Ana içeriğe atla

Kemal...

Kemal annemin apartman boşluğunda sebepsizce bağırıyordu. Bu aralar bağırmayı çok seviyor, Eylül'de o bağırınca bağırmaya başlıyor. Bunlar mutlu mutlu bağırırken ben hiç mutlu değilim. Susun diyorum faydasız. Birkaç komşu da ne oluyor diyerek kapıya çıkınca Kemal'i çimdikledim.
Kemal; yüzü ekşidi keyiften acıya keskin bir geçişle şaşırdı anne acıttın dedi.Acısın die yaptım dedim, o zaman sana mektup yazmıycam dedi(bu aralar mektuba taktı bana mektup yaz okuldan diyor ya da sana mektup yolluycam anne diyor). O zaman üzülürüm dedim, içi buruk tamam yazarım o zaman dedi.

Allah 'ım ne kadar yalın,masum bu çoçuklar. Bazen kendime Kemal'i örnek almak istiyorum. Kızıyorsan kız,üzgünsen ağla, sevmekten vazgeçmiyeceksen boşuna trip atma.

Ertesi gün Kemal'in kolunda morluk gördü Mehmet bana okuldan mı acaba dedi bende çimdikledim belki ondandır dedim(halbuki o kadar sert çimdiklemedim nie öyle düşündüm o an bilmiyorum sanırım günah çıkartmak istedim) Mehmet'te kötü bir annen var senin Kemal dedi. O da bana sarılıp hayır benim annem kötü değil dedi.

İçime sokmak istediğim anlardan bir andı işte bu da, aslında çoçuklarım söz konusu olunca bunu çok yaşıyorum. Gerçek aşkı kesinlikle onlarla yaşıyorum ben. Mehmet'le yaşadığım daha farklı , onda sevgi, saygı, sadakat, karşılıklı birşeyler var, çoçuklara duyduğum ise saf aşk, kara sevda gibi birşey bence....

Kemal ilk annelik tecrübemin avantajlarını da dezavantajlarını da yaşıyorsun, hatalarım da kahrolsam da bu kaçınılmaz bir şey oğlum, umarım beni hep böyle seversin...

Yorumlar