![]() |
| Zamansız Kitaplar Müzesi - Bursa |
Kimisini ; okurken ya da sonrası, yaşama bir süre onun gözleriyle bakarım. Ya dünya değişmiştir , ya da ben. Bazıları özdeşlik kurmakla iz bırakıyorsa, bazıları bunun tam tersi. Bazen katile hak verirken bulabilir insan kendini, hiç değilse anlarken.
Filmlerde bu iş çokça seyirciye bırakıldığından belki, izlemek tutkunu olamadım bir türlü. Görselin seyri ayrı,ama konu anlatımsa , aradığımı kitaplarda buluyorum. Filmlerin aksine , kitaplar görkemli sonlara ihtiyaç duymaz. Sıradan bir hayatın, öylece bitivermesi tam da olması gereken şeydir, Murakami yazarsa tabi. Orhan Pamuk yazınca , takılıp kalmayı, çaresizliği tecrübelerimden daha iyi kavrarım.
Hayatta böyle değil mi? Yaşarken değil yazarken fark ediyoruz derin izleri.
Cahide Birgül , çok yeni keşfettiğim bir yazar oldu. Hemen tümünü okudum, şu an elimde eflatun koza var. Derin izler serisine çok güzel bir eşlikçi bana kalırsa. Hayatta olsaydı da söyleşisine katılabilseydim keşke. Georgi Gospodinov'u yeni keşfettim bir de,bu ara ne bulsam okuyorum hakkında. Geçen yıl Bursa'ya gelmiş . Keşke o zaman bilseydim onu.
Çok sevdiğin yazarların zihnini kurcalamak ister miydin? Gerçekte neşeli biri nasıl böyle yazar mesela ? Şekilsizce kuyudan çıkanları, kelimelerle gözler önüne nasıl serer ? İtirafı en zor şeyleri, yüzlerce sayfaya döküp nasıl yabancılara gönderir?
Kelimeler olmasa , nasıl susar insan ,nasıl bakar derin izlere ? Sevgiler...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder