![]() |
| Foto buradan |
Eğer dil olmasaydı, susup içimize nasıl atardık?
Sinip nasıl saklanırdık?
Nasıl gizlenirdik altına...
İnlerimizi nasıl yapardık...
Her şeyin üzeri kapatılabilir birkaç sözcükle...(Gospadinov)
Yazmak aynı zamanda susmaktır. (Marguerite Duras)
"Evet, bir kaç kelimeyle girişi kapatılamayacak hiçbir dehliz yoktur; parola girmek için değil de menetmek içindir. Peki neden gizliyoruz kendimizi, ya da duygularımızı? Kimbilir...Her durumda ayrı gerekçeler ileri sürülebilir. Ama temel sebep, yapısal da olabilir. Belki ifade etmekten bir yarar beklenmiyordur. , belki ifade etmek yarardan çok zarar getiriyordur, belki iletişimin imkansız olduğu kabullenilmiştir,belki konuşmak derinleşmeyi engelliyordur, belki söylemek yoksullaştırıyordur, hem söyleyeni hem söyleneni" (Savaş Kılıç)
.......
metnin tamamı burada. Fazlaca kalabalıklara girdiğim bu günlerde üstüne çokça düşünüyorum söylemek ve susmak meselesinin. Bu metin de tesadüf-i vuku olunca (ne güzel kelime ama) , adlı adınca yazarak düşünceleri toparlamanın vakti gelmiştir.
"Konuşsam faydasız , sussam gönül razı değil(Fuzuli)"
Gönlü razı etmenin sözcüklerden başka yolları var mı? Dilin suskun gücüne inananların (ki yazıyoruz) , suskunluğu yük etmemesinin yollarını arıyorum.
Birinci durak: İçe Dönük Etiketleme. Kişiyi değil, kendi tepkini fark et. “Bu insan aptal” dediğimiz anda zihnimiz kişiye kilitlenir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder