5 Mart 2026 Perşembe

Cesaret 3 - Korkuya Rağmen İlk Adımı Atmak


"Cesaret etmek kontrolü kaybetmektir. Cesaret etmemek ise kendini kaybetmektir." - Kierkegaard

Yaradılış gereği güven ve konfor arayışındayız. Hayatta çoğu zaman güvenli kıyıda kalmak istiyoruz. Aynı şeyleri tekrar etmek kolay çünkü. Durmak yerine girmek, yinelemek yerine yenilemek yorucu ve belirsiz.  

Ama biz ne kadar çabalasak ta hayatta “tamam, artık her şey çözüldü, rahatım” diye bir durak yok. Phil Stutz’un söylediği gibi, sürekli çaba kaçınılmaz.. Yenilikten kaçmak yerine ona gönüllü olmak, durumu olduğu gibi kabullenip "olumsuzu olumluya çevirme" sanatı bana kalırsa.

"Hiç kimse kıyıdan uzaklaşmaya cesaret edemeden yeni okyanuslar keşfedemez."

Cesaret dediğimiz şey de aslında korkusuzluk değil. Korku ya da kaygı duymamak mümkün mü? Tam tersine, korkuyla birlikte yürüyebilmek asıl mesele. Korkuyu engel değil ,yanımızda yürüyen bir refakatçi gibi düşünmeli.

Bir de şu gerçek var: Kaçtıkça hayat üzerimize gelmeye devam ediyor. Her geri adımda, kapladığımız alan biraz daha küçülüyor. Dünya küçülüp eve, ev odaya, oda bir köşeye dönüşebiliyor. Biz alanımızı küçülttükçe hayatın akışı o sığındığımız evi de işgal etmeye başlıyor. Daha az risk uğruna hedef küçültmek, aslında köşeye sıkışmak olabiliyor. 

Belki de mesele şu:

Atılan adımları  takip etmek yerine, kendi küçük patikamızı açmaya cesaret etmek. 

Enerjimizi mevcudu korumaya değil yeniyi kucaklamaya harcamak.

Çünkü hayat biz durduğumuzda durmuyor. 

Yürünmeyen yollarda iz bırakmak dileğiyle. Sevgiler...

1 yorum:

  1. Konfor alanından çıkma cesaretini göstermek ve korkuya rağmen adım atmaya devam etmek gerek hayattan tat alabilmek için...

    YanıtlaSil