9 Şubat 2026 Pazartesi

Olanlar Değil Yorumlar Yaralar - Algı Yönetimi


Bu yazı "Kendime Düşünceler"  kitabının bana düşündürdükleri, üzerine yaptığım diğer okumalar ve dinlemeler üzerine yazıldı. Geç okuduğum ve çok sevdiğim bu kitabı satır satır konuşmak mümkün,şu an algılarımız/tepkilerimiz kısmından bahsedeceğim.

"Bir şeyin kötü olduğu yargısını silip atarsan, o şeyin sana zarar verme gücünü de yok edersin." 

Kitabın stoacılık akımının el kitabı olduğundan daha önce bahsetmiştim. Stoacılığa göre olayların ahlaki değeri yoktur. Onları kötü/iyi yapan bizim onlara yüklediğimiz anlamdır. Anlam huzurumuzu belirler. Yağmur yağması ,çiftçi için iyi,maça çıkacak bir sporcu için kötü olabilir.

Kitapta sık sık bahsettiğim gibi "elimizden gelen başımıza gelenler değil onları yorumlama biçimimizdir. Bakış açımızı genişletirsek, kimseye kızmaz, hiç birine kötü diyemeyiz çünkü onu anlarız. "

Mevlânâ bir adım daha ileri gider:

“Seni inciten şey sadece yargın da değil;
o yaranın sende zaten var olmasıdır.”

“Ok sana değdiyse, bil ki yönü senden yana idi.
Okçunun eli bahane, kaderin hükmü asıldır.
Sen oku atanla uğraşma;neden nişan oldun, onu düşün 

Bu söz “suçu kendinde ara” demek değildir. Mevlana kendini suçlamayı değil,  tanımayı salık verir.

Etrafımda ve kendimde bunun bir çok örneğini görüyorum. Tepkilerimi kontrol edebildiğim ölçüde olaylar sorun olmaktan çıkıyor ya da tam aksi...

Peki alınan hasarı yönetebilmek nasıl hissettiriyor ; umutlu mu sorumlu mu ?

Ahkam kestiğim düşünülmesin; yazdıklarım konusunda yetkin değil sadece meraklıyım.

Sevgiler....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder