M. ye ulaşamamam, onun dış dünyaya ait olduğunu, hep benimle olamayacağını ve onu yitirebileceğimi hatırlatıyor bana. Ana desteğimin o kadar da sağlam olmadığı, gidebileceği ve yalnız olduğum fikri dönüyor kafamda.

İşte bu yüzden kötüydü dün. Kötü zamanlar , olanlardan çok daha fazlası olduğu için kötüdür...

8 Ekim 2025 Çarşamba

Duygusal Yeterlilik ve Aile Ortamı


Psikolog Marshall Duke'ün çocuklarda dayanıklılığın geliştirilmesinde ritüeller konulu bir yazısında aile öykülerini bilen çocukların yüksek sosyal yeterliliğe, düşük kaygı ve stres düzeyine sahip olduğunu söyler. "Do you know" ölçeği dediği yirmi soruluk bir testi var. Buradaki sorulara baktığımda çoğunu yemek sohbetlerinde konuştuğumuzu farkettim. Aile içi ilişkiler, korkular ve hatta inançlar çerçevesinde edilen sohbetlerin şekillendirici olmaktan çok yol gösterici olacağını umuyorum. 

Benim ailemde (ve bence bir çok geleneksel Türk ailesinde de) bu tarz sohbetler edilmezdi. Çocuk çocuktur , büyükler büyük. Karşılıklı sohbet edilmez, onlar bizi zaten anlamaz, ortak zevklere sahip olunamaz, ortak hatalara düşülemez sanki...

"Çocukluk gökyüzü gibidir , bir ömür altında yaşarsın" denir, bu "bir ömürde" duyusal yeterlilik ilk yardım çantamız. Çantasını daha aile evinde iyi dolduranlar, sizi kıskanıyorum. Biz diğerleri ; hiç mezun olunamayan bir okuldaki yerlerimizi alalım. Kendinin ebeveyni olmayı öğrenmek , başkalarının kolaylıkla yolunu bulabildiği yerlerde kaybolmak ve tekrar yolu bulmaya çabalamak gerekiyor. Yine de iyi tarafından bakalım, emekle ele geçenin tadı bir başka...

Söz konusu çocuklar olunca ; içimizde kalan ukdelere , eksik kaldıklarımıza karşı fazla hassas davranma tuzağına düşebiliyoruz . Ama unutmamak lazım ki ; her eksiklik ,bir başkasını güçlendirir.  Bizi biz yapan, tüm bunların toplamı...

1 Ekim 2025 Çarşamba

Özgür İrade


Açık Bilinç bir süredir özgür irade üzerine program yapıyor. Üzerine çok düşündüğüm ve okuduğum bir alan olduğu için, tekrar tekrar dinledim programları. Gerek medya gerekse yakın çevremde yaşananlar  özgür irade konusunu daha da önemli kılıyor.

Oğlum sitemizde arkadaşı ile kötü bir olay yaşadı. Aileyi tanıyorum ve sıkıntılardan az çok haberdarım. Annesi ile durumu görüştüğümde oğluyla konuşacağını söyledi, tabi ki bana dönüş yapmadı. Oğlum yaşlarında bir çocuk yaşadıkları neticesinde şiddet eğilimli olabilir , neticede mağdur olan bizdik. Bu ve benzeri olaylar çok fazla yaşanıyor. Bu çocuk suçlu mu değil mi? 

Tüm davranışlarımız daha öncekilerle tetikleniyorsa özgür iradeden söz edebilir miyiz? İnsan denen varlık çok katmanlı, bizi biz yapanları tek tek analiz etmek mümkün değil ki suçlu bulunup çıkartılsın. Ama bir mağdur varsa bir de suçlu olmalı değil mi?

Descartes özgür iradeyi insanın en büyük yetisi olarak kabul etmişken, Spinoza özgür irade zorunlulukları anlamaktır demiş. 

David Hume ise determinizm(temel yasalarla belirlenmiş gerçekler diyelim biz buna) , özgür iradeye engel değil diyor. Buna uyumculuk deniyor. Eylemler öncekilerin sonucu olsa da bu seçim yapmadığımız anlamına gelmez görüşü. 

Kant ise özgürlük olmasa ahlaki sorumluluk olmazdı, özgür irade vardır diyor. 

Schopenhauer istediğini yapabilirsin ama istediklerinde özgür değilsin, onlar da deterministik diyor .

Favorim Schopenhauer...

17 Temmuz 2025 Perşembe

Anlat Bana


Eylül odasında mırıl mırıl konuşup video çekiyor, ben de burada yazıyorum ve anlatıyorum. İkimiz aynı ihtiyacımızı farklı yönlerden gideriyoruz. Tezgahta kahvaltı bulaşıkları bekliyor, saat 4'e geliyor. Çünkü kahvaltı neredeyse 1'e kaldı bugün. Bir iş 10 dk'da kısa sürecekse hemen yapmalının açık kanıtı. Ama çay eskisin istemedim ve sonra okumalar ve sonra yazmalar, işte şimdiye ulaştık.

10 dk çayı eskitmek daha iyi fikirmiş. Kulaklığı takınca toplamalara doymuyorum ben, tezgahtan girer balkona geçerim çünkü onunla uğraşmayı da seviyorum. Ev tipi terapi...

Kahvaltının geçe kalmasının sebebi sabah yapılacaklar listesini uzun tutmam, yoga, meditasyon,sabah sayfaları derken böyle işte. Zamanlamaya revizyon lazım biraz...

Benim iştahım yokken yemek bulmak iyice zor, zira canım yazın sadece meze karpuz çekiyor fakat çocuklar yer mi? Mezeye ve salataya bir önce alışsalar çok rahat edeceğim, Eylül daha çok seviyor Kemal'de alışır zamanla. 

Yoğunlukta gelen evde oturmak isteği taş çatlasa beş günde uçup gidiyor. Ay sonu çıkacağımız seyahati sabırsızlıkla bekliyorum. Ne kadar evde oturursam o derece alışveriş çekiyor canım, Eric Fromm'un dediği gibi yaşamamazlık ölü şeyleri getirir beraberinde, eşya stoklama , biriktirme eylemleri. Bunlar dönem dönem içinden geçtiğim döngüler, tecrübeliyim.

10 Temmuz 2025 Perşembe

Bu Aralar - 10.07.25


Çocukları Cumalıkızık'ta bir yere götüreceğiz kuzen ve kardeşimle, doğaya bandırıcaz bizim site çocuklarını. Piknik için hamur mayaladım beklerken biraz yazmalı.

Günlerdir yazmak var aklımda mümkün değil, kalmaya gelenlenler oturmaya gelenler derken hep aile ile beraberim. Aile birlikteliğinin duygusal yükü fazla, söylenenler onlarla birlikte çekip gitmiyor. Uzun süre kafa kurcalıyor. Tatilde evde olduğum sürece planladığım sakinliğe eremedim, belki tatilde ererim.

Yazmayı geçtim günde okuduğum sayfa sayısı bile az, bol iş yaptığım için bol dinliyorum sadece. Onunla yetinelim bir süre.

Spinoza felsefesi ve elementler konusuna daldım bu ara, üzerine okudum dinledim bol bol. Spinozanın etikasını anlamak çok zor, üzerine çalışmış kişileri dinliyorum. Yorum kitabını okudum. Kısaca davranışlarımızı biz doğamıza uygun yönlendirirsek kendiliğinden gerçekleşir diyor. Düşünce pratiklerini seviyorum. 

Bu aralar avm mesaisi de yaptım 3 gün filan çünkü indirimler başladı. Asla kayıtsız kalamadığım, değişik bir haz kaynağı benim için. Zara indirimine koşarken Spinoza dinliyordum, benim özetim bu durum işte.

Elementler kısmı ayrı bir dünya, kişilik analizi psiko terapi gibi bir yerde görüyorum bu işleri. Seviyorum ve takip ediyorum, aslında daha çok bilgi topluyorum denebilir. Yükseltmem gereken elementime uygun yoga akışı yapmak, yazı yazmak vs. hepsinin olumlu etkisini görüyorum. Buradan devam o zaman....


11 Haziran 2025 Çarşamba

Kurban Bayramı 2025


Bayramları bayram olarak kutlamaya dikkat ediyorum, hem büyüklerin gözü yaşlı kalmasın hem de çocuklar geleneklerine yabancılaşmasın diye. Tabi ki gelenekler dönüşür , zamanın önünde hiç biri duramaz ama bu benim devrimin gelenekleri ise bunları yapmalıyım gibi geliyor. Üst kuşak ile alt kuşağı bir araya getirmeden alış veriş nasıl olur bilemiyorum. Bu konu da şanslıyım , ailelere yakınız , köklerimizin olduğu topraklara da keza.



İkinci gün,  M. nin yanına "esas" köklerime yolculuğa çıktım. Foça tahmin ettiğim gibi kalabalıktı , tabi ki birlikteyken bu bizim umrumuzda değildi. M. ile o taş evde , Foça rüzgarlarında olmak başka bir his zihnimde, evimde değilim belki ama bana ait bir yerdeyim. 



Denize, merkezde değil beachte girdik bu sefer. Bayram haracımızı vermesek olmazdı, kurban kesmek gibi kazıklanmak ta farz. Kalabalık değildi neyse ki , köpük partisi ve dansöz vardı 😖😁 (başka yerde yaşayamam durumları) Deniz soğuktu , hava serin , keyifler gıcır , cüzdanlar ince....
Yolculuk öncesi kaygılıyımdır hep, uykum kalitesiz olur ve çok erken uyanırım. Yıllardır aşamıyorum bunu. 4. gün dönüş yoluna da vakitlice çıktım, trafik yoktu şükür. 




4 Haziran 2025 Çarşamba

Hoş Seda - 01.06.25 (Deniz Havası)


Yeni arabamın bagajı geniş, katlanır bisikletim ve daha bir sürü şey sığıyor. Pazar sabahı yükledim hepsini, Mudanya - Burgaz arası favori sahilime gittik. Oradaki panolara yapılan grafitileri göstermek istiyordum benimkilere, ilgilerini çekti beğendiler. Bir paten bir skoter bir bisikletle turladık sahili ,kumsala sandalyeleri atıp oturduk ufka karşı. Deniz havası Kemal'in alerjisine benim de ruhuma çok iyi geliyor ,Eylül'de kum oynamayı seviyor. Bu ara çok yunus görüyorum Mudanya'da, sabah yine geçtiler neşelendik. Daha ne olsun...



22 Mayıs 2025 Perşembe

Bu Aralar - 23.05.25


Dün canım kızlarla(eski ev arkadaşlarım) görüşemeyeceğimize kani olup gece konferans yaptık. Halbuki 2 saat uzaktayız ama olmuyor, onların programı fazla yoğun. Olsun o bile iyi geldi. Bayram sonrasındaki bize attık sorumluluğu...

Kemal yeni heyecanlar peşinde, büyüdüm ve sen beni anlamazsın havalarında . Tavsiye vermeye çalıştığımda tabi...Güzel dinlersem anlatmak istiyor. Eylül hırçın bu ara. Kızlar grubunun dinamikleri ona iyi gelmiyor. Evdeyken kendi dünyasında mutlu iken okulda grubun popüleri olmayı çok önemsiyor.  Ama ne yapabileceğimi pek bilmiyorum.Yaşayıp göreceğiz.

Yaza hazırlık kabilinden kuru fırçalama ve 10 dk 14 gün  tarzı egzersizlere başladım. 42 yaş vücudumu ayna önünde fırçalamaktan hiç hoşnut değilim, onun giyinik halini seviyorum. Bu derece gözüme gözüme hoş değil de kaçamıyorum n'apalım. Rabbim akıl ve kabul ver kuluna🙏

Eski pilates hocama geri döndüm, çok konuşuyoruz odaklanamıyorum diye bırakmıştım. Yine çok konuştuk 😃


Yazın gideceğimiz yerlere bakmaya, maps listeleri oluşturmaya başladım. Bahar sen ne güzelsin, dün akşam gökyüzü tam bu haldeydi , tüm enerjim havalardan...


15 Mayıs 2025 Perşembe

Blog arkadaşlarım

Sıradan hayatını güzel kalemiyle anlatan blogları çok seviyorum. Ne zaman istesem iki laf edebileceğim arkadaşlarım gibi, iyi ki varlar. Sabah iki doz aldım Kendim kini yazmanın zamanı geldi. Kalıcı oje çılgınlığı sayesinde tırnaklarım ilk kez bu denli uzun, klavye kullanımını zorluyor ama baktıkça mutlu oluyorum. İçimde uhde imiş bakımlı eller ve kalıcı olmadan oturtamadığım bir disiplin bu. Bazen genel akımlara karşı koyamayız ve burada benim ne işim var dediğimiz yerlerde buluruz kendimizi, misal nail artçılar:)

Tam bu yüzden geceden beri Eylül'le başım dertte. Kız grubunda popüler bir kalemlik özenmiş, onu aldırmaya uğraşıyor. Ben de özenirdim ama alınmayacağının bilincinde olduğum için istemezdim bile. O zamanlar acıydı ama şimdi bütçe kontrolü yaparken zorlanmıyorum. İstediğim şeyler için uygun zamanın gelmesini beklerim mesela ya da eleyerek azaltırım, aman ne olacak ki demem. Kendimce tabi , para ilişkileri çok kişisel. Ama bunu hiç yapamayan , hep ekside yaşayan arkadaşlarıma üzülüyorum. Hayat hiç bitmeyen bir döngüye giriyor tek amaç bu oluyor bir süre sonra. Bir de ana akımlardan  bu ölçüde etkilenmesin, kendi zevkini oluştursun istiyorum. Tabi zamanla...Velhasıl ben olmaz dedim o gözyaşı silahını çekti. Neticede sarılarak okula yolladım, mutlu son. Hafta sonu biraz temizlik bakım onarım çalışmaları yaparak bit pazarına nur indireceğim umarım.

Tam dibimde koca bir bina var artık, Uludağ ve gün doğumu görünmüyor. Tek kalan meşeye bakarız biz de n'apalım. Aynı hikayeyi ,olumlu yönleriyle görme üzerine okuyorum ve düşünüyorum bu ara. Bakış açımızın nasıl otomatikleştiği ve aslında iyileri görme refleksinin çalışılarak geliştirilebileceği. Bunu deniyorum.

Sadece pilates ve manükür randevumun olduğu koca bir gün var önümde, çoşkuyla çığlık atmak istiyorum.

12 Mart 2025 Çarşamba

11 Mart - İyi ki Doğdun Kemal

 

Hafta sonu geniş aile ile yapılan kutlamadan sonra , dün (gerçek gününde) biz bize kutladık oğlumun  doğum gününü. Sevdiği fast food menü üzerine de birlikte yaptığımız sufle. Suflemiz tam kıvamında olmuş, menüm de beğenildi. Her şey ifar saatine yetişti şükür keyfimiz yerindeydi. 2 kutlama daha var arkadaşlarla olan ama en güzeli buydu bence. Günün anlam ve önemine binaen bir mektup yazıp çalışma masasına iliştirdim Kemal'in, çok mutlu oldu içli köftem. Eylül biraz kıskanır buruklaşır böyle zamanlar (ikizler kadını) , o da gayet iyi idare etti. Büyüyorlar , çok şükür bin şükür...

10 Mart 2025 Pazartesi

Kırmızı Kaplumbağa


Dün ailecek Kırmızı Kaplumbağa izledik, ben sevdim M pek sevmedi, çocukların da sevmediğini idaa etti ama onların beyanatı aksi yönde. Bazen benim seçkilerime sırf ben seçtim diye burun kıvırır, bazen ben de onunkilere. Birlikte çok uzun süre geçirince elbet çocukça cekişmeler kaçınılmaz.

Filmde ıssız adaya düşen birinin hayatını izledik, film bir erkeğin yaşamına gönderme de bulunuyor gibi geldi bana. Ev halkına bizi böyle bir adaya bıraksalar ve 1 yıl dayanabilirsek büyük bir para ödülü verseler kabul eder miydiniz dedim. Hepimiz evet dedik. O an mutlulukla farkettim ki biz dördümüz iyiyiz.

Umuyorum , diliyorum ki gelecekte de hep böyle birlikteyken mutlu olalım ve bir araya gelmeyi isteyelim. Pandemi dönemi de aynı bu hisler içinde güzel hatırladığım bir dönem benim. Ailemle kozamın içinde yaşadığım ve dünyayı dışarıda bıraktığım. Yaz kamplarında da keza aynı hisleri paylaştığımdan hep çok güzel hatıralar bırakıyor geride.

16 Mayıs 2024 Perşembe

Kardeşlik ve Minik Kötülükler

Dün Kemal banyodan çıkmış, kardeşinin abur cuburunu yiyip bir de birlikte yarım kalmış çizgi filmi Eylül'ü beklemeden açmış. Affedilemez hatalar üst üste. Görünce Eylül çok sinirlendi , bağırdı ağladı. Ben onlar tv izlerken koşuya gitmeyi planlamıştım. İçerideki kaos ,bir de Kemal'in gözlerindeki sinsilik beni sinirlendirdi. Velhasıl Kemal'le yüklensem de bağırmadım niye böyle bir şey yaptığını sordum. Haşladım ikisini de ve odalarına yolladım. Ortam sakinleşmişken oturup bekledim , sinirim geçti etraflıca düşündüm. Kardeşini sinirlendirmek büyük haz onlar için, abur cubur çizgi film mevzusu ise hassas nokta. Bunların hepsi çocuklara özgü şeyler, olması normal. Olaylara büyük tepkiler vermek çocukça asıl. Ama hiç bir şey olmamış gibi de davranamazdım artık , tutarsızlık en fenası. Çağırdım ikisini konuştum, evet koşturuyoruz yoruluyoruz birbirimize destek olmalıyız, birbirimizden çıkarmamalıyız stresimizi vs. İkisi de duygulandı, Eylül özür dileyip sarıldı ,ağladı. Kemal ağlamak için odasına gitti. Onda ki duygusal tepki öfke olarak ortaya çıkıyor , niye kime olduğunu bilmeden öfkeleniyor. Bu öfkeyi çoğu zaman bana yöneltiyor. 

Biraz sonra tv keyfine kaldıkları yerden devam ettiler, onlarına meyvelerini hazırlayıp koşuya indim. Akşam yemeğindeki kaçamağım için kendimi cezalandırdım. Koşu iyi geçti ve iyi geldi. Onları yatırdım, sarıldım öptüm, üstüne güzel bir film patlattım. Bugün benim günüm, keyfim yerinde kısacası.

İşte günler böyle bazen iyi, bazen kötü. Kimi zaman kendimden memnunum, kimi zaman kontrolümü kaybedip hırpalanıyorum. Günler hızla birbirini kovalarken geriye çekilmiş fotoğraflar, kendime düştüğüm notlar kalıyor.

3 Ocak 2024 Çarşamba

2023 Dökümü

Yıl eylül'de okulla başlar, haziranda biter bana kalırsa. Disiplinle tuttuğum ajandamda bakınca bir önceki ocakta yapılanlar çok muğlak, çok uzak gelir. Bazılarını nasılda unuttuğuma şaşırır, bazılarına da yaptığımdan gururlanırım. Bir de düzenli kayıt tuttuğuma gururlanırım seneyi gözden geçirirken. Bir gün hayat çok yavaşlamışken müthiş manzaraya karşı konumlandırdığım berjerde okumayı hayal ediyorum tüm bu kayıtları. O zamana kadar ne kadar doldurursam o kadar iyi...

Haziranda bitiyor yıl, peki 3 ay yaz ne oluyor?Düzenli kayıtların ve sorumluluklarımın gevşediği,yaşamak ve var olmak üzerine bir düzen başlıyor. Daha fazlası yok, sadece var olmanın dayanılmaz hafifliği.



Bu yüzden olsa gerek Haziran coşkusunu Aralıkta hissetmiyorum, aksine yılbaşı diye diye itelenen bir kaç misli fiyatlara çok kuruluyorum. Zaten sevdiklerim yanımdaysa evdeyimdir. Bu yıl Foça'daydık. Tv, tombala ve abur cubur eşliğinde yılbaşı gibi yılbaşı. 

2023 'te çok okudum, çok dinledim, az izledim. Bir sürü yeni yer gördüm hemen hepsini çok sevdim.  Kasım sonrası form tuttum, tenise başladım ve sevdim, yogayı kökledim. Önemli aksiliklerden azade süt liman bir 2023 geçirdim.

Ajandama bakınca ; yogaya ocakta başlamışım. 1 yılda bende ki yeri sabitlendi. 

Saçlarım bu yıl da sarıydı, 2024'te değişsin. 

6 kez masaj yaptırdım (2024 hedef 10 :)) Bu yıl ben de kavitasyon benzeri cihazlara düştüm, keriz gibi.Galiba 40 telaşı. Sonuç cüzdan inceldi göbek değil.

Kayak 1 'de kaldı , 2024'te artsın isterim. 

Foça'yla 14 Ocakta tanıştım. Sonra bolca yollarını arşınladım. 

Edirne'ye 28 Ocak'ta gitmişim. Çok sevdim orayı da. Hayatta az süresi kalmış biriyle güzel saatler geçirmiştim bilmeden. Bu bilinmezlik çok korkutucu, ve sık sık hatırlanması gereken. 

2 defa İstanbul'a Masumiyet Müzesine , 1 defa büyük adaya gittim. 


8 gün İspanya turu yaptık çocuklarla, hem İspanya hem de bu kadar yoğun bir turu çocuklarla yapabilmek çok güzeldi. Yeni hedeflere hazırız.

İlk deniz 27 Mayısta , son deniz 28 Ekimde Foça'da.26 gün Yunanistan'da , 13 gün Datça ve Selçuk'ta , 8 gün Foça'da 49 gün yaz tatili hiç fena değil. 

Kasım ara tatilde kardeşim geldi , birlikte 1 hafta geçirdik. Özlem giderdik mutluydum ve sağ salim geçirdik diye de bir miktar gururluydum. 

20 Kasım'da detoks programına başladım. Azmimi bir sınavdan daha geçirdim , galibiyet çokça sevindirdi. Bedenimi uzun süredir bu kadar sevmemiştim. 

Magda Szbo ile tanıştım çok sevdim, Orhan Pamukları bu sefer dinledim yine çok sevdim. Murakami dinlemek tat vermedi, okumak daha güzel.

Yazdım ama daha çok kendime, daha çok olsun dilerim.

İlk yarıda fazla sosyallikten bunaldım, 2. yarıda çok azalttım bu sefer de özledim. Orta noktaya geliyorum yavaş yavaş.

Çokça kafa şişirdim ama bazen de dinledim, sığınacak liman oldum.

Kırıldım ama kimseye küsmedim silmedim. Daha net tavır aldım, iyi geldi.

Dolabımda yemeğim, ev yoğurdum ve ikramlıklarım hep oldu. Misafire açıktım, kekim mezem ...

Bu yılın coşkulu doğum günü Eylül'ündü. Diğerlerimizin ki sönük ya da sıradandı. Ben Madridteydim gerçi,Mehmet Singapurda:)

Bunca şeyi yazarken de yaparken de yoruldum, ama çok güzeldi. 2024 'te böylesini mi dilerim yine, EVET.

En guzel yer : Madrid

En kitap : Yavru ceylan

En film: The Secret Life of Walter Mitty

Farkındalık - Mutluluk kendin olmak ,huzur kalp kırmamak




8 Temmuz 2023 Cumartesi

Bu Aralar - Rutinlerin Kıymeti


Protez tırnak yaptırdım , yazı yazmak zormuş, karışık hisler içindeyim. Bazen hoşuma gidiyor , bazen komik  buluyorum durumu. Güzel görünmek için mantığı hiçe sayan yüzeysellerden olduğumu kabullenmek garip bir his. Kim yaraladı kuzum seni, niye görünüşünle barışamıyorsun? Aslında benim derdim olduğum kişiyle, bütününü kabulde zorlanıyorum daha çok. Ama sevdiğim yerleri de var hani, olduğu gibi kabulde sorun var daha çok.

Dün salata hazırlarken  farkına vardım ki kendimi iyi anne gibi hissediyorum, yani yavrularını doğru beslemek için her şeyi yapan o ilkeli anne falan. Garip bir his ama çocukların balık,bamya ya da yeşil salata yerken kendini acayip iyi hissediyorsun. Anneliğin gariplikleri.

Dün arkadaşından gelince Eylül karnım ağrıyor dedi, akşam 5 gibi içeride uyuyakaldı. Uvvv dedim s.çtık. Neyse ki uykusu varmış sadece 2 saat sonra dinç kalktı, bendeki neşe mutluluğu görmek lazımdı. Devesini yeniden bulmuş bedevi gibi tamamen pozitif, tamamen aman canım şu hayatta sağlıklıysan neye canını sıkmalı sanki kafası. Hep böyle olsam hayat ne keyifli olurdu.

Çocuklar bu ara komşu ve sokakta çok vakit geçiriyorlar. Bir de alışveriş belasına günde 3'er saat ben onları yalnız bıraktım.(İndirimler ama özellikle yaz indirimleri zayıf noktam , mıknatıs gibi çekiyor beni kendine) Bu tek başınalık rahat ettirirken bir yandan da yapmam gereken bir şeyi yapmadığımı düşündürüyor bana. Kolaylığa bedenim yavaş alışıyor belki, rahatlık ve mutluluk anlarında usul usul içimi tırmalayan bir suçluluk var, hak etmemişim gibi, hile yapmışım gibi ,birisinin büyük iyiliği altında eziliyormuş gibi ...Belki de mutluluk büyükken kaybedilecekler de fazla oluyor, korku endişe de büyüyor bir yandan.

Sabah 7'de uyandım, Mehmet geliyor heyecanıyla uyku tutmadı halbuki geç yatmıştım. Çocuklar da keza. Neyse ki elimde telefon oturup kalmadım, yoga+pilates yaptım, şimdi kahvemle yağmur ve TRT3 eşliğinde yazı yazıyorum. Bugün düğünler var, birisi İstanbul'da Arzunun yavrusu Nazlı'nın görkemli düğünü, biri zümrem kamp arkadaşımız Hüseyin'in Kütahya'daki düğünü. Biz Kütahya'ya gideceğiz. Hava yoğun yağışlı, düğünler açık hava, bakalım nasıl olacak. Bu zamanları geçirdiğim için nasıl mutluyum bilemezsiniz. Ne büyük stres benim için...

24 Nisan 2023 Pazartesi

Büyük İspanya Turu - 16-23.04.23

Mehmet'in iznini tatilsiz geçirmeyelim diye bir süredir seyahat araştırmasındaydık. Zaten bu aralar araçlarla imtihanımız bizi oldukça yorduğu için ekstra tatil planlamasına ikimizin de gücü yoktu. Son dönem uçak biletleri fiyatları vs gibi konuları da göz önüne alınca tur ile gitmek mantıklı geldi. İlk kez tur ile tatile gidecek olmak bir yandan, çocuklarla bu kadar yoğun program nasıl olur derken oldukça kaygılı başladığım tatil çok keyifli geçti. Hem de havaalanına giderken aracımızın bozulmasına, dönüşte bayram dönüşü azizliğine uğramamıza rağmen güzel hatırlayacağım bir tatil oldu. 

Önceliklerle 8 günde 10 şehir gezmek turun zorlaması olmasa asla yapmayacağım bir şey, fakat şunu da görmesek olurdu dediğim hiç bir yere gitmedik. Hepsini ayrı ayrı sevdim. Ama dönüp bakınca bu kadar kısa zamana sıkıştırmak şehirlerin iç içe girmesi demek.Otobüsle seyahat bizim için zaman kaybı çocuklar için dinlence oldu. Hızlı tren ile seyahat etsek belki de günlük 20bin adımlık maratonu kaldıramayabilirlerdi. İspanyanın her köşesi ayrı güzel, o güzelim şehirleri görmek için gittiğimiz 3 saatlik yolun ardından şehirde yalnızca 2 saat geçirebilmek en kötü kısmı turun.  

Otellerin şehre uzak olacağı söylenmişti, o yüzden Barcelona'da paket turlardan satın aldık. Fakat fazla uzak değildi. Şehir şaheserleri turları çok gereksizdi. Bir daha gitsem El hamra ve Sevilla dışında tur almazdım sanırım. Hatta şehirler arası hızlı tren ayarlayıp onlar bile alınmayabilirdi bence.

1.Gün Malaga - Granada





Malagada kaleden şehir manzarası güzeldi. Picasso müzesine gittik, bir şeyler yedik. Deniz sezonu açılmıştı, geniş caddelerde bikini üstü şort gezen insanları sevdim. Granada'da her meydanda havuz vardı. Düzenli bir öğrenci şehri gibiydi, akşam yemeği için gittik sadece fazla gördük diyemem. Bir şeyler yedik kahve içtik güzel meydanlardan birinde

2. Gün Sevilla - Cordoba





Sevilla kadedrali , havuz,kuleler ve park etkileyiciydi. Cordoba uzun süre müslüman kalmış olduğu için ispanyolların kin beslediği ve bakmadığı bir şehir olduğunu söyledi rehberimiz ama bakımsız hali bile bizim şehirlerimize kıyasla oldukça güzel

3.Gün El Hamra - Toledo




El Hamra tabi ki çok güzel, sabah erken saat oradaydık, oldukça soğuktu. Nisan ayı olmasına rağmen kalabalıktı, turist sezonu düşünemiyorum halini




Toledo din adamları yetiştiren,eski ve görkemli bir şehir. Kılıçları ,demiri meşhurmuş her yerde o tarz dükkanlar vardı. Mazapan yedik ve sevdik. Şehrin ırmak kıyısından görüntüsü muhteşemdi

4.Gün Madrid







Turdan ayrı, tüm günün bize ait olduğu bir gündü. Madrid çok görkemli,çok güzel. Gözünüz o ihtişamdan yoruluyor, her sokak her meydan her park ayrı güzel. İlk olarak retiro parkını gezdik. Sonra meşhur Grand Via'da primark alışverişi(çocuklara az kıyafet getirmişim) ve churros molası. Sonrası Flamenko gösterisi ve güzel bir akşam yemeği. 30bin adımı bulduk galiba bugün , helal olsun çocuklarıma:)

5.Gün Zaragoza

Aslında günün büyük kısmı yol, Madrid Barcelona arası. Mola olsun diye sanırım Zaragoza koymuşlar araya. İlgimi çeken şey butikleri oldu, siesta ve zaman azlığı yüzünden içeri göz atamadım fakat her vitrin ayrı güzeldi bana kalırsa. Espadriller keza , aklım kaldı onlarda. Akşam yemeğine Barcelona'daydık. İlk önce her yerin dolu olmasına afallasakta sonunda bir yer bulduk ve oldukça lezzetli bir yemek yedik. Barcelona genç, hayat dolu eğlenceli bir şehir. Otel en kötüsüydü burada, enteresan bir şekilde Amerikan filmlerindeki moteller gibi(ama cinayet işlenen ya da fuhuş yapılanların ki gibi) odaların açıldığı koridor açıktaydı. Küvet ,odalar vs. 70'lerden kalma gibiydi. 

6. Gün Barcelona - Girona - Figures




Önce Girona (aklımda pek bişi kalmamış ,sadece nehre bakan rengarenk yahudi evleri var aklımda.)

Figures dar sokakların açıldığı avluları ve Dali müzesi ile görülmeye değerdi. Fakat müze yine oldukça kalabalıktı.

Barcelonaya dönüşte Sagra da Familya'nın içini gördük(ben ekstra bilet almıştım) , Guadio eserleri olan caddeleri gezdik. Akşam yine Barcelona'da güzel bir meydana bakan restaurantta biz sagria içip keyif yaparken çocuklar sokak sanatçısının yaptığı balonlarla oynadı.

7.Gün Valencia


Yine tüm gün bizimdi. Önce bir meydanda zaman geçirdik , sonra sahile gittik. Çocuklar ince kumda keyif yaparken, biz de oraya bakan bir restoranda dinlendik. Çok güzeldi ortam. Çocukların en sevdiği yerlerden biri oldu burası. Akşam otelimiz güzeldi, çocukları yatırıp yandaki İrish Pub'ta takıdık biraz(tek anne baba gecesi:)

Bol hareketli seyahatimizi sağ salim tamamladık, İspanya 'yı çok sevdim, tekrar ve mutlaka daha aheste gelmek dileğiyle evimize döndük. Çocuklar bunun ne kadarını hatırlar ileride göreceğiz.


11 Mart 2023 Cumartesi

İyi ki doğdun Kemal'im

 


Bugün Kemal'in doğum günü. Anneliğim 9. yılı, hayatımın en güzel 9 yılı. Düğün fotoğrafına bakan Kemal'in yorumu:"Anne babam aynı da senin çizgilerin olmuş." O çizgiler güzelliğin faturası. Başım üstüne:) 

Akşam yemeği için Burger King (tadını bile bilmezdi halbuki), hediye olarak bol tablet istedi (eli alna vurma emojisi) Bugün kursa gitmesem olur mu dedi olmaz dedim. Ananın o yalnız 3 saate çok ihtiyacı var diyemedim, olmaz dedim. Zati dün okula yollamadık, uludağ kayağa gittik. Hava sisli ve soğuktu. 3'ümüz kaydık, Eylül ders aldı. Sonra o da kaydı benimle. Bacaksız hayıcılar ekstra bir tatlı oluyor, her zamanki gözü pekliğiyle işi kotardı. Şu ders işi bitti şükür, seneye 2.bölgeden devam ederiz, 1.bölge kalabalığından kurtuluruz. 

Ev dandini , yapılacaklar listesi uzun, enerji düşük. Hadi bakalım bismillah gün başlasın. Akşama denize karşı burger king keyfi yuppi:)


24 Ocak 2023 Salı

Kendinle Nasıl Konuşursun

Saat 23:30,uykum dağıldı ,muhtemelen 2'yi bulacağım. Aklımdan yaramazlık yapmak geçiyordu, sonra bir şey okudum ve yazmaya karar verdim. 

Şuydu okuduğum: "Lütfen herkes kendisiyle en sevdiği,en önemsediği,en özlediğiyle konuşur gibi konuşsun. Başkalarının peşinden koşmayı bırakıp kendine kavuşsun"

Öz şevkat dedikleri şeyi anlamıyordum, saçma bulup hafife alıyordum daha çok. Bu cümle bir anda ışıkları yaktı içimde. Kendimle nasıl konuşuyorum ben? Azarlıyor ve suçluyorum çok çok, taktir ve şevkat yok konuşmalarımda. Sanki kendimi şımartmaktan korkan bir ebeveynim. Halbuki herkes kendini sever, tıpkı anneler gibi. Ama suçlamalar ve azarlamalar , şımartmamalar daha iyiye gitmeye yardım etmiyor. Sadece kendine acımazsızsan başkalarına da acımasızsın. Kendini yargılayan başkalarını da yargılar. Hayatı ve başkalarını kabul ,kendini kabul ile başlar. Kendimden biliyorum tüm bunları,  farkına varıyorum  ve yol alıyorum ,mutlu huzurlu...Şımarıklık takdir ve şevkat yüzünden değil ,gereklilerin eksik gereksizlerin fazla verilmesiyle oluyor. Bir süredir kendimi daha samimi buluyorum, bu güzel bir duygu. Kendiliğinden olması gereken bu durumu ben niçin çalışmalıyım. Kendi iç görümü,iç sesimi ne zaman susturdum, yolumu nerede şaşırdım. Bunların kökenine inmek uzun bir terapi yolculuğu gerektirir sanırım, canım o yolu hiç çekmiyor. Şimdiyi yaşamak istiyorum, kırık dökük ruhumla travmalarımla yol almak istiyorum ,onları çözmek hiç inandırıcı gelmiyor.

Yarın çocukları orman yürüyüşüne götürmeyi planlıyorum. Kaygılıyım, ya hasta olurlarsa, beni darlarlarsa vs bir sürü soru dönüyor kafamda. Rahatlamanın bir çok yöntemi var, yazmak en zararsızı...

10 Ocak 2023 Salı

Sabah Sayfaları - Kendini İyileştirme

5 buçuk gibi üst kattaki çocuğun anne bağrışlarıyla uyandım, o ise benden daha geç uyanmış olmalı ki çocuk ısrarla bağırmaya devam etti. Bir daha uyuyamayacağımı 6 gibi idrak edince duşa girdim, sabah rutinimi yaptım. Kahvaltıyı hazırlayıp Kemal'i uyandırdım. Akşam Neymar forması istiyorum diye yatmıştı, sabah formayı ısmarla diyerek uyandı. Dün akşamda verdiğim cevabı verdim, akşam beraber bakarız. Çabuk olsun diyordu, ben de tamam dedim. Telefonu alıp kendi bakmak istedi, acelemiz var sen bakamazsın dedim. O da sen benim istediğimi bulamazsın, istemediğim bir şey alacaksın biliyorum dedi. Ben sinirlendim, sabah gereksiz gerildik. erken çıkmam gereken günde geç kaldım, tabi nasibini Eylül'de aldı. Onu da acele etmesi için darladım, kolay sinirlendim, gereksiz ortam gerildi. Neyse ki artık durumun saçmalığının erken farkına varıyorum, kapıdan yolcu ederken Kemal'le öpüştük barıştık. Kemal çok zorlayıcı bir çocuk olabiliyor çoğu zaman, sakin kalmak çok zor. Mehmet bu durumlarda geri vites yapmıyor, onu biraz eziyor ama Kemal yola geliyor. Ben ezilmesine razı olamıyorum, benimle kırgınlıkları daha yumuşak ama daha uzun oluyor. Bazen çocukları fazla erteliyorum, bekletiyorum ya da acele ettiriyorum. Gereksiz stres sokuyorum hayatlarına. Törpülemeye çalışsam da olabilecek en iyi halim bu, tek başıma olmayla baş edemediğimde stresimi onlara yansıtıyorum ister istemez.

Dandik bir kişisel gelişim kitabı dinlemeye başladım bugün. 16 saatin çoğu gereksiz , olsun. İleride olmasını istediğin hayatın için küçük te olsa bir adım at diyordu bugün. Çoğu şeyi zamanı gelince yaparız tarzında akışına bıraktığım için , niyetlerim somutlaşmıyor. Bu öneriyi uygulamaya çalışacağım. Fotoğraf Ekim ayında Kille , Dalamanda yaşayan arkadaşım yolladı. Ben de böyle fotoğraflar çekeceğim bir yerde yaşayacağım.

Dün Eylül'ü poposu havada , kafası yastığı gömülü uyurken buldum, nefes alamayacak gibi kafası gömülüydü, telaşlandım onu düzelttim. Bana diyor ki anne ben geceleri popomdan nefes alıyorum:)

18 Mart 2022 Cuma

Bu Aralar - 18.03.2022

 


7 Martta Mehmet geldi, sevindik çoştuk. Hemen ertesi 9 Mart Kemal'in rüya doğum gününü yaptık. Herşey yolunda gitti, Kemal çok mutlu oldu, Eylül biraz kaprislendiyse de durumu yönettik bir şekilde. Ayın 11. de evde toplandık aile arasında yaptık bu sefer doğum gününü. Tabi bu arada bolca geliş gidişler yaşandı, Mehmet'in klasik gelme töreni. Bu arada ananem hasta, pıhtı attı ve konuşma yeme gibi bazı işlevleri kötü durumda. Onda aklımız ve annemiz. Geliş gidişlerde bir de bu var...

18 Mart pilatesimi yaptım, heyecanımı yatıştırdım. 12'de Sena'lar beni aldı dr kontrolüne gittik. Heyecanlı ve hazırdım. 1'de covid negatif olarak hastaneye yattık, 2:45'te beelye dünyay geliverdi. Çok akıllı ve becerikli olduğunu ilk andan belli ederek kalplerimize taht kurdu. Hoşgeldin bezelyem çok tatlısın.

19 Mart Kemal'in teneke adam olduğu Oz Büyücüsü gösterisine bile gittim, hatta oradan Egemen'in doğum gününü kutlamaya bile gittim. Oradan tekrar bezelyeme koşum. Günler günleri büyük bir hızla kovalıyor, her şey yolunda çok şükür bin şükür....

28 Mart - Eylül'ün ilk dişi çıktı, büyük bir çoşkuyla hepimize duyurdu. Haberi aynı coşkuyla karşılayan bir tek Kemal oldu. Çocuk olmak böyle bir şey. Aralarındaki kardeş diyaloglarını izlemek çok hoşuma gidiyor...