4 Mayıs 2026 Pazartesi

Kendinle Dost Olmak - Wilhelm Schmid


"Kendini sev ve tabii ki satın al; çünkü sen buna değersin." zamanımızın sloganı olabilir. Ancak Wilhelm Schmid, bu yapay sevgi yerine kendimizle kuracağımız köklü bir dostluğu öneriyor. Filozofun öz ve duru bir dille özetlediği bu kitabı buraya not düşmek istedim. Kendimizle kuracağımız bağın pusulası şöyle:

1. Narsistik Sevgi Yerine Etik Dostluk

Narsistik sevgi, duygusal dalgalanmalara açıktır , kişi kendini sadece "başarılı" veya "güzel" bulduğunda sever. Dostluk "koşulsuz öz kabul" demektir,  kendinin gölge yanlarını bilip, onlarla birlikte kalabilme iradesidir. 

Kendiyle dost olan kişi günlük ruh hallerine,duygulara,o anki durumuna kendini seven kişiye göre daha az bağımlıdır. Bu ben anlarını toplam ben'iyle karıştırmaz.

Kendiyle dost olan dar egosunu geniş bir bene dönüştürmek ister. Bakışını genişletmek insanın hayatını zenginleştireceği için başkalarıyla da samimiyetle ilgilenebilir. 

2. Kendini Tanı

Delphi tapınağındaki "Kendini tanı" uyarısı, "potansiyelini keşfet" olarak yanlış anlaşılır. Schmid bunu  "İnsan olduğunu, yani sınırlı ve ölümlü olduğunu hatırla." Sen tanrı değilsin, yaratamazsın , ne kendini ne de başkasını..." şeklinde açıklar.

Kendini tanımak , kendin için iyi olanı bilmek , kendinle ve başkalarıyla ilgilenebilmektir.

  •     Kendini Tanımanın 7 Sorusu

    1. Hayatımdaki en önemli ilişkileri tanımlamak
    2. Şimdiye kadarki hayatının en önemli tecrübelerini tanımlamak
    3. Nereye,Niçin,Niye'yi tanımlamak
    4. Hayata yön veren değerleri tanımlamak
    5. Benliğimizle ilgili alışkanlıklarımızı tanımlamak
    6. Tecrübeleri iz bırakan yara,korku ve travmaları tanımlamak
    7. Kendim için güzeli tanımlamak

3. Kendini Dert Etmek

Schmid'e göre  "kendine özen gösterme" sadece maske yapmak veya tatile gitmek değil, bir varoluş disiplinidir.  Hayatı bir sanat eseri gibi işlemek için önce o eserin malzemesini (kendini) dert edinmek gerekir.  Öz-bakım, tükenmişliği önleyen ve sınırları belirleyen bir öz-düzenleme mekanizmasıdır.

Akıllı dertlenmek, yalnız benliğin kendisini değil, kendimizi algılayışımızda  anlamlı olan tüm bağlantılarımızı da içerir. Neye muktediriz? Neler iktidarım dışında?

4. Benliğin Duyusallığı

Schmid, bedeni ruhun yüzeyi olarak tanımlar ve aşırıya kaçmadan onunla ilgilenmeyi küçümsemez.Bedenin yorgunluğu, ağrısı veya dinginliği, ruhun dünyaya açılan kapısıdır. Bedenin sinyallerine sağırlaşan biri, kendi gerçekliğine yabancılaşır. Psikolojik sağlamlık , bedensel duyumları doğru okumakla başlar.

5.Benliğin Taşıdığı Ruh

Ruh , bedenin enerji santralidir. Kaynağı evrendir. Böyle bakınca, ruhun bakımı, enerjinin bakımıdır. İnsan hayatındaki enerji , duygular ile elde edilir. Onu nasıl kazanabileceğimize ve nerelere harcadığımıza dikkat etmemiz önemlidir. Schmid , duygu durumlarımızın yarattığı o "karnımızdaki hissin" doğruluğunu ve ona kulak vermeyi öğrenmemizi öğütler.

6. Benliğin Düşünceliliği

Düşünceler, duygular gibi enerji kaynağımızdır. Fakat duygulardan farklı olarak düşünceliliği mümkün kılar.  Kişi, içsel dürtüleri ile davranışları arasına bir "düşünce mesafesi" koyabildiğinde, kendi hayatının öznesi olur. Stoacılıktaki gibi  "yargıyı askıya alma",ya da psikolojideki "Bilinçli Farkındalık" (Mindfullness) gibi. 

Neşe, hayata rıza göstermenin temel ruh halidir ,sevinçliyken de hüzünlü zamanlarda da. Sükunet, her şeyin hep başka türlü olması isteğini bir kenara bırakmayı sağlayabilir. Rızamla alan açtığım düşünceler, kafa karışıklıklarının ardından ,kendiliğinden neşeli bir sükuneti temellendirecek cevapları bulur.

Wilhelm Schmid 10 yıl boyunca bir hastanede "felsefi danışman" olarak görev yapmış Alman bir felsefeci. Ağır hastalıklarla boğuşan hastalarla yaşadığı tecrübeler, onu felsefenin teorik kısmından çok ,varoluşsal ve "manevi" ihtiyaçlarına yöneltmiş. Kitapları ,bilgi ile bilgeliği güzel bir sentezi.

Sevgiler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder