Eflatun'un kendime felsefe edinmeye çalıştığım bir sözü var :"mutluluk, hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır" yani az çoktur aslında her daim gerisi yorgunluktur,kalabalıktır...

Bugün "Kiralık Sevgili" filmini izlerken bunu tekrar tekrar düşündürdü bana. Gelinliğin , giysilerin ve mekanların sade güzelliği beni benden aldı.Bir de bu gözle izleyin bence..
Mesela paran ucuz bi arabaya yetiyordur ve o senin işini görebilecekken,daha iyisini isteriz,almak için daha çok çalışırız,aldıktan sonra korumak için de daha çok çaba gerekir,olur ki vurulur çizilirse de daha çok üzülürüz. Denklem basit sonuçta kendini daha çok üzmek için çalışmış oluyorsun...
Bu hikayeyi bilirsiniz ünlü düşünür Diyojen bi çuval parçasıyla fıçıda yaşarmış,bir tek su içme tası varmış.Bi gün bakıyor ki çocuk çeşmede eliyle su içiyor,o tasıda atıyor o zaman...
Ben anlatamadım ama siz anladınız onu,az çoktur işte...

Merhabalar,
YanıtlaSilGünümüzde minimalist yaşamın popülerlik kazanmasıyla birlikte bazı terimlere ve yaklaşımlara aşina olduk. Bu yaklaşımlardan biri de; Less is More. ”Az, çoktur” felsefesi. Bu yaklaşımın özünü ve ne anlama geldiğini, karantina süreciyle birlikte daha iyi kavradığımızı düşünüyorum. Çünkü karantina süreciyle birlikte tüketim alışkanlıklarımız da değişti. Birçoğumuz sahip olduklarımızla mutlu olmanın farkına vardık. ‘’Less is More’’ hakkında yazdığım yeni yazımı okumanız için izniniz olursa sizinle de paylaşmayı çok isterim: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/less-is-more-nedir/
Sadelikle ve sağlıkla kalın.
Teşekkür ederim yazınızı okudum, bu konuyla ilgili farklı deneyimleri okumak çok motive edici...
Sil