![]() |
| Photo by TopSphere Media on Unsplash |
Dün yakıcı bir öfke hissettim, hem de acıtabileceğim birine karşı. Tevafuka bakınız ki bu cümle çıktı karşıma, zaten içimde tutmayı seçmiştim. Kırmanın hiç bir işe yaramadığı malum da, hep tutamıyorum kendimi. Dün tuttum, aferin bana.
"Öfke , gerilemeyi , saplantıyı , intikamı , kendini beğenmişliği körükler. Aşındırıcıdır ; kendini beslerken ev sahibini yok eder." Bu notu 2 yıl önce almışım, nereden hatırlamıyorum.
Duygulara , yaşanılıp tüketilecek anlar olarak bakmak faydalı. Şu an yaşa ama sahiplenme. Aşınmak istemiyorsan en azından. Öfke , öfkelendiğimiz kişiden bağımsız çoğu zaman, dokunduğu yer ile ilgili. Ani refleks noktaları gibi.
Bu yol uzun, tüm uzun yolculuklar gibi güzel . Geçtiği yollara bakınca, orada bir yerde kalanları görüyor, anlıyor insan. Yolda ; kalıplarımızdan, kibirden sıyrılıp hafifleriz çünkü ağırken hareket edemezsin. İnsan ;yüzde yetmiş mizacı kabul, bizim işimiz yüzde otuzla :)
"Bayağılık duygusuzluğun fonksiyonudur, hırçınlık tatmin olmamışlığın..."
(Sıska bacaklar - Tom Robbins)

Öfkeyi tutmak mı? Ne büyük başarı! Bizim çağda öfke zaten en popüler spor dalı, herkes kendi rekorunu kırmaya çalışıyor. Sen ise ‘aferin bana’ diyerek olimpiyat madalyasını cebine koymuşsun ehe. ‘Öfke ev sahibini yok eder’ cümlesini okurken düşündüm, demek ki içimizdeki kiracı hala kira ödemiyor. Yol uzun diyorsun ya, belki de bu yolculukta bavulda kibir yerine biraz mizah taşımak lazım. Bayağılık duygusuzluğun fonksiyonudur kısmı ise tam manifesto, demek ki bayağılık aslında bir mühendislik harikasıymış. Yazın bana öfkenin bile ironik bir estetik taşıyabileceğini hatırlattı.
YanıtlaSilBiraz mizah hatta çokça mizah olmasa, çatık kaşlı kindara dönüşmemek çok zor. Kaldı ki ben hep çatık kaşla yürürüm:)
SilBence en güzeli, hem yüz kaslarını çalıştırıyorsun hem de çevreye benimle uğraşma mesajı veriyorsun :)
Sil